Çetin Özbey
Çetin Özbey

Moso Ağacı Ve İnsan

Uzak Doğu'da ve bataklıklarda çok ama çok zor şartlar altında yetişen bir ağaçtır Moso Ağacı. Bu ağacın özelliği diğer ağaçlar gibi sıradan bir hayatının olmamasıdır. Bir bambu ağacı türü olan Moso, diğer iklim koşullarında ve toprak türlerinde, bataklıklarda olduğu kadar etkin bir yaşam sürememektedir.
Moso ağacı 50-60 cm'lik bir fidan olarak dikildikten sonra 5 yıl boyunca hiçbir büyüme, gelişme göstermez. Ancak bu süre içinde hiçbir zaman unutmadığı bir şey vardır: 5 yıl sonra her gün 35- 40 cm büyümek, yaklaşık iki ay içinde de 30 metrelik bir boya ulaşmak. İşte bu düşünce ile Moso ağacı her gün, bataklığın derinliklerinde kaybolan, kendisinin hayatta kalmasını sağlayacak minerallere ulaşmak için yüz metrelerce kök salmaya devam eder. Hayatta kalmasını sağlayacak olan bu kökler aynı zamanda 5 yıl sonunda uzun bir ağaç olduğu zaman şiddetli fırtınalı günlerde onu hayata bağlayacak olup, bunlara karşı göğüs gerip olabilecek her şeye rağmen dimdik ayakta kalabilecektir.
Moso ağacını bu seviyeye getiren en önemli özellikleri ise, hedefine olan bağlılığı ve inancıyla birlikte gereken bedeli zamanında ödemesi ve hiç bıkmadan usanmadan azimle ve sabırlı yoluna devam edebilmesidir. Hayatta biz insanların en çok yaptığımız hatalardan biri de nereye gidecek olduğumuzu bilmemektir. Bazen bildiğimizi düşünsek de aslına bakarsanız bilmediğimizin bile farkında değilizdir. Bilen kişilerin de büyük bir çoğunluğu da önüne en küçük kaya parçası şeklinde bir engel çıktığı zaman engeli kaldırmak için çaba göstermek yerine kaya parçasının yanından, etrafından dolaşmayı tercih ederek kolay bir yaşam peşindedirler. Hayatınızda önünüze engel çıkması kadar doğal bir olay yoktur, ancak bunların doğru çözümü ortada kuyu var yandan geç değil, o engellerin zamanında önümüzden kaldırılmasıdır. Unutmayalım ki kaldırılmayan engeller günün birinde daha büyük bir şekilde karşımıza tekrar çıkacaktır.
Moso ağacı gibi bir gün birden bire ve hızla değişebilirsiniz. Hayatta ne yapıyor olursanız olun o işe başladıktan bazen birkaç gün, hafta belki de birkaç ay sonra "hiçbir şey olmuyor, bir şey değişmiyor" diye düşünmeden ısrarla ve sabırla attığınız ve atacak olduğunuz her kök sayesinde içten içe büyüdüğünüzü düşünün. Unutmayın ki testinin dışına sızan testinin içindekidir. Eğer içinizde yeterince güç, enerji birikmemişse bunun gün yüzüne çıkmasını beklemek kendinizin farkına varmamanız demektir. Kendinizi tanıma ve hedefleriniz, idealleriniz için çıkacak olduğunuz bu başarı yolculuğunda unutmayın ki zaman zaman türbülanslar olabilir, önemli olan bu anda verdiğiniz karardır.
Zannederim ki bu ağacı ikinci kez anlatıyorum. Bu kez yazılarımı okuyup uydurma bir adres ile mail atan değerli Sivil Havacılık mensubu okurum için aynı konuya değiniyorum. Bu ağacın gelişiminde ders alınabilecek çok şey bulacaksınız. Anlattıklarınız ve dört senede hakkınızın yendiğini söylemeniz çok şaşırtıcı. Yönetiminizi tasvip etmiyorum ama bu kadar da değil. Kendinizi büyük görmeyin. Dört senede toprakta daha elli santimlik bir kökünüz bile oluşmamıştır. Evet, bu ağaçtan ders alın. Hatırlamak için bakarken Dr. Davut Karaman Beyin konuyu benden çok daha iyi anlattığını fark ettim. Onun deyişini sizlerle paylaştım. Diğer yazılarını Ekovitrin'de bulabilirsiniz. Güzel konulara değiniyorlar.

YAZARIN DİĞER YAZILARI
Gökyüzü Haberci Android Market'te.

GÖKYÜZÜ HABERCİ E-DERGİ

TÜRKİYE HABERCİ E-GAZETE

Gökyüzü Haberci'yi Facebook'ta takip edin