Çetin Özbey
Çetin Özbey

Adressiz Mektup

 

Sayın Sektör arkadaşım,

Yazı yazma konusunda bir profesyonel değilim. Ama bana telefonuma bıraktığınız not benim bu konuda yaşadığım üçüncü mutluluk oldu. Birincisini '' Faulsüz bir maç hayali '' başlıklı yazımın bir yabancı televizyonda kaynak gösterilerek okunmasıydı. Bunu yayından çok sonra programı hazırlayan beyefendinin bana yayının CD' sini gönderince öğrenmiştim. Zaman geçti aynı yazımın bu tür yazıların derlendiği bir kitapta yer aldığını öğrendim. Bu yaşadığın ikinci seviçti yazılarımla ilgili. 3 ncüsünü de siz bana yaşattınız. Teşekkür ediyorum. Bir de soyadınızı, adres veya telefonunuzu bildirseydiniz bıraktığınız mesajda. Çok daha iyi olacaktı. Size sunmak üzere Gökyüzündeki tüm yazılarımı ayırdım.Bir telefonunuzu bekleyeceğim. Cep telefonumu Gökyüzünden alabilirsiniz.

Evet bir okuyucunun yazmaya çalışan bir amatörün bir kaç sene önce yazdığı küçük bir yazıyı hatırlayarak onu istemesi benim açımdan çok önemli. Bu yazıyı sektörün bir şirketinde çalışanlara büyük üzüntüler veren bir yöneticiye bir şeyler anlatabilmek için yazmıştım. Bir seslenişti aslında. Şimdi düşünüyorum da demekki sağda,solda heryerde benzeri insanlar var.

Güneş batıp, ayna kırılınca,

'Bir yerde küçük insanların büyük gölgeleri oluşuyorsa, orada güneş batıyor demektir.' Çin Atasözü.

Bu günlerde sağa sola bakarken kendinden büyük gölgesi yere vuran bir örnek mi gördünüz. Erkek veya kadın olsun fark etmez. Şimdi yetkili ve etkilidir.'Eğile eğile yükselen cüce kalır' sözü onun için bir şey ifade etmez. Zira kendisine bakması için uzatılan ayna her şeyi olduğundan büyük gösteren cinstendir. Bir de bakarsınız ki, etrafındakilerin bazılarıda masraf etmiş ve aynı aynadan edinerek ona yöneltmiş ve sık sık ne kadar büyük olduğunu ona söyler olmuşlar.

Evet bu tür insanlar, bir tek o aynaya ve aynayı elinde tutan insana inanır. Ona biat eder. Bilmez ki bu gün aynayı tutup kaldıran eller, bir gün aynı aynayı başka birine tutacak ve bir öncekinin kırılışını, düşüşünü seyredecektir.

Bırakın bu gün bağırsın avazı çıktığı kadar, gırtlağını patlatsın. En büyük o olsun. Günün ışığını keyifle doğursun istediği insanların üzerine. Başkalarının ufkunu, gününü, güneşini karartsın. O karanlığı yalnız başkalarının yaşayacağını düşünerek, adım adım kendisinin de ileride içerisine düşeceği loşluğu ve yanlızlığı hazırlasın. Batan gün ışığında büyük gölgesini seyredip, avunsun dursun.

Gün 24 saat. Ömür ise bilinmez. Ne makam ne de yaşam ebedi. Bir gün gelecek o ayna kırılacak ve aynayı tutanda ya bir daha eline ayna almayacak veya normal ayna kullanacak. O ise başkaları için yarattığı, karanlığın içerisinde kaybolup giderken işyerindeki güneşle birlikte kendi gölgesini de yok ettiğini fark edecek. Yalnız, yapayalnız.

Öğret Ona.

Abraham Lincoln bu mektubu 1884 yılında oğlunun öğretmenine yazmış.Bana gönderen Tunç Müstecaplıoğlu arkadaşıma teşekkür ediyorum.Dikkatle ve düşünerek okuyunca öğretmene yazılan bu mektubun bir hayat dersi olduğunu anlamak zor değil.

Zaman alacak bunu biliyorum, fakat öğretebilirsen ona, kazanılan bir doların bulunan beş dolardan daha değerli olduğunu öğret. Kaybetmeyi öğrenmesini öğret ona . Kazandıktan sonra neşelenmeyi de.kıskançlıktan uzaklara yönelt onu eğer yapabilirsen. Sessiz kahkahaların gizemini öğret ona. Bırak erken öğrensin zorbaların sadece görünüşte galip olduklarını

Eğer yapabilirsen ona kitapların mucizelerini öğret.

Ama ona sessiz zamanlar da tanı. Gökyüzündeki kuşların, güneşin altındaki arıların ve yemyeşil yamaçlardaki çiçeklerinebedi gizemlerini düşünebileceği..okulda hata yapmanın,

hile yapmaktan çok daha onurlu olduğunu öğret ona

Herkes ona hatalı olduğunu söylediğinde bile ona, kendi fikirlerine inanmasını öğret

Tüm insanları dinlemesini öğret ona. Tüm söylediklerini gerçeğin eleğinden geçirmesini

ve bunlardan sadece iyi olanlarını almasını öğret ona eğer yapabilirsen,

Üzüldüğünde bile nasıl gülümseyeceğini öğret ona Gözyaşlarında hiçbir utanç olmadığını öğret ona . Ona, kuvvetini ve beynini en yüksek fiyata satmasını, fakat hiçbir zaman kalbine ve ruhuna fiyat etiketi koymamasını öğret

Uğultulu bir insan kalabalığına kulaklarını tıkamasını da öğret ona

Ve eğer kendisinin haklı olduğuna inanıyorsa,dimdik dikilip savaşmasını öğret..

YAZARIN DİĞER YAZILARI
Gökyüzü Haberci Android Market'te.

GÖKYÜZÜ HABERCİ E-DERGİ

Gökyüzü Haberci'yi Facebook'ta takip edin
Bumerang - Yazarkafe

FİRMALAR