Dr. Suat Sarı
Dr. Suat Sarı

Hayvan Sevgisi Ve Çevre Bilinci

Türkiye'nin birçok sorunu var. Bu sorunların başında ekonomi, trafik, ulaşım, altyapı, plansız yapılaşma gibi konular var. Ancak daha önceki makalelerimde de belirttiğim gibi, ikincil öneme sahip hayvan sevgisi ve çevre bilincini nedense çok önemsemiyoruz!
Bunun daha çok ailelerden gelen bir eğitim ve yönlendirme olduğunu düşünüyorum. Kuşkusuz burada en önemli unsur, aile büyüklerinin hayvan sevgisi ve çevre bilincinin olup olmadığıdır.
Toplumların gelişmişlik düzeylerindeki en önemli parametrelerden biride doğaya ve hayvanlara verdikleri önemden geçiyor.
Uygar bir toplum olabilmenin en büyük bileşeni doğaya, hayvanlara ve diğer insanlara duyulan sevgi ve saygıdır.
Çocuklarımızın ve öğrencilerin sokakta üşüyen hayvanlara yiyecek vermesi ve bu yardımın onlarda oluşturduğu mutluluğun gözlemlenmesi gerekiyor.
Bu amaçla okulların müfredatına eklenecek "Hayvan Sevgisi" dersi kapsamında öğrencilerin hayvan barınaklarına götürülmesi, öğrencilerin sevgi ve paylaşma duygularını geliştirecek ve böylece, yaşamak için bizlere ihtiyaç duyan hayvanların ihtiyaçlarının karşılanması sağlanacaktır.
Yanı sıra müfredata eklenecek, "Çevre Bilinci" dersi kapsamında öğrencilerimiz ağaç dikebilir, dikilen ağaçları sulayabilir, çevre temizliği gerçekleştirebilir. Benzer örnekler artırılabilir. Özetle, çevreden tamamen yalıtılmış ve dört duvar arasına sıkıştırılmış bir eğitimin özellikle duygusal gelişimi durduracağı, sorumsuz, duyarsız bireylerin ortaya çıkmasına neden olacağı görülmektedir.
Ağaçları ve çiçekleri kesmek, koparmak değil korumayı ve yaşatmayı, kızmayı değil sevmeyi ve önemsemeyi çocuklarımıza kazandırmak gerekir ve bu da ancak hayatın içinde mümkün olabilecektir. Eğitimin amacı yalnızca öğrencilerin maksimum performans testlerinden yüksek puanlar elde etmesi değildir. Uygar bir toplum hedefine ancak ve ancak bu tür dersleri içeren bir eğitim planlamasıyla ulaşabilir.
Hayvan sevgisi olan insanlar, merhametli insanlardır. Peygamberimiz Hz. Muhammed'in (sav) söylediği gibi; "Kalbinde merhamet olmayana cennet yoktur."
Yaşamımızın ayrılmaz parçası ve en yakın dostlarımız olan hayvanlar, çocukların gelişiminde de önemli rol oynuyor. Doğru ilişki kurulduğu takdirde, empati yeteneğinden, ahlâki değerlerin gelişimine kadar pek çok olumlu sonuç alınıyor.
Aşağıda ünlü yazarların hayvan sevgisine bakış açılarını bulacaksınız...
George Elliot: Açlıktan ölmekte olan bir köpeği alıp doyurursanız sizi ısırmaz. Bu köpekle insan arasındaki temel farktır.
Montaigne: Bir milletin büyüklüğü ve ahlaki gelişimi, hayvanlara olan davranış biçimi ile değerlendirilir.
Mahatma Gandhi: Hayvanlara karşı acımasız olan, iyi bir insan olamaz.
Ernest Hemingway: İnsan, ruhunun bir parçası olan hayvan sevgisini tadana kadar uyanmaz.
Geleceğimizin umudu çocuklarımızın, 23 Nisan Ulusal egemenlik ve çocuk bayramı kutlu olsun.

YAZARIN DİĞER YAZILARI
Gökyüzü Haberci Android Market'te.

GÖKYÜZÜ HABERCİ E-DERGİ

TÜRKİYE HABERCİ E-GAZETE

Gökyüzü Haberci'yi Facebook'ta takip edin