Çetin Özbey
Çetin Özbey

Toplumsal depresyon

Bireysel depresyon ülkemizde çok yaygın. Farkında değiliz. Ne zaman mı bunu fark ettim?  Rahatsızlanmamı takiben bana "Major depresyon" tanısı konulduğu zaman. İnsan gayri ihtiyari etrafına daha iyi bakmaya başlıyor. Keyifsiz olduğum günlerin birinde eşimle boğaza gittik. Gezdik, yürüdük dolaştık ve arkadaşlarımızla buluştuk. Oturduk hep birlikte yemek yedik. Yemekten sonra birlikte bulunduğumuz arkadaşlarımızdan bir kısmının benim kullandığım ilacı veya bir benzerini kullandıklarını gördüm. O güne kadar dikkatimi çekmemişti. Hani piyasa da çok yaygın olmayan bir marka araba almanızdan sonra yolda giderken önünüzde veya arkanızdaki aracı görüp " bu arabadan ne de çok varmış" diye düşünürsünüz ya. İşte o misal.

Ülkemizdeki memur zümresinin % 80'nin maaşları ile geçinemediğini ve kredi kullanma cihetine gittiklerini söylüyor uzmanlar. Kredi kartı kullanımı da bu kapsamdadır mutlak. Bunlardan muntazam ödeme yapabilenlerin oranı ise inanılmayacak kadar düşükmüş. Buyurun aile reisinin ve eşinin bireysel olarak depresyon veya benzeri bir duyguya kapılması için bir neden.

İş yerine gidince arazlar tabii ki başka ama sonuçta insan üzerindeki etki aynı. İşe ilk başlanılan dönemde hissedilen gerginliğin daha sonra psikolojik rahatsızlıklara ve en sonunda da depresyona dönüşeceği mutlak. Buyurun size bir neden daha.

Bu durumda; insanın yapacağı şey dış yaşamın yıpratıcı yansımalarından bir an önce kurtulup, kapağı eve atmak. Tabii ki yaşam zorluklarının herkesin evinin huzurunu ne boyutta etkilediğini bilemeyiz. Farz edelim ki, evde sükûn hâkim değil. Bu durumda kişisel depresif durum hanesine derin bir çentik daha atabilirsiniz.

Akşam yemeğinden önce bir kanaldaki haberleri dinlemek istediniz. Önce politik saldırıları izleyeceksiniz. Ülkede her kes birbirine karşı ve hücum halinde. Ufukta bir seçim varsa durum iyice kötü. Aynen bu günlerde yaşadığımız gibi. Ülkedeki felaket haberlerini ( kaza, yangın, su baskını vb ) takiben dünyadaki tüm asap bozucu olaylarını izleyeceksiniz.  Arkadan ise cinayetler vb... En son olarak da paranın ve havanın durumu.

Geçenlerde bir psikriyatist haberleri dinlemenin insanları depresyona yönlendirdiğini kendisine müracaat eden hastaların durumlarından anladığını anlatıyor ve bu ortamın ve kişileri " toplumsal depresyon'a " nasıl ittiğini anlatıyordu.  Uzmanlara göre, iktidar yanlısı, muhalif, zengin-fakir ayırt etmeksizin bu durum tüm toplumda mutsuzluk, motivasyon düşüklüğü ve çöküntü hali yaratıyor. Karamsarlık ekonomik kapanmaya da neden oluyor.

Evet, toplumsal depresyonun, bireysel depresyonu tetiklemesini mantık kabul ediyor.  İyi de bizde bireysel depresyon zaten yaygınken ve de en üst seviyede seyreder iken, bunun bir adım ötesi ne ki? İnsan buna nasıl dayanır? Ve de dayanamaz ise ne olur?

 

 

 

 

 

 

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI
Gökyüzü Haberci Android Market'te.

GÖKYÜZÜ HABERCİ E-DERGİ

Gökyüzü Haberci'yi Facebook'ta takip edin
Bumerang - Yazarkafe

FİRMALAR