evini değiştir
Çetin Özbey
Çetin Özbey

İşsizlik Bireyleri Ve Toplumu Sarsıyor

Dünyanın birçok ülkesinin başına bela olan işsizlik tabii ki Türkiye'mizi de oldukça fazla yıpratıyor. Sıfırlanması mümkün değil ve bu sıkıntı çok çok uzun senelerdir yaşanıyor ülkemizde.
Evet, işsizlik oranının Ekim ayında yüzde 11.8 oranında gerçekleştiği devletin resmi kuruluşu olan TUİK (Türkiye İstatistik Kurumu) tarafından açıklandı. İşsizlik Eylül ayında yüzde 11.3, geçen yılın aynı ayında ise yüzde 10.5 oranındaydı. İşsiz sayısı küçümsenmeyecek miktarda artarak toplamda 3.6 milyon kişiye ulaştı. İşçi ve memur istihdamı açısından sektörümüzü ve gençlerimizi en çok ilgilendiren 2016 yılı 15-24 yaş grubundaki işsizlik oranı ise bunun çok üzerinde: 24.3
Bazı okurlar işsizlik konusu üzerinde fazla durmamı yadırgıyor ve bunda bir kasıt arıyor. Oysaki özellikle sektörümüzde çalışanların şikâyet ettiği konuların ön sıralarında şirket yönetimlerinin çalışanların iş akitlerini en küçük bir hatada hiç düşünmeden feshetmeleri geliyor. Neden düşünsünler ki; 50 kişilik bir işçi arama ilanı verseler 1500, belki de daha fazla müracaat alıyorlar.
İşsizliğin fazla olması çalışanların gelirlerini de etkiliyor. İşverenler (bu sene için söylemiyorum) maaşları ve uyguladıkları maaş artımlarını asgari düzeyde tutuyor. Evet; kısaca ülkemizdeki işsizliğin artış göstermesini istismar eden birileri, bir zümre aramızda ve de mevcudiyetini bize vesilelerle gösteriyor.
Yavaşlayan ekonominin işsizliği artırdığı uzmanlarca ifade ediliyor. Ve de uzmanlar işsizlik oranlarında yukarı yönlü tırmanma temayülü gösteren, olumsuz gelişmelerin devam ettiğini/devam edeceğini gösteren veriler almış bulunduklarını ilave ediyorlar.
Bu durumda işinden çıkartılan bir çalışan, yeni bir iş bulmasının zorluğunun bilincinde olarak arayışa giriyor. Ve de ümitsiz bir şekilde çabalıyor. Kısa bir süre sonra,  umutsuzluk, kaygı ve depresyon sonucunda içine kapanıyor veya öfkesini dışarı yansıtma yolunu seçiyor.
Korkum o ki, kişilik yapısına göre değişken olan bu durumun işsiz bireyi, suçlu birey olmaya sürükleyebileceği. Zira bu durumdaki insan kendisini toplumun kurallarına uymak zorunda hissetmeyecektir. Daha ağırı ise sosyal yaşama uygun olmayan davranışlar veya aile içi şiddete yönelme olasılığı. Uzmanlar, aile içinde yaşanan tüm düzensizlikleri, esasen toplumun ne denli sallantıda olduğunun da bir ön göstergesi olarak yorumluyorlar. Bu benim sözüm değil.
Dolayısı ile işsizliğin yalnız bireyleri yıpratması söz konusu olmayıp, toplum yaşamını da menfi etkileyen bir faktör olduğunu dikkate almalıyız.
Yine de, yaşanmakta olan krizin etkilerinin hafiflemesi/sonlanmasını takiben ekonomideki olumsuz dalganın da normale döneceği ümidini taşımak gerekiyor.

YAZARIN DİĞER YAZILARI
Gökyüzü Haberci Android Market'te.

GÖKYÜZÜ HABERCİ E-DERGİ

Gökyüzü Haberci'yi Facebook'ta takip edin

FİRMALAR