Dr. Suat Sarı
Dr. Suat Sarı

Nakil İlmuhaberini Uygulayacak Bir Cesur Yürek Aranıyor

Avrupa Kentsel Şartnamesi (Madde 4/1,1992)
"Yavas ama kesin bir biçimde otomobil bir kenti öldürmektedir. 2020'li yıllarda artık ya kenti ya da otomobili seçeceğiz; çünkü ikisi birarada olmayacak"
Eminim sabah ve akşam trafik yoğunluklarında şehrin ana arterlerini birçoğunuz kullanıyorsunuz. Bazen sabrınızın ölçüsü kaçtığında bu şehirde yaşanmaz artık dediğinizi ve içinizdeki haykırmaları duyar gibiyim. Metrobüs hattında her elli saniyede kalkan son model 400 adet körüklü otobüs, metro ve hızlı tramvay şehrin ulaşımını çözmekte yetersiz kalıyor. İşine giden memuru, işçisi, sabah ve akşam tüm enerjisini trafik çılgınlığında yitiriyor. Otomobilin bu derece egemen olduğu ulaşımda Avrupa kentsel şartnamesi geleceği çok iyi özetlemiş...
Cumhuriyet kurulurken 800 bin nüfusu olan İstanbul, bugün 15 milyonu aşkın. Cumhuriyetin 100.yılında 2023'te 25 milyonu bulacak. 2050'deyse 48 milyon. O tarihte Türkiye nüfusu ne olacak dersiniz? Sıkı durun, 100 milyon. Yani, yarısı İstanbul'da!
İstanbul'daki bitmeyen nüfus patlamasının iki kaynağı var. Birincisi ve üçte iki ağırlığı olan iç göç, üçte bir ağırlığı olan da nüfus artışı. Günümüzde İstanbul nüfus artış hızı binde 30.
İlginç olan şu: İstanbul en çok göç alan olduğu gibi, en çok göç veren de... Her bir milyon kişiye karşılık 500 bin kişi İstanbul'u terk ediyor. Yani 2 kişi geliyor, 1 kişi gidiyor.
Bu nedenle, özellikle İstanbul'a göç veren dört bölge, Batı Karadeniz, Doğu Marmara, Güneydoğu Anadolu ve Doğu Karadeniz bölgelerindeki nüfusu bloke etmek şart.
Nüfusu 15 milyonu geçen İstanbul'un bu nüfusuna her yıl 350 bin kişi katılıyor. Bu, her gün İstanbul'a 958 kişinin daha katılması, her saatte de İstanbul nüfusunun 40 kişi çoğalması demek. Tabi ki şimdilik...
Oysa İstanbul'un nüfusunun 1 milyonu gördüğü yıl sadece 72 yıl önce, yani 1941 idi. İstanbul nüfusu 1955 yılında 1,5 milyonu bulmuş, 1970'de 3 milyonu görmüştü. İstanbul, 43 yıl sonra ise 2013'de yaklaşık 15 milyonluk bir megapol... 43 yılda 12 milyon artış!...
Gelin görün ki, küreselleşme rüzgârı, sosyal devlet nosyonunu fırlatıp attığından bu yana, bölgelerarası denge, bölge planlaması kavramı da buharlaştı. Küreselleşmenin ezberlettiği cümleler, "kentler arası rekabet teşvik edilmeli, hatta büyük metropoller, dünya kentleri liginde yarışmalı."
İ.B.B Başkanı Sn. Mimar Kadir Topbaş, "İstanbul'un son yıllarda maruz kaldığı plansız girişimler sonucu değerlerinin kısmen maskelenmiş, kısmen de yitirilmiş olduğu üzüntüyle gözlenmektedir. İstanbul'a hak ettiği tarihsel ve çağdaş konumunu planlı yaklaşımlarla yeniden kazandırmak kuşağımız siyasilerinin, bilim adamlarının ve uzmanlarının erteleyemeyeceği bir görev olmaktadır." demektedir. Sayın belediye başkanım, Sayın Başbakanın dile getirdiği nakil ilmuhaberini uygulayarak her önüne gelenin İstanbul'a yerleşmesine artık izin vermeyiniz.
"Nereye gideceğinizi bilmiyorsanız varacağınız yerin önemi yoktur". Peter Drucker

YAZARIN DİĞER YAZILARI
Gökyüzü Haberci Android Market'te.

GÖKYÜZÜ HABERCİ E-DERGİ

Gökyüzü Haberci'yi Facebook'ta takip edin
Bumerang - Yazarkafe

FİRMALAR