Çetin Özbey
Çetin Özbey

İş Arkadaşlığı Bir Alışkanlık Mı?

Evet;  insanların birçok alışkanlığı var. İçki, sigara, kumar vb. Tabii ki iyileri de var alışkanlıkların. İyi veya kötü saydığımız alışkanlıkların tümünden insanoğlunun kurtulma imkânı var. Ama irade kullanarak veya tedavi ile daha iyi olmak isteyen kişinin bunlardan kurtulması zor da olsa mümkün.

Ana konumuz bu alışkanlıklar değil. Konumuz iş yerlerinde kurulan arkadaşlıklar. Evet; genelde arkadaşlık hatta bir adım öte dostluk olarak ifade edilen bu yakınlığın bir anlamda alışkanlık olduğunu ifade edebilmek mümkün mü diye de düşünmeye başladım bir süre önce. Yanlış anlaşılmaya yatkın derin bir konu.

İşyerinizin şartlarını paylaştığınız, aynı uygulamalardan memnuniyet duyduğunuz veya bu uygulamalardan kaynaklanan mutsuzluğunuzu paylaştığınız ve tepkiyi nasıl ortaya koyacağınızı konuştuğunuz insanla / insanlarla oluşan yakınlığı, bu ilişkiyi isimlendirmeden önce çok iyi tahlil etmenin yerinde olacağı açık. Bu gözlem sonucu oluşacak olan kabul hepimizi daha sonra yaşanma ihtimali çok yüksek olan bir üzüntüden kurtaracaktır kuşkusuz.

Aynı şartları ve aynı uygulamaların müspet veya menfi sonuçlarını paylaşırken bunları dolu dolu yaşayan insanların bu şartların hüküm sürdüğü süreçte ilişkilerini arkadaş, dost olarak isimlendirmeleri, insana ne kadar doğal ve kolay geliyor değil mi? Bu sabah birlikte, öğleden sonrada beraber. Yarını beklerken birbirini özlediğini bile hissediyor insan değil mi? Kesinlikle evet.

Peki; bu birlikteliğin,  "iyi ki varsınız" ın şartları değişince ne mi oluyor? Başka bir deyişle taraflardan birisi sistemden kopunca veya kopartılınca bu dostane ilişki dışarıda nasıl yürüyor. Yüzde doksan beş'i yürümüyor. İyi ki varsınız, siz olmasanız da başkaları var'a dönüşüyor.

 

Evet; sizlerinde arkadaşlardan hangisinin vefalı veya hangisinin vefasız olduğunu, artık ne vefalarına ne de vefasızlıklarına karşın tek kelime bile söyleyemeyeceğiniz bir zamanda daha iyi anlayacağınızdan eminim. Bekleyince yüzde beş kendiliğinden ortaya çıkıyor.

 

Aslına bakarsanız bu oluşumun sonucu da, ve onun kabul edilebilirliği de herkes için değişken. Yaşayıp görmek gerek. Ben çok senelerce önce biraz zor olmakla birlikte bu olguyu yaşadım ve kabullenmeyi becerebildim. Son senelerde ise insan yapısını tanıyarak ve bu olguyu bilerek iş yeri arkadaşlığı kurmuş olmam nedeni ile sıkıntı yok desem doğruya yakındır.

 

"Gerçek arkadaşlar uzaktayken bile yakınınızdadır" vb. sözler realiteyi yaşamış biri için biraz masalımsı geliyor. Uzaktaysam veya uzaktaysanız, neden arkadaşlık veya dostluğu sürdürelim ki? Birbirimizden alacak, verecek bir şey yok, Konuşacak paylaştığımız bir şey de yok. Bu durumda başkasına alışırım demek daha kolay değil mi?

 

Evet iş yeri arkadaşlığı büyük ölçüde bir alışkanlık. Üzücü ama böyle.

 

 

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI
Gökyüzü Haberci Android Market'te.

GÖKYÜZÜ HABERCİ E-DERGİ

Gökyüzü Haberci'yi Facebook'ta takip edin
Bumerang - Yazarkafe

FİRMALAR