Çetin Özbey
Çetin Özbey

Önce kendimizi yenelim

İnsanoğlu neden değişimlere süratle ayak uyduramıyor. Neden insan bünyesi her türlü değişikliğe karşı tepkili? Son yıllarda, işimizle ilgili her alanda, neredeyse günlük diyebileceğimiz değişimler yaşıyoruz. Organizasyonlar yapılıyor, şirketlerimiz umulmadık derecede hızlı büyüyor,  küçülüyor, yeniden planlanıyor, reorganize oluyor, birleşiyor ve sürekli ürünler ve hizmetler değiştiriyor.
Çalıştığımız organizasyonlar değişime zorlandığında, bizden de değişmemiz isteniyor. Bizden istenenler; yeni beceriler öğrenmek, daha çok sorumluluk almak ve farklı şekillerde çalışmamız. Bu değişikliklerin çoğunu reddediyoruz ve bize kalsa tercih etmeyiz. Değişimi, çoğunlukla, kontrolümüz dışı ve kendimizin seçmediği bir durum olarak görürüz. Ayrıca, kendimizi, bizden istenen değişiklikleri yapmaya hazırlıksız, isteksiz veya yetersiz hissedebiliriz.
Tabii ki değişimin üstesinden gelebilmek büyük ölçüde, hayatımızda meydana gelecek olan değişikliklerin bizi nasıl etkilediğine / etkileyeceğine bağlı. Aslında Çalıştığımız organizasyon bu değişimden geçerken, bu süreci kendi başımıza yaşamak zorundayız. Geçiş, değişimin bildirilmesinden sonraki dönemdir; öyle ki tepkilerinizi ortaya koyarsınız, değişmeye başlarsınız ve değişime alışırsınız. Geçiş sürecinin uzunluğu, değişimin niteliğine, organizasyon tarafından sağlanan kaynaklara ve desteğe, sizin ise bu durumlarla ilgili becerilerinize göre değişir.
Sizden değişmeniz istenmeden önce, büyük bir olasılıkla dikkatinizi işinize veriyordunuz. Dikkatiniz dışarıya yönelikti: çalıştığınız kuruluş ve işinizi yapmak. Ancak, bir değişimle karşılaştığınızda odak noktanız hemen kendinize yönelir. Değişim sırasında herkesin sorduğu ilk soru,''Bana ne olacak?''tır. Size olacaklar konusunda bilgi sahibi olmadıkça, dikkatiniz çalıştığınız organizasyonun gereksinimlerine ve çevrenizdekilere yoğunlaştıramazsınız.
Hatırlıyorum da;  TÜRK HAVA YOLLARI özelleştirme aşamasındaydı. Personel tepkiliydi. Değişime fikren yanaşamıyorlardı. Çalışma arkadaşlarım geleceğinden korkuyordu. Bu konuya hayli zaman ayırmıştım o dönemde. Çalışma arkadaşlarıma sık sık bu konuda sesleniyor ve zaman zaman gece nöbetlerinde kendileri ile bu konularda münazara yapıyordum. Üzerinde en çok durulan husus hep aynıydı ki bu da." İnsanın İlerideki günlerin ve uygulamaların kendisi için ne getireceğini görememesi. Güven noksanlığı, güçsüzlük hissini yaşamaktan doğan endişeler, kişisel yeterlilik vb.
Evet; birçoğumuz değişime hemen menfi tepki veririz. Nedenlerinin arasında mutlak yukarıda sayılanlardan bir veya bir kaçı mevcuttur. Dikkatle izlersek sorun değişimin uygulama planı veya değişimin konusu ile ilgili değildir. Konu ve tepkimiz direk kendimizle bağlantılıdır.
Evet; insan önce kendisini iyi değerlendirmeli ve kendini yenmeyi bilmelidir. Bunu yapabilmemiz halinde değişimin getiri ve götürüsünü daha net bir şekilde görmemiz ve pozisyonumuzu buna göre şekillendirmemiz mümkün olacaktır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI
Gökyüzü Haberci Android Market'te.

GÖKYÜZÜ HABERCİ E-DERGİ

Gökyüzü Haberci'yi Facebook'ta takip edin
Bumerang - Yazarkafe

FİRMALAR