Çetin Özbey
Çetin Özbey

İnsan Gözü ile



Planya

Planya yüzeyden talaş kaldırarak düzgün, hani cillop gibi derler ya, işte öyle bir yüzey  elde etmeye yarayan tezgâh. Sözlük tarifi bu. Marangoz planyası, çevresine kesici bıçaklar takılmış döner bir silindirin, üzerine sürülen ağacı yontmasıyla çalışır. Mekanik atölyelerinde kullanılan planyalar ise, gidip gelme hareketi yapan bir kafaya bağlı kesme kaleminin, kendisine dik bir doğrultuda çok küçük "paso"larla hareket eden tablaya bağlı metal parçadan talaş kaldırmasıyla çalışır. Her iki planya da elektrik motoruyla işler. Mekanik planyada hareket eksantrik ya da hidrolik yolla sağlanır. İşleyiş işte böyle.

İnsanın pürüzlerini yok ederek onu düzgün, gereken kişilere uyumlu, kuzu gibi  bir hale getiren makineyede aynı isim verilebilir mi? Ona da planya desek olur mu? Hayır. Bu makine planyadan daha becerikli. Aynı planyanın tahtayı yonta, yonta istenilen kalınlığa getirebildiği gibi, bu makinede kişileri istenilen, gerekli olan  formata sıfır hata ile getiriyor. Bu makinenin becerisi salt zayıf karakterli kişilerin fiziki görünümü değiştirmek değil. Bu zafiyetin aynı zamanda karekterini de törpüleyebiliyor. Ve de görünüşüne hiç bir şekilde halel getirmeden. Onu İnce , ince yontarak. Bakıyorsunuz ki insan yine insan. Ama salt bir görüntü.. 

Durumunu ne zaman mı kavrayacak bu zavallı yaratık.? Ölümüne üç beş dakika kala. Tüm yaşamı gözlerinin önünden film şeridi gibi geçerken.

Bu becerikli makinenin, mekaniğinin de, elektirikli olanın da sözlük tarifi " İnsanı, insanlıktan çıkartırken düştüğü durumun farkına varmaması için onu uyuşturarak  yaşamın şartlarına uyumunu sağlayan, insana yalanı, dolanı ve espiyonun bir meziyet  olduğu meziyet haline getirmek üzere  programlanmış   yontucu sistem.

Gel gelelim sisteme uyarken, yaşamının devamını onun şartlarına göre yalanla dolanla sağlayan bu insanlar, bunun diyetini ölmeden, yaşarken ödeme durumunda kalırlarsa ne olacak?  Tememnim, bu diyeti çoluk ve çocuklarının, ailelerinin  değil, bizzat kendilerinin ödemesi. Hani cennetde , cehennemde bu dünyada derler ya. İşte o hesap.

Sıvı & Katı maddeler & İnsan.

Sıvı, maddenin iki ana halinden  biri. Belli bir şekilleri yok.  İçine konuldukları kabın şeklini alır, akışkandır. Ve bir şekilden başka bir şekile hemen girebilirler. Sıvı molekülleri, sıvı hacmi içinde serbest hareket ederler, fakat partiküllerin ortak çekim kabiliyeti, hacmin izin verdiği ölçüdedir. Sıvının hacmi, onun sıcaklık ve basıncına bağlıdır. Sıvılar iletkendir. Fakat iletkenlikleri içlerine konulan maddelere göre değişir.

Katı maddeleri oluşturan moleküller düzenli ve aralarında bir boşluk olmayacak şekilde yerleşmiştir. Belirli bir şekilleri vardır. Akışkan değillerdir. Bazıları esnektir, sıkıştırılabilir. Ayrıca küçük taneli katılarda bulundukları kabın şeklini alır.Ama bulundukları kabı bir sıvı yardımı olmasa asla dolduramazlar.

Sıvı olmadıkları halde sıvı gibi akan maddelerde vardır.

İlim ve bilim bir şeyi atlıyor. Düşünebilen varlık diye isimlendirebileceğimiz insanın maddenin katı ve sıvı halinin özelliklerini taşıdığını. Taşımak bir tarafa o özellikleri karakter denilen mefhumun en sapık hali ile

•    Yeryüzünde içinde girdiği kabın şeklini en süratle alan "düşünebilen varlık   İnsandır".

•    Bir  şekilden başka bir şekle en süratle dönüşebilen, düşünme güdüsüne sahip canlı varlık yine " insandır''

•    Esasen iletken olup iletkenlikleri içine konulan maddelere göre vede özellikle maddeyi koyan şahsa göre değişen ve de özellikle içine o maddeyi koyan etkin şahsa uygun hareket etmeyi, ve iletkenliğini ayarlamayı meziyet addeden "düşünebilen varlık  insandır"

•    Belirli bir şekilleri olup, sıkıştırılabilir ve esnek olmalarına karşı akışkan olmayan ve de küçük tanelerinin arasına sıvı ilave edilmeden, bulundukları kabın şeklini alsa bile asla o kabı dolduramayan katı maddenin özelliklerine sahip olan düşünebilen varlık yine "insandır"

•    Bazı ince katı maddelerde, konuldukları kabın şeklini alırlar. Tuz, şeker vb..Bir kaptan diğer bir kaba aynen sıvı maddeler gibi aktarılabililer. Bu maddelerin belirtilen sıvı özelliğine sahip gibi görünmelerinin nedeni çok çok küçük taneciklerden oluşmalarıdır. Buna rağmen tabiyatta  kendini en fazla küçültebilen düşünen varlık  insandır. Ancak İ ster katı ve sıvı madde halinde, her ne halde olursa olsun içine konuldukları kabın şeklini alma kabiliyetindedirler. Küçük kaba sığmak için gerektiği kadar küçülürler. İnce ve uzun bir kaba sığmak için yerle bir , gerekirse çizgi olurlar.

•    Sonuç olarak cansız bir maddenin iki halinin de özelliklerini, üzerinde toplayan ve de her kalıba girebilen  "düşünebilen varlık " insandır.

Bu saydığımız özelliklerle " düşünebilen " kelimesi ne kadar uyumsuz değil mi?
Buradaki özelliklerin hepsi doğru. Bir tek yanlış var. O da düşünebilen deyiminin kullanımı..
İnsan olan bu durumlara düşmez.
Düşünemeyenler hariç.
Galiba etrafta bunlar çoğunlukta.



YAZARIN DİĞER YAZILARI
Gökyüzü Haberci Android Market'te.

GÖKYÜZÜ HABERCİ E-DERGİ

Gökyüzü Haberci'yi Facebook'ta takip edin
Bumerang - Yazarkafe

FİRMALAR