Faik Kaptan
Faik Kaptan

HIZIMIZ KESİLMEDEN, BİR KEZ DAHA;' VİRA BİSMİLLAH'


Esnaf sabah erken saatlerde Bismillah ile dükkanını açtığı zaman, ilk gelen müşterisinden parayı alırken, " Siftahı senden, bereketi Allah'tan" der.

 Biz de öyle olduk.

" Kitap yaz, kitap yaz" dediniz. Yazdım. Şükür bitti. Eksik olmasın, TAV Havalimanlarının şemsiyesi altında Sayın Sani Şener sponsor oldu. Birinciyi becerdik.

 Hızımız kesilmeden ikinciye niyetlendik İkincisi nasıl mı olacak? Hiç bilmiyorum. Bir Sani Bey daha çıkar mı? Onu da bilmiyorum. Sani Bey benim için bir şanstı. Sani Bey için çalışanlar kendi aralarında konuşurken " Sani Baba" derler. Tecrübeyle sabittir. Yaptığı her şey için bir kez daha teşekkürler. 

 Ne yapalım? Bulamazsak, yani olmazsa veririz bir yayınevine, beğenirlerse basarlar. Beğenmezlerse, " Beğenmeyen küçük kızını vermesin" der çocuklara miras bırakırız.

Önemli olan yaşananları, yaşamayanlara yaşatmak.

 İlk Kitap şimdi basım aşamasında.

Yani dükkanı açtık, siftahı yaptık.

Bereketi mi? Hızımı alamadım ikinciye Bismillah dedim.

Kendini beğenmişlik, şımarıklık yapmak istemiyorum. Bu sosyal medya denilen platformda yazdıklarımdan güzel dönüşümler aldım.

Cesaretlendim. Olacak gibi dedim. Öyleyse; " Bereketi Allah'tan" diyelim.

NELER OLACAK.

Kısa bir hayat hikayesi olacak.

Amasra Göçgün'de ocak başındaki doğumdan, İstanbul-Adapazarı-İstanbul üçgeninde geçen bir ömür. İstanbul'da başlayan ilkokul, devamı Adapazarı. Orta öğrenim Adapazarı. Bu süreçte hem okuma hem çalışma.

 Meslek mi? Kiremit fabrikasında önce semer ardından kanal tabancılık. Kabzımal katipliği. Pazarcılık. Fotoğrafçılık ve derken İstanbul Üniversite. Önce Hukuk Fakultesi. Hem de İstanbul Hukuka 4.lükle giriş. Ancak çok sevgili arkadaşım Naşit Berköz'ün elime tutuşturduğu arka kapı diplomasıyla Süleymaniye kapısından çıkış.

Daha sonra aniden başlayan gazetecilik sevdası ve okulu. Yüksek okulunu bitirip askerlik. Düz tabanlık burada da tam 24 ay. Son 24 ay yapan devre. 95. Dönem Yedeksubaylık. Ardından iki kez daha ihtiyat gidişi ve 1974 Kıbrıs Barış Harekatında Üsteğmen rütbesini takmak. Toplamda 28 ay askerlik.

 1971 Dünya gazetesinde mesleğe başlama. Daha sonra 1973 Hürriyet çatısı altında tam 44 yıl. Toplamda gazetecilikte 47 yıllık bir süreç.

 Birinci kitapta büyük çoğunluğu Atatürk Havalimanı olan hikayeler.

İkinci de ise daha çok Dünya Gazetesi, Hürriyet Haber Ajansı, Hürriyet Gazetesi ve Doğan Haber Ajansı İstihbarat servislerinde geçen unutulmaz olayların hikayeleri.

12 Mart 1971 Muhtırası ve o dönemde yaşananlar. Mahir Çayan ve arkadaşlarının Maltepe'den kaçtığı gün Selimiye Kışlasındaki yaşadıklarımız. Mahir ve Hüseyin'in Maltepe'de Sibel Erkan'ı rehin aldıkları evin önünde geçen üç gün ve çatışma sırasında yaşadıklarım.

 Hürriyet Haber Ajansı'nda ki günlerim. Memleketin dört bir tarafında çıkan olaylara merkezden takviye olarak gitmem. Kıbrıs Barış Harekatında önce ihtiyat olarak geçen 40 gün daha sonra da Kıbrıs'ta Hürriyet Muhabiri olarak geçen 2 yılım.

 Havalimanı Muhabirliğim sırasında 12 Eylül dönemi öncesi ve sonrası gittiğim bitmeyen gece çatışmaları ve de Atatürk Havalimanı'nda ilk kitapta yer bulamayan son hikayeler. Hepsi de gerçekten müthiş gazetecilik hikayeleri.

Evet hepsi bu kitapta olacak. Bunları da yazmam boynumun borcu oldu. Bilinmesi gereken çok şey var. İnşallah başarırım.

Cesaretlendim. Olacak gibi dedim. Öyleyse; " Bereketi Allah'tan" diyelim.

Vira Bismillah...

Not: Yakında çıkacak olan ilk kitabım nedeniyle yapılacak etkinlik için bildirimde bulunacağım. Bilginize.

Gökyüzü Haberci Android Market'te.

GÖKYÜZÜ HABERCİ E-DERGİ

Gökyüzü Haberci'yi Facebook'ta takip edin

FİRMALAR