Çetin Özbey
Çetin Özbey

AİDİYETİ GÜVEN VE ADALET DUYGUSU GÜÇLENDİRİR

Evet, aidiyet, bireysel seçimlere dayanır. Başka bir deyişle bireyin bağlılık ve sadakat ilişkileri geliştirebileceği bir grupla özdeşleşme tecrübesi olarak kabul edilmelidir. Bilindiği üzere aidiyet duygusu sosyal ve kültürel etkilerin sonucuna bağlı olarak güçlenip zayıflayabilir. Toplumun, devletin bireylerine sağladığı imkânlar ve bireylerin karşılanan ihtiyaçları aidiyet duygusunun oluşmasında tabii ki çok çok önemli yer tutar... Özellikle eğitim düzeyi düşük olan toplumlarda bir takım insanların ihtiyaçları toplumun vergileri ile devlet üzerinden karşılanır. Çalışmadan alınan hak edişler, başkalarının hakkını yercesine yapılan tayin, terfii ve atamalar vb... Bu durumda söz konusu işlemden menfaat sağlayan bireylerin kurumlarına bağlılık duygusu hissetmeleri gerekirken bu duyguyu söz sahibi olan kuvveti elinde bulunduran şahıslara karşı hissetmeleri, yapılan tüm işlemlerin artılarını kuvvetli olana mal etmelerinden öte değil. Bu anlayış ve buna bağlı davranışlar cehaletle birlikte bir anlamda karakter zafiyeti olarak da değerlendirmek mümkün. Ve de bu tarz toplumun aidiyet duygusunun gelişmesine değil, toplumun bölünmesine neden olur.

Evet, şimdi biraz gerilere gidelim. Fazla değil 3, 4 sene geriye. Bir türlü devlet etkisinden kurtulamayan özel görünümlü bir sektör şirketinde bu anlatıma bire bir uyan davranışlar gördük. Her vesile ile tepelerdeki baş aktörleri alkışladılar. Hak etmedikleri kadar büyüttüler onları. Ya şimdi! Gittiler ve unutuldular. İsimleri bile geçmiyor.

Aidiyet duygusu hissedebilmenin güzel bir insani özellik olduğunu söyleyenler olduğu gibi, bunun insanı hayli zor bir kalıba soktuğunu savunanlar da var. Bu konu nelere göre değişkendir? Aidiyet duygusu kalıbı hakikaten dar mı? Bazıları için hayır. Hani gençken ayağı küçük görünsün diye dar pabuç giyenler var ya. Onlar antrenmanlı. Arada bir topallasalar da bir şekilde, yerde görülemeyen, beyinlerinde yarattıkları hayali bir izi takip ederek yürürler. Şükran borcu ödercesine.

Peki, bizler kendimizi çalıştığımız kurum ve kuruluşa ya da gönüllü bir teşekküle ait hissediyor muyuz? Yoksa iğreti mi duruyoruz? İşte bu sorunun cevabı, tamamen kurum yöneticilerinin çalışanlarla ve bütün paydaşlarla birlikte belirleyeceği kalite standartlarında ve bu standartları kendilerinin uygulayıp uygulamadığında aranmalıdır. Eğer bir kurum, bir tüzel kişilik, ya da bir gönüllü teşekkülün mensupları çalıştıkları kurumda mutlu ve huzurlu değilse, orada mensubiyet ve aidiyet duygusundan bahsedilemez. İnsanlar eşya değildir ve itilip kakılmaktan hoşlanmazlar. Aynı zamanda ötekileştirilmekten ve dışlanmaktan da hoşlanmazlar. İnsanlar kategorizasyondan ve suni standartlara göre seleksiyona tabi tutulmaktan nefret ederler. İnsanlığın, "Nazi ırkçılığı" karşısındaki tavrı bunun ispatı niteliğindedir.(*)

Bu gün olmasa da yarın veya ileride bir gün herkes bu durumu hazmetmediğini bir şekilde ortaya koyar.

(*) Nadir Çomak.

-------------------------------------------------------------------

Sense of Belonging is Strengthened by Reliance and Sense of Justice

 

Yes, sense of belonging is based on individual choices. In other words, it must be considered as an identification experience with a group in which an individual can develop devotion and loyalty relationships. As it is known, sense of belonging may become stronger or weaker depending on the result of social and cultural influences. The possibilities and the needs of the individuals provided by the society and state to the individuals are of course very important for the sense of belonging...

Especially in low-educated societies, the needs of people are met through the state with the taxes of the community. Progress billing without working, appointments, promotions and assignments which seems to be unfair... In this case, those who provide benefits from such process, must feel loyalty to their workplace but they feel indepted to the arbiters and those who have the power. And this is no more than attributing all positive processes to the authorized person. This understanding and the related behaviors can be evaluated as ignorance and character weakness. And this kind of behavior causes division in the society, not the development of sense of belonging.

Yes, now let's get back in time. Not much more than 3 or 4 years back. In a private sector-like company which was not able to get over of the influence of the state, we saw behaviors exactly the same of these. On every occasion they applauded top actors in the head. They made them greater than they deserved. What about now? They went and forgotten. Nobody recalls their names.

There are those who say that it is a nice humanistic feature to be able to feel the sense of belonging, as well as those who assert that it is a very difficult human being. How does this issue vary from to what? Is the form of feeling of belonging really narrow? Not for some. If you remember, there are many youth who wear tight shoes to make their foots look smaller than it is. They are trained. Even if they hobble occasionally, they still keep on tracking a fictitious trace of what they have created in their mind. Like paying back a dept of gratitude.

Well, do we feel like we belong in the institution, organization or a voluntary enterprise we work in? Or are we just askew? The answer to this question should be sought in the quality standards that institution managers will set with employees and all stakeholders and whether they apply these standards themselves. If a member of an institution, a legal entity, or a volunteer organization is not happy and peaceful, there is no sense of belonging. People are not "things" and they do not like being shoved. They also do not like being marginalised or excluded. People hate being categorized and subjected to selection according to artificial standards. The proof of this is the attitude of mankind against "Nazi racism"(*).

Not today maybe, but tomorrow or someday in the future, everyone takes up a position and express that they don't put up with this situation.

 

(*) Nadir Çomak.

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI
Gökyüzü Haberci Android Market'te.

GÖKYÜZÜ HABERCİ E-DERGİ

TÜRKİYE HABERCİ E-GAZETE

Gökyüzü Haberci'yi Facebook'ta takip edin