Derya Zengin
Derya Zengin

Hostes ve Pilotlar Temmuz Ayında İş Kanunu Kapsamına Alınacak

Havacılık iş kolu ülkemizde son 10 yılda hızla büyüyen ve bu büyümeye bağlı olarak da giderek daha güçlü hale gelmeye başlayan bir sektör. Bugün Türkiye sivil havacılığını dünyadaki büyüme hızının çok üzerindeki rakamlarla ifade eder hale geldik. Havacılık sektörü Avrupa'da %3-5 oranında büyürken bu oran ülkemizde %20'lere varmakta.
"Uçuş güvenliği" önceliğimiz
Bu derece hızlı büyüme, havacılık gibi özel ihtisas bilgi ve tecrübe gerektiren bir sektör söz konusu olduğunda yeni sorunları da beraberinde getirdi. Uçuş güvenliği bu sorunların başında geliyor kuşkusuz. Uçuş emniyeti ve uçuş personelinin çalışma koşulları arasında bilimsel verilere göre önemli bir bağ olduğu bugüne kadar yapılan pek çok araştırmayla tespit edildi.  Bu araştırmalar ortaya koymuştur ki çalışma koşullarının kuralsızlığı ve yorgunluk uçuş emniyetini riske atan belirleyici faktörlerdir.
Hava İş Kanunu çıkarılmalıdır

Yine sivil havacılık sektörümüzde bir diğer önemli konu da Hava İş Kanunu... Bilindiği gibi;  4857 sayılı İş Kanunu'nda "deniz hava taşıma işlerinde ve iş ilişkilerinde bu kanunun hükümleri uygulanamaz" hükmü gereği uçarak görev yapan pilot, uçuş mühendisi, kabin memuru ve yükleme operatörü gibi personel, iş kanunu kapsamı dışında tutulmuştur. İş kanunun dışında tutulan pilotlar bugün 1920'lerden kalma borçlar kanuna tabi olarak görev yapmaktalar.
İşveren ve çalışanın yasal durum ve haklarıyla uyuşmazlıklara ilişkin yasal boşlukların yanı sıra tüm gelişmiş ülke uygulama ve yasalarına aykırı şekilde, ülkemizde uçucular bir iş kolu olarak görülmemekte. Türkiye pilotları arasında birliğin ve mesleki disiplinin sağlanması, eğitim, ulusal ve uluslararası uygulamalarda standardizasyonun sağlanması amacıyla çeşitli tarihlerde yasa taslağı hazırlanmıştır.
Uçuş personeli 4857 sayılı Genel İş Kanunu dışındadır ve Borçlar Kanununa tabidir. Uçucu personelin Genel İş Kanunu kapsamı dışında tutulması çok önemli bir eksikliktir.
Uçucuların Genel İş Kanunu dışında tutulma nedeni  olarak, mesleğin çalışma koşullarının diğer meslek gruplarına nazaran İş Kanunu'nun tatbikini güç kılan bazı farklılıkları olması ve çalışma, izin süreleri gibi çeşitli konularda ayrı düzenlemelere ihtiyaç duyulması dolayısıyla çalışma süreleriyle ilgili hükümlerin hava taşımacılığında uygulanamaz olmasıdır.

Hava İş Kanunu'nun çıkarılması; pilotların mesleki problemlerinin çözümü, stres faktörünün nispeten azaltılması ve dolayısı ile uçuş emniyetinin sağlanması açısından da önem taşımaktadır.
Uçucu ekiplerin görev ve dinlenme sürelerini belirleyen SHT 6A-50 düzenlemesi "biyolojik saat" dediğimiz insan fizyolojisine uygun olarak düzenlenmelidir. Uçuş personelinin gerek biyolojik vücut dengelerinin korunması, gerekse sürekli olarak maruz kaldıkları kozmik radyasyon etkilerinin azaltılması için uçuş görev ve dinlenme süreleri limitlerinin uluslararası standartlarda yeniden düzenlenmesi gerekmektedir.
Uçuş personelinin yorgunluk ve birikmiş yorgunluk halleri sadece pilotların ve uçucu ekibin çalışma koşullarıyla ilgili bir durum değildir. Uçuş emniyeti sadece uçak mürettebatını değil o uçakta seyahat edenleri de yakından ilgilendiren önemli bir tüketici hakkıdır.
Pilot ve Hosteslerin yıllardır beklediği sonunda gerçekleşecek... Artık hava taşıma işlerinde çalışanlar  İş kanunu kapsamında olacak.

TBMM tarafından 11 Ocak 2011 günü kabul edilen 6098 Sayılı Yeni Borçlar Kanunu (RG 04.02.2011), yürürlük hükmü gereğince 1 Temmuz 2012'de hayatımızda olacak. Borçlar Kanunu'nun yeni hükümleri ise 4857 Sayılı İş Kanunu, 854 Sayılı Deniz-İş Kanunu, 5953 Sayılı Basın-İş Kanunu kapsamında olmayanlar için epey haklar getiriyor.
İŞ KANUNU KAPSAMINDA OLMAYANLAR SEVİNECEK
İş kanunları kapsamında olmayanlar;
•    a) Hava taşıma işlerinde (pilot ve hostesler).
•    b) 50'den az işçi çalıştırılan (50 dahil) tarım ve orman işlerinin yapıldığı işyerlerinde veya işletmelerinde,
•    c) Aile ekonomisi sınırları içinde kalan tarımla ilgili her çeşit yapı işlerinde,
•    d) Bir ailenin üyeleri ve 3'üncü dereceye kadar (3'üncü derece dahil) hısımları arasında dışarıdan başka biri katılmayarak evlerde ve el sanatlarının yapıldığı işlerde,
•    e) Ev hizmetlerinde,
•    f) İş sağlığı ve güvenliği hükümleri saklı kalmak üzere çıraklar,
•    g) Sporcular,
•    ı) 5362 sayılı "Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu" tarifine uygun üç kişinin çalıştığı işyerlerinde (esnaf yanında) çalışanlar iş kanunları kapsamında olmadıkları için (bireysel veya toplu hizmet akitlerinde özellikle yazmıyorsa) şimdiki mevzuata göre yıllık izin, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, iş güvencesi kapsamında değillerdir. Ancak, 1 Temmuz 2012'de Yeni Borçlar Kanunu yürürlüğe girince çok sayıda işçi bazı hakları elde edecek.
Yeni kanun değiştirdi
Bu kişilerin Yeni Borçlar Kanunu'nun "ALTINCI BÖLÜM"ünde "Hizmet Sözleşmeleri" başlığı altında hakları düzenlenmiştir. Çok sayıda olan haklardan bazıları şunlardır:
1 FAZLA MESAİ ÜCRETİ GELİYOR
İşveren, fazla çalışma için işçiye normal çalışma ücretini en az yüzde elli fazlasıyla ödemekle yükümlüdür. İşveren, işçinin rızasıyla fazla çalışma ücreti yerine, izin verebilir.
2 İŞİN SONUCUNDAN (KÂRDAN) PAY ALMA
Sözleşmeyle işçiye ücretle birlikte üretilenden, cirodan veya kârdan belli bir pay verilmesi kararlaştırılmışsa, hesap dönemi sonunda bu pay, yasal hükümler veya ticari esaslar göz önünde tutularak belirlenir. Payın hesaplanmasında uyuşulamazsa işveren, işçiye veya bilirkişiye bilgi vermek ve defter ve belgeleri incelemesine sunmak; kârdan bir pay verilmesi kararlaştırılmışsa işveren işçiye, ayrıca yıl sonu kâr-zarar cetvelini vermek zorundadır.
3 ÜCRETLER BANKAYA YATIRILACAK
Yeni Borçlar Kanunu'na tabi işyerlerinde sayı sınırı olmaksızın işçi ücretleri bankaya ödenecektir. Her ödeme döneminde, işçiye hesap pusulası verilir. İşveren, işçiden olan alacağı ile ücret borcunu işçinin rızası olmadıkça takas edemez. Ancak, işçinin kasten sebebiyet verdiği bir zarardan doğan alacaklar, ücretin haczedilebilir kısmı kadar takas edilebilir.
4 KISA SÜRELİ ÇALIŞMAMA HALİNDE DE ÜCRET ÖDENECEK
Normalde işçi çalışmazsa ücret ödeme zorunluluğu yokken yeni kanuna göre çalışanlar için kısa süreli çalışmama halinde de işveren ücret ödeyecektir. Uzun süreli bir hizmet ilişkisinde işçi, hastalık, askerlik veya kanundan doğan çalışma ve benzeri sebeplerle kusuru olmaksızın, iş gördüğü süreye oranla kısa bir süre için iş görme edimini ifa edemezse işveren, o süre için işçiye hakkaniyete uygun bir ücret ödemekle yükümlüdür".
5 ÜCRETE HACİZ YASAĞI, DEVRİ VE REHNEDİLMESİ
İşçilerin ücretinin dörtte birinden fazlası haczedilemez, başkasına devredilemez ve rehnedilemez. Ancak, işçinin bakmakla yükümlü olduğu aile bireyleri için hâkim tarafından takdir edilecek miktar, bu orana dahil değildir. Nafaka alacaklılarının hakları saklıdır.
6 TACİZDEN KORUNMA
İşveren, hizmet ilişkisinde işçinin kişiliğini korumak, sağlığını gerektirdiği ölçüde gözetmek ve işyerinde ahlaka uygun bir düzenin gerçekleştirilmesini sağlamakla, özellikle kadın ve erkek işçilerin cinsel tacize uğramamaları ve cinsel tacize uğramış olanların daha fazla zarar görmemeleri için gerekli önlemleri almakla yükümlüdür.
7 EVDE ÇALIŞANA 2 HAFTA TEDAVİ HAKKI
İşçi, işverenle birlikte ev düzeni içinde yaşıyorsa işveren, yeterli gıda ve uygun bir barınak sağlamakla yükümlüdür. İşçi, hastalık veya kaza gibi sebeplerle iş göremezse işveren, sosyal sigorta yardımından yararlanamayan, bir yıla kadar çalışmış işçinin bakımını ve tedavisini, iki hafta sağlamak zorundadır. Bir yılı aşan her hizmet için söz konusu süre, dört haftayı aşmamak üzere ikişer gün artırılır.
8 İŞÇİ ALEYHİNE CEZA GEÇERSİZDİR
Hizmet sözleşmelerine sadece işçi aleyhine konulan ceza koşulu geçersizdir. Ceza olacaksa her iki tarafı da kapsamalıdır.
9 İBRA AYRINTILI OLMALIDIR
İşçinin işverenden alacağına ilişkin ibra sözleşmesinin yazılı şekilde yapılması ve alacağın miktarının açıkça belirtilmesi şarttır. Hizmet sözleşmesi devam ederken veya sona ermesinden bir ay geçmeden işçi aleyhine yapılan ibra sözleşmeleri hükümsüzdür. İşçinin haklarını yeterince korumadığı veya aşırı sınırladığı açıkça belli olan ibra sözleşmelerinin, hizmet ilişkisinin sona erdiği tarihten başlayarak iki yıl içinde iptali istenebilir.
ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI ÇELİK HAYIRLI OLSUN
Yeni bakan, Ömer Dinçer'den önceki Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı'ydı ve bana göre son 20 yıldaki Çalışma Bakanları arasında en iyisiydi. Şimdi yeni kabinde eski görevine tekrar verildi. SGK'da Başmüfettiş ve SGK Başkan danışmanı olarak görev yaptığım süre içinde birlikte yakın çalışma içinde olduk. Kendisinin yeni görevinde başarılı olacağını biliyor ve inanıyorum. Zira, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 2006 Aralık ayında epey maddesinin Anayasa Mahkemesi tarafından iptali sonrasındaki gayretli çalışmaları ise unutulacak gibi değil. Gerçi bu süreç boyunca bana bizzat hem sözlü hem de yazılı verdiği sözlerin bir kısmını yerine getirememişti ama bunda kusuru da pek yoktu. Sanırım ilk icraatı Müşteşar Birol Aydemir'i görevden uzaklaştırmak olacaktır. 2007 yılında da bakanlığının birinci ayında SGK eski Başkanı Aydemir, görevi bırakıp ABD'ye gitmişti. Sonrasında Ömer Dinçer gelince dönmüştü. 

YAZARIN DİĞER YAZILARI
Gökyüzü Haberci Android Market'te.

GÖKYÜZÜ HABERCİ E-DERGİ

Gökyüzü Haberci'yi Facebook'ta takip edin

FİRMALAR