Çetin Özbey
Çetin Özbey

Her şeyimiz Yalan. Bu Günlerde "Nasılsın" Sualini " İyiyim " Diye Cevaplarken Çarpılacağız

24.9.2018 tarihinde Airporthaber'e yazdığım bir yazı için gönderilen yorumda havalimanında görevli bir arkadaşımız şöyle diyordu. "Havalimanı tam bir yalan dünyası, burada işe başladığımızdan beri yalancı olduk çıktık." Bu söze büyük ölçüde katılıyorum. Büyüklerimizi göre göre, onlara baka baka bizler de benzedik onlara. Bu düşünceler bu konuyu tekrar sizlere sunmama neden oldu.
Nedeni bilinmez ama biz insanlar son zamanlarda " Yalan"  konusunda çok büyük ihtisas sahibi olduk. Kendimizi mi geliştirdik, yoksa iş ve yaşam ortamı ve şartlarımı bizleri  bu özel ihtisas konusuna meraklı uzman yaptı?
Kimisi yaşama, diğeri işine bir diğeri ise sağa sola daha iyi tutunabilmek için bu yola başvuruyor kuşkusuz. Getirisi var mı? Şüphesiz var ki insanoğlu her gün bir yenisini düşünüyor, bir yenisini yoğuruyor zihninde. Yazıyor, sahneliyor ve de oynuyor.
Peter Dunne'nin ifade ettiği üzere "Belli bir amaçla söylenen yalan, en ahlaksız yalan biçimidir ancak en çok da o işe yarar." Bu doğru ve her gün değişik örneklerini dinliyor ve görüyoruz.
Evet;  bu konuda insanlara yön gösteren kitaplar bile var artık. Duygular ve mikro mimikler konusunda dünya çapında tanınan psikolog Paul Ekman'ın kitabı "Yalan Söylediğimi nasıl anladın?"
Detaylı yüz analizinde öncü olan ve başkalarının hislerinin anlaşılmasını sağlayan bu usta yazarın kitabı bizi bu konuda çok büyük ölçüde aydınlatıyor.
Bu kitabı iki kere ve çok büyük bir dikkatle okudum. Şimdi çoğu zaman yaptığım gibi bu kitabı sizlere okumanız için tavsiye edeceğimi düşünmeyin. Tavsiye falan etmiyorum. Hatta okumayın diyorum. Okumayın ki, size kimlerin yalan söylediğini anlamayın. Mimiklerine bakıp, gülümsemelerini değerlendirip o insanlardan soğumayın. Adı geçen kitap bu konuyu o denli net ve açık anlatıyor ki, bu sonuç nerede ise kaçınılmaz. Aynı gece yatağınıza yatıp, meğer doğru konuşanlar ne kadar azmış diyerek bu konuda uğradığınız hüsranı her akşam tekrar tekrar yaşamayın.
Ben psikolog değilim. Duyguları ölçümlemeyi ve değerlendirmeyi her insan kadar ancak becerebilirim. Daha fazla değil. Ama yalan söylemenin, hele hele iyi yalan kurgulamanın aşırı zeki olmayı gerektirdiğini bilirim. Aptal insanlardan iyi bir yalancı olmaz. En azından kime ne söylediğini unutur ve bir gün sonra aynı insana, aynı konuda başka bir kurgu anlatabilir. Bunu yaşadınız mı diye sorarsanız?
Cevap evet, hem de çok.
İnsanların yalan söyleme alışkanlıkları oluştu artık. Belki de hayli uğraşmışlardır bu kötü alışkanlıktan vazgeçebilmek için. Bir nedenle becerememişler ki zaman içinde bu alışkanlık ihtiyaç haline dönüşmüş. Daha iyi yaşamak için, daha fazla göze girmek ve iş yerinde daha yükseklere tırmanabilmek için. Yalancılık artık bir meslek oldu diyebiliriz. Etrafımızda o kadar "Usta" var ki, düşündükçe şaşırıyorum. İş yaşamında bir üst makama çıkmak için söylenilen yalanlara ve siyasilerimize bakınca nedense şaşkınlığım geçiyor.

YAZARIN DİĞER YAZILARI
Gökyüzü Haberci Android Market'te.

GÖKYÜZÜ HABERCİ E-DERGİ

TÜRKİYE HABERCİ E-GAZETE

Gökyüzü Haberci'yi Facebook'ta takip edin
Bumerang - Yazarkafe