Dr. Suat Sarı
Dr. Suat Sarı

Yeni Ekonom

Sayın Başbakan'ın Eylül 2010 da İTO(İstanbul Ticaret Odası)'  ziyaretinde yaptığı konuşmasındaki satır aralarında ifade ettiği " global dünyada küresel oyuncu olma hedefi " için" yeni ekonomi"kavramını  çok iyi anlamamız gerekir. Yeni ekonomi kavramı Türkiye gibi gelişmeyi arzulayan, bu heyecanı duyan bir ülkenin global dünyada küresel oyuncu olması için ana hedefinin stratejik ve sihirli kelimesidir. Yeni ekonomi inovasyon'a dayalı ekonomilerin nasıl büyüyebileceğini ortaya koyduğundan  Türkiyemiz için artık sanayileşme devrimi değil,aksine  esas dönüşüm, önümüzdeki dönemde ihracatın teknolojik içeriğini yükseltmekle olacaktır.

İhracatcı şirketlerimiz  TL nin aşırı değerlenmesi sonucu kurların düşmesiyle , ülke içinde  artan maliyetlere karşılık, kur avantajı da ortadan kalkınca, ihraç kalemlerinde zarar ettiklerinden yakınmaktadırlar. İhraç mallarımızda, kalitede gelişme sağlamadığımız ve ara mallarını ucuz usd kurundan alıp işlemek suretiyle yapılan ihracata güvenmekle  ilerleyemeyeceğimiz  ayan beyan ortadadır. Ara malı alıp bunu işlemekle istihdam çökecek ve kolaycı bir sanayi yapısı doğacaktır.

Yeni ekonomi ile ilgili  en kuvvetli örnek Güney Kore dir.1980'li yılların başında  Türkiye ile Güney Kore de kişi başı millir gelir aynı düzeyde.Bugün Türkiye kişi başı milli geliri 9961 usd , Güney Kore ise 19.498 usd  dir. En çarpıcı rakkkam ise  AR-GE konusunda en az 20 yıl geride olmamızdır.

Bunun çeşitli sebebleri vardır. Öncelikle Üniversite(YÖK) ,Tübitak,Özel sektör,SPK (Sermaye piyasası kurulu) arasında  arzulanan koordinasyon yoktur. Yetişmiş bilim adamlarımız geleceği ve gelişmeyi göremediği için yurtdışına gitmektedir. AR-GE uzmanımızın sayısı yeterli değildir.

Bugün en iddialı olduğumuz ve ihracatıyla övündüğümüz beyaz eşya ve otomotiv yeni ekonomide "orta teknoloji" ürünler arasında sayılıyor.Orta teknoloji üreten bir ülkenin kişi başı milli gelirini arttırması  global dünyada kabul edilmemektedir.


Kuşkusuz ucuz işgücüne dayanmayan, daha yenilikçi ve kaliteli bir üretim ve verimli alanlara geçişi destekleyecek bir sanayi stratejisi vizyonu, yeni ekonomiye geçişte  reform sürecinin de içeriğinin ve yönünün belirlenmesine katkı sağlayacaktır

Bu konuda Sanayi ve Ticaret Bakanlığının  Türk sanayisine yön verecek çalışmalarda bulunması ve kendisine yeni bir vizyon sayfası açması gerekliliğinin müzakere edilmesi,Üniversitelerin ve Ticaret ,Sanayi odalarının  da bu vizyonda katkılarını geliştirmesi gerektiği inancındayım.

Önerim şudur!..Japonya ve Güney Kore gibi ülkelerin başta ticaret ateşelikleri ve konsoloslukları kanalıyla Ticaret ve Sanayi odaları bu ilişkileri başlatmalı , Üniversitelerin de bu ülkelerdeki, araştırma ve geliştirme faaliyetlerinin sistem  ve şeklinin nasıl olduğunu bir plan dahilinde araştırması gerekir.  Kuşkusuz bu ilişkiler Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Milli Eğitim Bakanlığı teknik heyetlerinin de devreye girmesini gerektirecektir. Bu sayede  çok zayıf seyreden bu iki  ülke arasındaki ticari faaliyetler,kültürel ilişkiler ve turizm aktivasyonu  daha da gelişecektir.Ülke insanı yapısıyla Amerika ve AB ile mukayese edildiğinde bizimle daha iyi anlaşabileceğimiz kültür yakınlıklarına sahip bu ülkeler ve halkı ile daha iyi ilişkiler kurabiliriz. Özellikle Güney Kore halkında  Türk hayranlığı en üst seviye dedir. Bunu Güney Kore ye gittiğinizde çok iyi hissetmeniz mümkündür.

Bu ve nevii yeni vizyonlar olmadıkça ,son 60 yılda izlediğimiz filmi çeşitli versiyonlarıyla seyredecek ,gelişen yollarımız ve binalarımızla  gurur duymaya devam edeceğiz..

Saygılarımla



YAZARIN DİĞER YAZILARI
Gökyüzü Haberci Android Market'te.

GÖKYÜZÜ HABERCİ E-DERGİ

Gökyüzü Haberci'yi Facebook'ta takip edin
Bumerang - Yazarkafe

FİRMALAR