Çetin Özbey
Çetin Özbey

Konuştukça Batanlar

Ben hayli fazla konuşan biri sayılırım. Özellikle çalışma hayatında bunun zararlarını da gördüm diyebilirim. Konuşurken veya bir davranışta bulunurken iyi düşünmenin gerektiği açık. Düşünmeden söylediğimiz bir söz, yaptığımız bir hareket bizi giderilmesi imkânsız hatalara düşürebilir. İnsanı bir kez kırdıktan sonra pişmanlık duyulması sık sık rastlanılan insani bir duygu. Ama o kişiyi yeniden kazanmak için bu pişmanlığın ne faydası olur bilemem. Önemli olan onu ortaya koyuş şeklimiz. Bu konuda Yapılacak birçok şeyin fayda vermeyeceği açık. Olan olmuş, söylenen söylenmiştir bir kere. Sözü geri almak hatta bir özür dilemek ne ifade eder ki?
Siyasi yaşamımızın aktörlerini görüp şaşırmamak mümkün değil. Milletin vekili bir diğeri için kabullenilmesi zor bir şey söylüyor Türkiye Büyük Millet Meclisi kürsüsünde. Oturumu yöneten Başkan Vekili kükrüyor. Hemen sözünüzü geri alın. Konuşma yapan Milletvekili " Geri alıyorum" diyor. Ve konu kapanıyor. Söz TBMM Genel Kurulunu izleyenlerin ve onları ekranda izleyen ve dinleyenlerin kulaklarında. Sözü kulaklarımızdan ve zihinlerimizden geri çıkartmak almak mümkün mü? Tabii ki değil. Bir ton hakaret dinliyoruz ekranlarda. İnsanlar bulundukları makam ve mevkileri unutarak, ağzından çıkana hiç dikkat etmeden konuşuyor. Yaydan çıkan ok nasıl geri alınabilir ki?
Bir kitap okumuştum üç beş sene önce. Adı " Konuştukça Batıyoruz"  Hakikaten insanların bu kitabı okuması gerekiyor. Bu kitabı bir türlü uzlaşamadığım biri ile ilişkimi düzene sokmama yararı olur mu diye almıştım. Okuduklarımı dikkate alarak bu insanla münazaralara devam ettim. Sonuç güzeldi. Anlaşamadığımız konuyu / konuları kenara bırakıp daha fazla üzerinde konuşmadan başka bir deyişle birbirimizi daha fazla germeden aynı noktaya daha kolay gelebileceğimiz bir konuyu açmak ve onun üzerinde tartışmak bir önceki konudan kaynaklanan soğukluğu asgariye indiriyordu. Tabii ki koltuğumuzun altında bu kitapla dolaşacak halimiz yok. Veya bir dakika o kitapta ne yazıyordu, bir düşüneyim sonra devam edelim diyecek halimiz hiç yok. İnsanın bu kitabı okuyup benimsemesi ve içine sindirmesi gerek. Sonuçta bu kitap ve aldığım başka bir kitap desteği ile bu ilişkiyi düzeltmem mümkün oldu. Daha sonra o kitaptan bir tanede kendisine hediye etmiştim.
Her ne kadar insanın ağzından çıkan sözler ve sergilediği davranışlar kişiliğinin göstergesi olarak kabul edilmekteyse de, karşımızdaki değerlendirme terazisinin de her zaman hatasız tartacağını düşünmek pek doğru bir yaklaşım olmayacaktır. Tabii ki insan toleranslı da olmalıdır. Ancak neyin nereye kadar tolere edileceğini iyi düşünmek ve gösterdiğiniz toleransın geri dönüşümünün ileride sizi rahatsız etmemesini de düşünmekte fayda var.

YAZARIN DİĞER YAZILARI
Gökyüzü Haberci Android Market'te.

GÖKYÜZÜ HABERCİ E-DERGİ

Gökyüzü Haberci'yi Facebook'ta takip edin
Bumerang - Yazarkafe

FİRMALAR