Dr. Suat Sarı
Dr. Suat Sarı

Türk Futbolu Nereye Koşuyor?

Türk futbolunu yöneten Türkiye futbol federasyonu (T.F.F) web sitesinde "Misyonumuz;
Eğitim ve tesisleşme hamlelerinde çağdaş hedefler ile buluşmak, uluslararası düzeyde rekabet edecek altyapıyı oluşturmak, topluma spor kültürünü benimsetmek, futbol ekonomisini büyüten güçlü finansal yapıya sahip bir organizasyon olmak. Vizyonumuz;
Çağdaş ve kurumsal bir yapıda futbola yaygınlık kazandırmak, ülke genelinde katılımı arttırmak, uluslararası organizasyonlarda sürekli var olmak" şeklinde kendini ifade etmektedir.
T.F.F Kıta Avrupası'nın bir parçası olarak UEFA'ya, her UEFA üyesi gibi FIFA'ya bağımlı. Hatta naklen yayınlara ödenen rakamın büyüklüğü nedeniyle Türkiye Spor Toto ligi Avrupa'nın da en değerli 6. Ligi olarak görünmektedir.
Ancak ne yazık ki vergi ve sponsorlarla büyük bir bütçeye sahip bu güç, Türk futboluna başarı olarak yansımamaktadır. Bugünün fotoğrafına bakarsak, tribünlerden seyirci kaçmış, yabancı oyuncu kısıtlaması Avrupa uygulamalarından uzakta, tribünde seyirci de olmayınca doğal olarak kulüplerin gelirleri de dibe vurmuş durumda. Bu durum "Anadolu takımlarından başlayarak" önümüzdeki yıllarda kulüplerin iflasının kaçınılmaz olduğunu gösteriyor.
2014-15 sezonunda seyircinin statları boş bırakmasının bir nedeni de güvenlik amacıyla getirilen passolig uygulaması olarak görünmektedir. Passolig bir E karttır. Maçlara girebilmek için seyircinin bu kartı alması zorunludur. Stadyumda yeriniz numara ile bellidir ve siz çok sayıda kamera tarafından da kontrol altındasınızdır. Sizi tek kişi gözetliyorsa buna röntgencilik denir ama bu yasa ile yapılıyorsa ve kimlik bilgilerinize kadar her şey de kontrol altındaysa buna da, kimse kusura bakmasın, "fişleme" denmektedir. Zaten futbol seyircisi de bunu da aynen böyle algıladı ve maçlara gitmiyor.
Oysa futbolun güzelliği seyircidedir. Holiganizmi önlemek için de holiganları kontrol etmek yeterlidir. Zaten onların kim olduklarını da herkes bilmektedir. Siz 300 holiganı önlemek için 30.000 seyirciyi kontrol altına alırsanız o seyirciler de bunu fişleme olarak algılar ve maça gitmez.
Kuşkusuz, önceki sistemde kombine ve maç biletleri ticari bir meta olarak birçok elden değiştiriliyordu. Türkiye etrafındaki ülkelerden gelen seyircilere satılan maç kart ve biletleri birçok kişi tarafından iyi bir ticarete neden oluyordu. Bunun yanında kulüp yöneticileri tarafından fanatik taraftar gruplarına verilen ücretsiz biletler de Passolig vasıtasıyla ortadan kalktı. Bunu da Passolig'in yararları olarak bir tarafa kaydetmeliyiz.
Önümüzdeki sezon birçok kulüp gelirleri giderlerini karşılamadığı için transfer yapamayacak ve UEFA mali kriterlerini tutturamadıkları için Avrupa kupalarına katılmama cezası alacaktır.
Öyle görünüyor ki 2020 yılına kadar ülke futbolunun dip yaptığı yıllara şahit olacağız. Kulüpler denetlenmediği için TFF de bir cezaya maruz kalacak. Umarım ülke futbolunu yönetenler yukardaki misyonları gereği bu gerçeğin farkına varırlar...

YAZARIN DİĞER YAZILARI
Gökyüzü Haberci Android Market'te.

GÖKYÜZÜ HABERCİ E-DERGİ

Gökyüzü Haberci'yi Facebook'ta takip edin
Bumerang - Yazarkafe

FİRMALAR