Çetin Özbey
Çetin Özbey

Nafile Toplantıları

Hani bazı kuruluşlar vardır. Yöneticileri sürekli toplantı halindedirler. Bir toplantıdan diğerine koşar durular. Örneğin personel devir hızının yüksek olmasının nedenleri en yukarıdakilerin iştirakleri ile yapılan bu bir araya gelişlerde araştırılır ve de günler boyu tekrarlanan toplantılarda tartışılır. Sonuç mu; haftaya yapılacak olan toplantıda konu tekrar ele alınacaktır. 
Oysaki toplantı salonunun önünden geçen ilk çalışan kolundan çekilip içeri alınsa ve sorulsa bunun nedenlerinin bire bir en doğru ağızdan öğrenilmesi mümkün. Ne bu denli uzun nafile toplantılarına, ne Danışman kuruluştan görüş alınmasına, ne de düzmece personel memnuniyeti anketlerinin yapılmasına ihtiyaç olur.
Bizler bu işlerin yalnız bizim ülkemizde ve bizim kuruluşlarımızda bu şekilde yürüdüğünü zannediyor ve bileniyoruz.  Amerikalı Politikacı Henry Chapman' nın bu tür toplantılarla ilgili söyledikleri mutlak kendi ülkesinin hakikatlerini yansıtıyor.
"Birçok değişik komitede çalışmanın verdiği tecrübeye dayanarak şöyle bir kural listesi hazırladım. Hiçbir toplantıya zamanında gelmeyiniz, aksi takdirde herkes size bu işe yeni başlamış biri olduğunuz gözü ile bakacaktır. Toplantının yarısı geçmeden hiç konuşmayınız. Bu sizin bilge olduğunuzu gösterecektir. Mümkün olduğu kadar arka planda belirsiz kalınız, daha az tepki çekeceğinize emin olabilirsiniz. Bir şeye karar veremediğiniz zaman, bir komite kurulmasını öneriniz. Biraz sonra bu komitenin çalışmalarının ertelenmesi önerisi de sizden gelmelidir. Bu öneri herkesin teklifinizi benimsemesine ve genelin sizi tutmasına neden olacaktır. Çünkü bu zaten herkesin beklediği şeydir.
Görülüyor ki, Amerika'da da durum farklı değil. İstisnalar dışında Avrupa dada durum benzeridir herhalde.
Ben ülkemizde elli sene önce de durumun farklı olmadığını anımsıyorum. Orta büyüklükteki bir şirketin yöneticisi kuruluşunda bu tür toplantılar yapmanın bir işe yaramadığını ve sonuç alınamadığını söyler dururdu. Yine de genel istek üzerine çok ender de olsa tüm yöneticiler bir araya geliyorlardı. Nedense insanlar toplantı yapmaya aşırı düşkünlerdi. Aslında bu tür toplantılara o rahmetli " Nafile toplantıları " derdi.
Çok şeyi becerdik, şirketlerimiz büyüdü ve gelişti. Önce hepsini bir araya topladık şirketler grubu olarak isimlendirdik. Sonra topluluğu Holding diye isimlendirmek daha saygın geldi.  Bazıları uluslar arası oldu. İlerledik ilerlemeye de şu toplantı düzenini kurmayı bir türlü beceremedik. Ne on kişilik şirkette, ne de on bin çalışanı olanda. Nafile uğraşıyoruz halen.

YAZARIN DİĞER YAZILARI
Gökyüzü Haberci Android Market'te.

GÖKYÜZÜ HABERCİ E-DERGİ

Gökyüzü Haberci'yi Facebook'ta takip edin
Bumerang - Yazarkafe

FİRMALAR