Çetin Özbey
Çetin Özbey

Kıdem Tazminatı Yeni Yasası

Bu tasarıya hem işverenler gönüllü değil, hem de işçi çalışanlar ve işçi konfederasyonları karşı. Dolayısı ile seçim öncesi bu yasa çıkmaz. Zaten süre de yeterli değil. Seçim sonrasını ise bilemeyiz tabii ki. Memlekette işsizlik küçümsenmeyecek boyutta. En önemlisi işsiz olup, son bir senede her hangi bir işe girme imkânı bulamayan gençlerin sayısına bakarsanız durumun ürkütücülüğü daha net bir şekilde ortaya çıkıyor.     
Yeni yasa taslağına göre; işten çıkartılan çalışanının tazminat alamayacak olmasının "İşten atılmayı" kolaylaştıracağını düşünüyor çalışanlar. Malum yeni yasa taslağı hükmüne göre iş görene ancak emekli olunduğu zaman hak ettiği tazminatın tamamı ödenebilecek. Taslakta istifa eden işçilere ödenecek tazminat ile ilgili herhangi bir ayrım yapılmamış. Ancak işveren, kesimi kalifiye işçileri ellerinde tutamayacakları gerekçesiyle istifa edenlere tazminat ödenmemesini tabii ki uygun görüyor ve talep ediyor. Bireysel kıdem hesabı aynen bireysel emeklilik sistemindeki gibi sigorta şirketleri tarafından yönetilecek. İşçi sendikaları ise fona devlet garantisi sağlanması gerektiğini, aksi takdirde sigorta şirketinin iflası durumunda işçilerin mağdur olacağını savunuyor ki bu görüşün doğru olduğu da açık.
Bu yasa taslağı daha çok su götürür. 04 Mart günü Çalışma Bakanı yasa taslağının üzerinde daha çalışacaklarını ifade ettiler. Siz Mart ayının ilk haftasında kaleme aldığım bu yazıyı Nisan ayı başında okuyabileceksiniz. Her ne ise; az kaldı ama seçim öncesi belirli bir zümreyi üzecek bir yasanın çıkartılacağını zannetmiyorum. Seçim ortamının gereği budur. Seçim sonrasında ise bu konunun gündemin ilk sıralarında yer alıp almayacağı da tabii ki belli değil. Daha sonrasında ise " İşçiyiz, güçlüyüz, hakkımızı söke söke alırız vb.. deyişleri haykırmayı bir tarafa bırakarak tüm işçi konfederasyonlarının birleşmesi ile konuya belirli bir strateji çerçevesinde yaklaşıp ona göre hareket etmeleri gerekir.
Yapılan itirazları bu gün dikkate almayanlar, yarın aynı sesleri duyacaklar mı acaba?  İşte bunu şimdilik kestirebilmek mümkün değil. Tabii ki bunların hepsinin seçim sonuçlarına göre değişkenlik arz edeceği kabulü zorunlu olan bir gerçek.
Bu kanun taslakları hazırlanırken öyle zannediyorum ki, ilk toplantılara görüş almak için bile olsa, işçi ve işveren temsilcileri davet ediliyordur. Veya öyle olması gerek. Şayet bu yapılmıyorsa, tasarı kanunlaşmasına kadar ki süreçte bu iş birliğinin birçok anlaşmazlığın önüne geçeceği mutlakken bunun neden yapılmadığını / yapılamadığını anlamak hakikaten zor. Oysa ki çok zor bir iletişim olmadığı gibi, süreci kısaltıcı bir çalışma olacağı da mutlak.
Temenni ediyorum ki, çalışanların kazanımlarına zarar gelmesin.

YAZARIN DİĞER YAZILARI
Gökyüzü Haberci Android Market'te.

GÖKYÜZÜ HABERCİ E-DERGİ

Gökyüzü Haberci'yi Facebook'ta takip edin
Bumerang - Yazarkafe

FİRMALAR