Çetin Özbey
Çetin Özbey

Ailelere teşekkür

Aidiyet duygusu hissedebilmenin güzel bir insani özellik olduğunu söyleyenler olduğu gibi bunun insanı hayli zor bir kalıba soktuğunu savunanlar da var. Üç sene önce uzun bir süre görev yaptığım şirketin, bir üst yöneticisi ile görüşüyordum. Kendisi, " Biz sizler gibi burada doğmadık, birileri getirdi ve bir süre sonra birileri götürür. Ayrıldıktan sonra aklımıza bile gelmez burası" demişti. Çok sinirlenmiştim bu sözlere. Aslında üzerinden çok bir zaman da geçmedi. Halen zaman zaman bu yöneticinin o renksizliğini düşünürüm. Çalıştığı yer benim için eski, sıcak bir yuva, onun için ise rastgele bir mekândan öte değildi.
Malum, yuvayı içindekiler ısıtır. Türk Hava Yolları'nda Yer İşletme Genel Müdür Yardımcısı olduğum zaman arkadaşlarıma hitaben yazdığım ilk seslenişimde, "Ben Genel Müdür Yardımcısı değil, Yer İşletme Ünitesinin yardımcısıyım" demiştim. Hissettiğim aidiyet duygusunun on kelimelik özeti buydu.
Çok Uzun süre çalıştığım bu iş yerinden de bir şekilde ayrıldım. Nasıl bir ayrılmaysa, başlatmış olduğumuz  ( x ) konudaki faaliyeti Apron kartımı iade etmiş olmam nedeni ile Atatürk Havalimanı'nın o zamanki A kapısının dışından izlemiş ve adım adım arkadaşlarımdan bilgi almıştım. Çok net hatırlıyorum, o gece ne kadar rahat ve huzur içinde uyuduğumu. Artık o çatı altında olmadığım sabah uyanınca aklıma gelmişti ama yine de çok uzun süre kendimi bu düşünceden soyutlayamamıştım.
Zaman geçti, bir süre Sonra Çelebi'de işe başladım. Çok çok kısa bir süre içerisinde kötü huyum yine depreşmiş ve şirket içinde kendimi en eski Çelebili gibi görmeye başlayarak bir süre sonra da Çelebi çalışanlarının da ailemin birer mensubu olduklarını düşünmeye başlamıştım. Evet, son dönemlerde herkes beni artık Çelebi ile özdeşleştirmişti. On seneyi devirince, az kaldı, ben de herkesle aynı şekilde düşünmeye neredeyse başlayacaktım. Allah'tan bu düşünceye kendimi fazla kaptırmadım.
Her ne ise, öyle veya böyle geçtiğimiz günlerde Çelebi yaşamı da bitti. Beni etkilemez demek doğru değil. Herkesi etkiler, beni de.
Sivil Havacılık sektöründe kırk üç senedir birlikte olduğum tüm kuruluşlara şükran ve teşekkür borçluyum. Bu kurumlara sonuna kadar bağlıyım.
Evet; sanki Metrobüsün ara durağında inmiş ve yenisinin gelmesini bekler gibiyim. Bu yaşta öyle olmalıyım. Anlayacağınız, durmayıp, başka bir metrobüsün üzerinde yola devam edeceğim. Nereye mi gideceğim? Hele önce binecek bir metrobüs bulalım da.
Bu kalıp hakikaten dar mı?
Benim için hayır.
Hani gençken ayağımız küçük görünsün diye dar pabuç giyerdik ya
Antrenmanlıyız.
Arada bir topallasak da bir şekilde yürürüz.

YAZARIN DİĞER YAZILARI
Gökyüzü Haberci Android Market'te.

GÖKYÜZÜ HABERCİ E-DERGİ

Gökyüzü Haberci'yi Facebook'ta takip edin
Bumerang - Yazarkafe

FİRMALAR