Çetin Özbey
Çetin Özbey

İş Yerlerinde Zihin Sporu, Dedikodu Yapmak Artık Tam Yasak

Gençliğimizde yılbaşına bir ay kala 30 gün sonranın planlamasına girerdik. Dışarıda bir yere mi gidelim, Ahmet, Mehmet ve Hüseyinlerle ailece evde mi karşılayalım yeni seneyi? Sonunda bir karar verir ve uygulardık. O dönemlerde yeni misafirin bizi bir sene daha yaşlandırdığı hiç aklımıza gelmezdi. Ya şimdi. Yaş 70'i geçti. Dün bir arkadaşım sordu " Yıl başında yapacaksınız? " İçimden niye erken geliyor ki gibi aptal,  bir sualle cevap vermek geldi. Her ne ise eski heyecanı duymasak ta adet olmuş bir kere. Yeni yılı kutlayacağım diyemiyorum ama karşılayacağım diyebilirim.
Ama tüm okurlarımın yeni yılını kutluyorum.  Sevdikleriniz ile birlikte tüm acıların masala dönüştüğü bir yıl yaşamanızı diliyorum.. Dilerim ki 2018 bu güne kadar ki yaşamınızın sağlık ve sevgi ile dolu en güzel senesi olsun.
İş Yerlerin De Zihin Sporu, Dedikodu Yapmak Artık Tam Yasak.
Bazıları dedikoduyu mazlum göstermek için ona zihin sporu der. Hakikaten dedikodu yapmak ve yalan söylemek zekâ meselesidir.  Kime ne söylediğini aklında tutacaksın, on gün sonra aynı adama aynı konuda değişik bir şey söylemeyeceksin. Hiç unutmak gerekir ki dedikoducu insan anlatacak bir şey bulamaz ise uydurur yine birilerine bir şey anlatır. İşte en kötüsü de budur. Ve de bu türler işyerini allak bullak ederler. Buna rağmen her işyerinde mevcutturlar. Ve de getirdikleri malzeme ile yaşayanlar tarafından sevilir ve kollanırlar. İfade etmeye utanıyorum ama dedikoduya meraklı çok yönetici tanıdım iş yaşamımda. En kötüsü de buydu.
Evet;  bir süre önce birileri düşünmüştü bu alışkanlıktaki insanların işyerlerinin dengesini bozduğunu. Ve de dedikodu yapmayı işveren açısından haklı fesih nedeni olacağını hükme başlamıştı. Şimdi ise bu konu daha da ciddiye bindi. Yargıtay yapılan dedikodunun işyerinde huzursuzluğa ve işleyişi bozduğuna karar verdi ve konu olan davada işveren tarafından yapılan feshi işlemini geçerli saydı. Doğru mu? Evet, doğru. Şimdi hukuki bir emsal var mı? Var.
Dedikodunun muhatabı olan insanlar bir anlamda sosyal yaşamdan dışlanmış sayılmaz mı? Ve de dışlanmalar arttıkça dedikoduya hedef olan kişinin ruh sağlığında yaralanmalar ortaya çıkar hali ile.. Bir gazetede okumuştum "Dedikodu yapmak ve insanlar hakkında söylenti çıkartmak bazı insanların şiddet uygulama biçimidir."diyordu. Çok doğru bir yaklaşım değil mi sizce de? Aynı yazı " bazı insanlar " düşmanlığını, kıskançlığını, korkusunu dedikoduya döker ve de bunu bir anlamda şiddet olarak kullanır" diye devam ediyordu. Yanılmıyorsam bu bir uzman görüşüydü. Çalışanın iş sözleşmesi dedikodu yaptığı için feshedilse bile işveren çalışana kıdem tazminatını ödemek zorunda.  İşveren dedikodu yapması nedeni ile iş akdini feshettiği çalışanı için bildirim sürelerine uymak zorunda. Uymayacaksa dönemin ücretini bir iş karşılığı olmaksızın ödemekle yükümlü oluyor. İyi de, şayet yapılan haklı bir fesih işlemi ise, bu uygulama da ne ola ki? En iyisi bu pislikten uzak durmak.

YAZARIN DİĞER YAZILARI
Gökyüzü Haberci Android Market'te.

GÖKYÜZÜ HABERCİ E-DERGİ

Gökyüzü Haberci'yi Facebook'ta takip edin

FİRMALAR