Mustafa Bursalı
Mustafa Bursalı

Yer Hizmetlerinde Yeni Lider: TGS...

Sıkça kullandığımız bir deyim vardır; 'meyva veren ağaç taşlanır' diye...
Yönetim Kurulu Başkanlığı'na Hamdi Topçu'nun atanmasıyla birlikte kötü kaderine bir son veren Türk Hava Yolları'nın (THY) durumu bu söze tam da uygun düşüyor. Dikkat ediyorum da; son günlerde sanki gündemde başka bir konu kalmamış gibi THY ve onun % 50 ortak olduğu Turkısh Ground Services (TGS) dile dolanıyor.
Yazılanlara ve dile getirilenlere baktığınızda; reel bir şeyler görmek mümkün değil. Deyim yerinde ise; 'çamur at izi kalsın' mantığı hakim tüm yorumlarda. Bu nedenle; Atatürk Havalimanı'nda yaklaşık 25 yıldır gazetecilik yapan birisi olarak, bazı şeyleri açıklama ihtiyacı hasıl oldu.
...
Zarar eden bir durumda iken, kısa bir sürede dünya devleri ile boy ölçüşecek konuma gelen THY konusuna girmeyeceğim. Asıl hedef haline getirilen TGS'den bahsedeceğim. TGS Yer Hizmetleri A.Ş., 1 Ocak 2010 tarihinde yer hizmetleri sektöründeki yerini aldı. THY ve TAV ortaklığıyla kurulan TGS; İstanbul Atatürk Havalimanı, Ankara Esenboğa Havalimanı, İzmir Adnan Menderes Havalimanı, Antalya Havalimanı, Adana Havalimanı ve İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı olmak üzere toplam 6 havalimanında faaliyetlerini sürdürüyor.
Yaklaşık 3 binden fazla ekipmanı ve 7 bine yakın personeliyle yer hizmetleri kapsamındaki tüm faaliyetleri, uluslararası kalite standartlarında sunan TGS'nin asıl amacı; yer hizmetleri yapısını büyüterek küresel yer hizmetleri şirketi kimliğine ulaşmak.
Peki TGS bu hedefine ulaşabilir mi?
THY'nin geldiği noktayı göz önüne aldığımızda; TGS'nin bu hedefi de tutturacağına eminim. Çünkü THY Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Topçu önderliğinde kurulan ve özel bir şirket olan TGS'nin başına, konusunda uzman bir isim getirildi.
Bayram Özçelik...
...
Kim bu Bayram Özçelik?
2004 yılında THY Anonim Ortaklığı Pazarlama ve Satış Danışmanlığı Birimi'nde uzman olarak göreve başladı. Daha sonra aynı kurum içerisinde THY Frankfurt Müdürlüğü'nde şef olarak çalışırken THY Duseldorf Müdürü olarak atandı. Burada da başarılı hizmetlerde bulunan Özçelik daha sonra önceden şef olarak görev yaptığı THY Frankfurt Müdürlüğü görevine getirildi. Burada yaklaşık 4 yıl hizmet veren Özçelik; sonrasında THY'de Pazarlama ve Satış Başkanı oldu. Bu görevinde de başarılı işlere imza atan Bayram Özçelik; buradan da THY ve TAV yönetim kurullarının aldığı ortak karar ile TGS'nin başına getirildi. Özçelik; ileri derecede Almanca ve iyi derecede İngilizce biliyor.
...
İşte Rizeli olmanın dışında bir suçu (!) olmayan Bayram Özçelik bu özelliklere sahip. Gelelim Özçelik'in yaptıklarına ve geleceğe neler yapabileceğine... 2012 yılının ilk altı ayında yaklaşık 180 bin uçağa hizmet verdikleri yakından biliyorum. Bu sayının sene sonuna kadar bütün havayolları dahil olmak üzere 400 bini geçeceğini tahmin ediyorum. Bunu neye dayanarak mı söylüyorum?
Açıklayayım...
TGS'de ilk yıllar bin 800 personel görev yapıyordu. Bayram Özçelik göreve geldikten sonra işler öylesine yoğunlaştı ki; yer hizmetleri operasyonunda şu an 7 bin personele gelindi. Bunun anlamı şu: Personel sayısı ve araç ekipmanı bakımından yer hizmetleri şirketleri arasında en büyük TGS.
Büyük ve küçük şirket olmak üzerinde toplamda 30'un üzerinde havayolu şirketine hizmet veren TGS'nin yeni hedefi; Bodrum ve Dalaman Havalimanlarında 2013 yılında yer hizmeti vermek. Bu konuda gerekli girişimler yapılmış ve yeni personel alımı konusunda da çalışma başlatılmış.
Peki bunun en güzel yanı nedir?
Tabi ki; binlerce işsize iş umudu doğması...
...
THY ve TGS ile ilgili yazılan, çizilen ve yapılan yorumlar sonrasında aldığımız bir çok telefonda; bu iki karlı kurumun yöneticilerinin haksız yere suçlandığı ve üç-beş Rizeli personelin işe alımı konusunun dışında elle tutulur bir kanıt sunulamadığının garipsendiğini söylemekte fayda görüyorum. Gerçekten de; Hamdi Topçu ve Bayram Özçelik hakkında ortaya atılan iddialarda sırıtan bir durum söz konusu...
Rizeli olmak suçu!..
Gerçekten de iki değerli yönetici hakkında Rizeli olmaları ve üç-beş Rizeli'yi işe almaları dışında somut bir suçlama yok. Kaldı ki; TGS resmi değil, özel bir kurum. Ortaklardan birisi olan TAV alanında önemli işlere imza atmış, işletme zihniyetini uluslararası arenada kanıtlamış; bu bağlamda da TGS'ye önem veren bir kurum. Yani TGS'nin ahbap-çavuş ilişkisi ile yönetilmesine göz yummayacak bir yapıya sahip TAV. Hal böyle olunca; çalışanların nereli olduklarından daha ziyade, kar-zarar konusuna dikkat edileceği bir gerçek. Diğer bir gerçek ise; her işletmenin başına getirilen yönetici kendi güveneceği ekiple çalışmak ister. Bu çok doğal biri durumdur. Hele hele de bu işletme 'özel bir kurumsa' personelin nereli olduğunun bir önemi kalmaz.
Peki o zaman bu saldırı neden?
Asıl hedef kim?
Bence bu saldırının asıl hedefi THY Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Topçu. Çünkü; oldukça başarılı bir yönetici ve ne yazık ki bu ülkede başarılı insanlar hep hedef tahtasında yer almışlar, ilk fırsatta da harcanmışlardır. Sayın Topçu da ne yazık ki böylesi bir duruma sokulmak isteniyor. Çünkü; daha önceleri her türlü rezaletin yaşandığı THY'nda bir düzen sağlamış ve bir çok rantçının ekmeği ile (!) oynamıştır. Zarar var mıdır? Hayır. THY'de bir kayırma var mıdır? Hayır. Her hangi bir kirli işi var mıdır? Hayır.
E o zaman neyle suçlanacak Sayın Topçu?
Rizeli olmakla ve TGS'nin başına tesadüfen bir Rizeli'nin getirilmesi ile...
Komik!..
Tekrar ediyorum; TGS özel bir işletmedir ve özel işletmelerde 'karlılık' esastır. Ve en önemlisi de bu tür özel işletmelerde yöneticiler kendi ekipleri ile çalışırlar. Sayın Bayram Özçelik'in de yaptığı budur. Eğer ortada bir 'zarar ve kirli ilişkiler' sözkonusu ise; zaten TAV gibi dolaylı olarak THY de duruma el koyar ve gereğini yapar. Yok eğer bunlar yoksa; Türkiye'nin hemen hemen her ilinden yaklaşık 7 bin kişinin çalıştığı bir kurumda, üç-beş Rizeli'nin çalışmasını bahane ederek iki değerli insanı suçlamak insafa sığmıyor. Hele hele de bu olayı TBMM'ye kadar taşımak/taşımaya çalışmak akılla izah edilemez.
Yazık!..
...
Şunu öğrenmekte ve kabul etmekte artık yarar var. Türkiye'de bir çok şey eskisi gibi yürümüyor/yürümeyecek de... Bu bağlamda; THY ve diğer kamu kurumlarını töhmet altında bırakacak iddialar sağlam delillere dayandırılmak zorundadır. 'Çamur at izi kalsın' mantığı artık geçerliliğini yitirmiştir. Bu mantıkla 'rant' elde edilemeyeceği de bir gerçektir.
Çünkü; Türkiye eski Türkiye değildir!..
Bilmem anlatabildim mi?

YAZARIN DİĞER YAZILARI
Gökyüzü Haberci Android Market'te.

GÖKYÜZÜ HABERCİ E-DERGİ

Gökyüzü Haberci'yi Facebook'ta takip edin

FİRMALAR