Çetin Özbey
Çetin Özbey

Kavak Ağacı ile Kabak Filizi

Hani iş yerlerinde bir takım değişik yaradılışlı tipler vardır. Bazıları sırtlarını birilerine dayayıp yükselme peşindedir. Diğerleri ise kurumda yükselmenin yöntemini görüp, bu yöntem kendilerine uygun değilse bile karakterlerinde tadilat yapıp yukarılarda bir yerlere gelebilmek için el etek öpmeğe başlayan, kuzguni siyahın aslında gri, kan kırmızının ise pembeye kaçtığını söyleyebilecek kadar patron uyumlu bir hale gelmek suretiyle kendine yol açan birileri. Bu türlerin iş yerinin şayet mevut ise ahengini ne denli bozduğunu tüm çalışanlar bilir. Bir kişi hariç, sürekli amiyane tabir ile bu yağcılığa muhatap olan, kendiside aynı yollardan geçerek, aynı usul ile tepelere oturtulmuş bir garp yönetici.
" Ulu bir kavak ağacının yanında bir kabak filizi boy göstermiş. Bahar mevsimi ilerledikçe bitki kavak ağacına sarılarak yükselmeğe başlamış. Yağan mevsim yağmurları ve güneşin etkisi ile müthiş bir hızla büyümüş ve kavak ağacı ile aynı boya gelmiş.
Kabak filizi bir gün dayanamayıp kavağa sormuş. Sen kaç ayda bu hale geldin ey kavak. Kavağın cevabı on yılda şeklinde olmuş. Kabak gülerek "ben iki ayda seninle aynı boya geldim" derken zevkten çiçeklerini sallamaya başlamış. Günler günleri kovalamış ve sonbahar rüzgârları başladığında kabak önce üşümeye ve sonrada yapraklarını dökmeye başlamış. Soğuklar arttıkça da büzülerek boyu kısalmaya ve aşağıya doğru inmeye başlamış.
Neler oluyor bana diye sormuş kavak ağacına. Üzülmüş aldığı cevaba. Kavak ona "ölüyorsun" başka bir şey yok demiş. Kabak bunun sebebini öğrenmek istemiş ve neden bu kısa yaşamın sonunda öleceğini anlamadığını söylerken yaşamım bu kadar kısa olmamasının gerektiğini belirterek " Niçin "sualini tekrarlamış. Kavak bu suali " Benim on yılda geldiğim yere, iki ayda geldiğin için, başka bir nedeni yok diyerek cevaplamış."
Etrafınızda ne de çok kabak var değil mi? Hepsi tepedeki tarafından gübreleniyor belli ki. Toprağı da sık sık kazılıyor ve havalandırılıyordur mutlak. Ancak onların daha da yükselmesi için bir ağaca, bir direğe sarılmaları gerek. Bahçıvanın gübrelemesi ve toprağını havalandırması yetmez. Siz hiç bir yere sarılmadan yükselen, büyüyen sarmaşık gördünüz mü? Evet, bu arsız kabakların sizlere sarılıp iş yerinde yükselmesine izin vermeyin.
"Ben bir işte nasıl başarılı olacağımı düşünmem. O işe neler mani olur diye düşünürüm. Mevcut engelleri ortadan kaldırırsanız iş kendiliğinden yürüyecektir." Evet; bu söz Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk'ün. Siz bu destekli kabak filizlerini susuz ve yalnız bırakın. Sizin derindeki köklerinize yetişemezler. Onları yalnız bırakın. Tarlanın ortasında yapayalnız kalsınlar. Tek başına. büyüyemezler.

YAZARIN DİĞER YAZILARI
Gökyüzü Haberci Android Market'te.

GÖKYÜZÜ HABERCİ E-DERGİ

Gökyüzü Haberci'yi Facebook'ta takip edin
Bumerang - Yazarkafe

FİRMALAR