Mustafa Bursalı
Mustafa Bursalı

Sorumlu Devlet Adamı Olmak Kolay Değildir!..

Siyasette 'duruş' çok önemlidir.

Seçimden önce, seçim ve seçimden sonra; siyasetçinin genel profilini ortaya koyar. Seçimden önceki vaatleri, seçim anındaki duruşu ve seçimden sonra sözünde durup durmadığı konuları çok önemlidir ve ülkemizde bu durum maalesef kaygan bir görüntüdedir.

Daha doğrusu bu görüntüdeydi...

Ta ki...

Recep Tayyip Erdoğan siyasete girinceye kadar. İlk gün ne konuştuysa, günümüzde de aynı şeyi konuşan ve tavrını ilk günkü gibi koruyan Erdoğan; halk tarafından seçilen ilk cumhurbaşkanı olmasına rağmen de

bu tutumundan taviz vermiyor.

Bilinen bütün politik kuralları alt üst eden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan; geçtiğimiz günlerde İslam ülkelerine yönelik bir konuşma yaptı ve 'cesur devlet adamı' kimliğini bir kez daha ortaya koydu. Daha doğrusu; geçmişte olduğu gibi 'koltuk ve makam' kaygısı ile oturmak yerine, dünya meselelerine ve özellikle de İslam ülkelerinin pasif tutumuna vurgu yaptı.

Konuşmaya bir göz atarsak, söylediklerimde ne kadar haklı olduğumu göreceksiniz.

Önce, yerinde tespitler: "İslam dünyası ile ilgili ciddi operasyonlar yapılmaktadır. Müslümanlar birbirini vuruyor, ölenler ve öldürenler Müslümanlardır. Bu bir şeyi ortaya koymaktadır. Biz demek ki; değerlerimizden uzaklaşıyoruz.Bizler önce kendimizi sorgulamalıyız. Yabancılar bombalıyor öldürüyor, biz niçin sorunlarımızı onlara bırakıyoruz da kendimiz halledemiyoruz. Eğer arzu edersek birbirimize kenetlenirsek bölgemizdeki tüm sorunları kolayca aşabiliriz. İslam coğrafyasının sorunlarını neden Batı konuşuyor, biz konuşamıyoruz? O zaman devreye fitneciler giriyor, teröristler giriyor, modern Lawrence'lar giriyor. Bizim öz kardeşlerimiz öldürülüyor. Bunlarla ilgili kararları biz değil başkaları alıyor. Bir elin parmakları gibi birbirimize kenetlenirsek bölgemizdeki tüm sorunları kolayca aşabiliriz."

Sonra, çözüm önerileri: "BM'nin 5 konsey üyesinde bir İslam ülkesi var mı? Neden yok? Burada oturup konuşup dağılacaksak bir anlamı yok. Ama bir karar alacaksak bu işin bir neticesi var. İslam İşbirliği Teşkilatında 56 üyeyiz. BM'de sözümü geçiyor mu? O zaman bu toplantıları yapmamızın bir anlamı yok. Teröristler ve terör örgütleri İslam coğrafyasının asla temsilcisi, sözcüsü değildir ve olmayacaktır. Terör ile İslam, teröristle Müslüman kavramlarını yan yana kullanmak İslam dinine en büyük hakaret ve saldırıdır. Bir dinin önderine, rehberine kimsenin saldırma hakkı yoktur."

Daha sonra; dokunulmaza dokunmak...

Yani; dünyanın görmezden geldiği, terörizmin ana kaynağı ve Batı'nın şımarık çocuğu İsrail'e cesurca kafa tutmak. Gerçekleri dünyanın yüzüne haykırmak: "2014'te Gazze'de 2 bin 500 insan alçakça katledildi. BM ses çıkardı mı? Görmezden geldi, AB duymazdan geldi. 2500 kişiyi katleden İsrail'in Başbakanı hiç utanmadan, sıkılmadan Paris'teki terör karşıtı yürüyüşe katılıyor. Eğer Batı'ya sanatçı, gazeteci, karikatürist lazımsa İsrail'in katlettiği gazetecileri nereye koyacaksınız? Onlar için Avrupa neden kılını kıpırdatmadı?"

Olayın özeti...

Bilinen kurallar artık geçerli olmayacak.

Türkiye eski Türkiye değil ve bu ülkenin başında, geçmişinin asaletinden cesaret alan kararlı bir devlet adamı var: Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan...

Ve şunu herkes bilsin ki...

'Hedef 2023' ve bu hedef onun önderliğinde tutturulacak...

YAZARIN DİĞER YAZILARI
Gökyüzü Haberci Android Market'te.

GÖKYÜZÜ HABERCİ E-DERGİ

Gökyüzü Haberci'yi Facebook'ta takip edin

FİRMALAR

ordu havaalanı rent a car izmir oto kiralama ankara evden eve nakliyat besyo