Mustafa Bursalı
Mustafa Bursalı

Toplumsal Barış Böylemi Sağlanacak

Taksim Gezi Parkı'nın AVM'ye dönüştürülmesini protesto eden 'duruşun' bir süre sonra farklı mecralara çekilmesi nasıl yanlış ise; belirli bir süre sonra bu 'duruşu' düşmanca bir tavırla engelleme düşüncesi de bir o kadar yanlıştır.

Gezi Parkı protestocularının 'masumane' eylemlerini kendi siyasi çıkarları doğrultusunda yönlendirmeye çalışanların, Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ı hedef alan 'ipe sapa gelmez' sloganlarını ve küfre varan sözlerini nasıl doğru ve etik bulmuyorsam...

Afrikagezisinden dönen Başbakan ErdoğanAtatürk Hava Limanı'nda karşılayan kalabalığın attığı sloganları ve sert söylemlerini de doğru bulmuyorum.

* Heybetini gizli tut yiğidim, duruşun çakalları korkutuyor.

* Yol ver gidelim, Taksim'i ezelim...

* Azınlık şaşırma, sabrımızı taşırma...

...

Bu sözler; çok zor bir süreci aşmak için gecesini gündüzüne katan, ülkesinin çıkarları için sömürgeci küresel güçleri bile karşısına almaktan çekinmeyen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın 'toplumsal barışı' hedeflediği bir dönemde edilecek sözler değil. Bu sözler; 'ülkemizin rotasını bulduğu bir dönemde' söylenecek sözler değil.

İster Tayyip Erdoğan hayranları...

İsterse sokaktaki vatandaşlar...

Kim veya kimler söylerse söylesin, bu türden yaklaşımlar ve söylemler Türkiye Cumhuriyeti'nin geleceğini karartmaktan başka bir şeye yaramaz. Böylesine kritik bir dönemde; sokaktaki vatandaşın, bir siyasi parti üyesinin, bürokratın veya vekilin söylediği her söz/yaptığı eylem mutlaka ve mutlaka geleceğimizi, etkiler. Ellerini ovuşturarak bekleyen kahpelerin ekmeğine yağ sürmekten başka bir şeye yaramaz.

Örnek mi?

Bakın; dünyaca ünlü haber kanalı BBC'nin İstanbul'da bulunan muhabiri Mark Lowen nasıl da inceden inceye kaşıyor: ''Başbakan'ın sözleri protestoları daha da alevlendirebilir. Türkiye'deki bölünmeler önümüzdeki günlerde derinleşecek gibi görünüyor ve çok tehlikeli olabilir.''

...

Bu sözler; sıradan birisinin sözleri değil; dünyayı yakından tanıyan ve gelişmeleri an be an takip eden bir gazetecinin sözleri...

Diğer açıklamaları da göz önüne alırsak...

Yaşanan olayların faturasının ülkemize çıkacağını tahmin etmek zor olmasa gerek.

Borsaya bakın...

Dövize bakın...

Kısa sürede ülkeden çıkan paraya bakın...

Ve şöyle bir düşünün....

Bu iş kime/kimlere yarıyor?

...

Dikkat edin!..

Bir tarafta masumane protestocular...

Bir tarafta araya sızan siyasi klikler...

Bir tarafta bir türlü ayar tutturamayan emniyet güçleri...

Bir tarafta bu işten rant elde etmeye çalışan siyasi partiler...

Bir tarafta gelişmelere kıyısından-kulağından karışan sıradan vatandaşlar...

Ve en önemlisi de...

Bu işi fırsat bilerek ellerlinden geleni arkalarına koymayan dış mihraklar.

...

Tam bir kuşatılmışlık...

Tam bir karmaşa...

...

Olan...

Türkiye Cumhuriyeti'nin geleceğine oluyor.

Bunun adı; resmen devletin temellerine dinamit koymak.

Bunun adı; her olay karşısında dik duran ve Türkiye Cumhuriyeti'nin geleceğini sağlamlaştırmak için elinden geleni yapan bir hükümeti ve onun Başkanı Recep tayyip Erdoğan'ı sabote etmektir.

...

Soruyorum sizlere...

Böyle mi sağlanacak 'toplumsal barış'...

Böyle mi sağlanacak 'kardeşlik'...

Bu kafayla mı varacağız HEDEF olarak belirlediğimiz 2023'e...

...

HADİ ORADAN CANIM!..

Güldürmeyin beni......

YAZARIN DİĞER YAZILARI
Gökyüzü Haberci Android Market'te.

GÖKYÜZÜ HABERCİ E-DERGİ

Gökyüzü Haberci'yi Facebook'ta takip edin

FİRMALAR