Faik Kaptan
Faik Kaptan

"HAYAT SİZE HAK ETTİĞİNİZ GÜZELLİĞİ VERİR..." BU DA BENİM FELSEFEM...

İstanbul Havalimanı'nda çok yoğun bir haftayı geride bıraktık. "İstanbul Havalimanları Muhabirleri Derneği" olarak önce Basın Odamızın açılışını yaptık. Açılışımızı Ulaştırma ve Altyapı Bakanımız Sayın Mehmet Cahit Turhan yaptı. Açılıştan sonra Sayın Turhan ve tüm davetlilerle birlikte iftar davetine katıldık. Başta Sayın Bakanımız olmak üzere bizi bu günümüzde yalnız bırakmayan Bakanlık, DHMİ ve İGA yetkilileri olmak üzere tüm davetlilere teşekkür ederim.
Tabi benim için en özel an ise Atatürk Havalimanı'nda görev yaptığım 40 yılımı kapsayan süre içinde yaşadığım ve en ilginç olayları yazdığım " Atatürk Havalimanı'nda 40 Yıl" adlı kitabımı Sayın Bakanımız Mehmet Cahit Turhan'a taktim ettiğim andır. Sağ olsun güzel dileklerini iletti.
Atatürk Havalimanı'ndan sonra yaklaşık bir buçuk aydır İstanbul Havalimanı'ndayım. Sizlerle bu geçişi pek paylaşmadım. Gerçekten İstanbul'un göbeğindeki bir milyon metrekare üzerine kurulu ve 40 yıl görev yaptığım Atatürk Havalimanı'ndan, kentin yaklaşık 50-60 Km kuzeyinde 10 Milyon metrekare üzerine kurulu devasa İstanbul Havalimanı'na geçiş tahmin ettiğiniz gibi öyle pek kolay olmadı.
Ancak insan zamanla alışıyor. Buradan kendi özelime geçmek istersem şunları yazabilirim:

BOŞTA DOLAŞMAK!

"Kendimi ergen olarak kabul ettiğim yaştan beri en çok canımı sıkan anlar boş boş dolanıp hiç
bir işe yaramadığımı hissettiğim anlardır.
Yani halk deyimi ile, " Boş gezenin boş kalfası " hesabı".
Bunu Atatürk Havalimanı'ndaki son günlerimde biraz yaşadım.
Kitabım basılmış, yaklaşık 6 ay süreyle de gerekli dağıtımı yapılmıştı.
Bu konuda Sani Şener Beyin ve arkadaşlarının desteği ve yardımları unutulmazdı. Arta kalan son altı ay içinde de Ali Şirin kardeşimden emanet aldığım bir tarayıcı ile mesleğe başladığım tarihten beri elimde bulunan renkli ve siyah beyaz filmleri dijital ortama aktardım.
Pek yapacak işim kalmadı. Kimsenin de bir şey dediği yoktu.
Bu arada yeni havalimanı taşınma tarihine yani 7 Nisan 2019'a da bir ay kadar süre kaldı.
İşte boşta dolanma süremi bu sırada yaşadım. Yapacak bir şey yoktu.
Sani Beyle kitap konusundaki karar konuşmasını yaptığımız zaman kendisine "Yeni havalimanı inşaatı bitip taşınma kararı alındığı zaman, "Dükkanı beraber kapatırız" dedim. O da 'Tabi' dedi.
Evet dükkan 7 Nisan'da kapanıyordu. Artık bize de yol görünüyordu.
Sani Beyi arayıp kendisine her şey için teşekkür etmek ve helalleşmek istedim. Ancak bir türlü kendisine ulaşamadım.
Sani Beye ulaşmak gerçekten çok zordu. İki günde bir ya Avrupa'nın, Ortadoğu'nun ya da Uzak doğunun bir ülkesine gidiyordu. Sanırım Türkiye'de ondan daha çok uçan kimse yoktur.
Ben de sanırım bu nedenlerden dolayı ulaşamadım. Ancak daha sonra kendisine mail yoluyla ulaştım ve helalliğimi aldım. Buradan bir kez daha kendisine sonsuz teşekkürler.
CELAL UÇAN AKLIMI ÇELDİ.
Muhabirliğim 2016 yılının Eylül ayında bitti. TAV ile de, kitap nedeniyle beraberliğimiz 2019 yılı Mart ayında sona erdi.
Bana tahsis edilen odamı toplamaya başladım. Bundan sonra bizi artık Adapazarı'ndaki arkadaşlarım ve beni bekleyen memleketim Cennet Amasra'da ki günlerim olacaktı.
Bu toparlanma sırasında bir gün odama benim kurduğum İstanbul Havalimanları Muhabirleri Derneğinin Başkanı sevgili Celal Uçan geldi karşıma oturdu. Biraz hoş beşten sonra Celal kardeşim bana aynen şunları söyledi:
"Abi bizler seni orada görmek istiyoruz. Yeni havalimanında bizimle beraber olmanı istiyoruz. Bunu arkadaşlarımızla oturup karar verdik. Bizi yalnız bırakma. Sana orada ihtiyacımız var. Merak etme basın odamız hazır. Senin masan bile hazır."
İnanıyor musunuz, bu sözler karşısında beynim uğulduyordu. Tüylerim diken diken oldu. Dört damarı değişmiş kalbim yerinden fırlayacak gibiydi.
Öylece Celal'in yüzüne baktım ve önce teşekkür ederek, " Beni çok mutlu ettiniz. Onur duydum. Elimden geldiğini yaparım Celal" diyebildim.
İSTANBUL HAVALİMANI'NDA İLK GÜNÜM.
Celal Uçan, taşınma süresinden önce yeni havalimanına sık sık gidiyordu. Başta Gökhan, Hatice ve Begüm olmak üzere İGA'nın tüm Kurumsal görevlileriyle görüşüyordu. Ben ise oraya sadece inşaat döneminde iki kez gittim. Bittikten sonra hiç gitmedim. Açılışında bile yoktum. Zira o zaman gazetecilik görevim yoktu.
Taşınma tamamlandı, bizim de yeni havalimanına gitme zamanımız geldi. İlk olarak Belediye Otobüsü ile gittim. Terminale girdiğim zaman gerçekten bu kadar güzel bir bina bulacağımı sanmıyordum.
Tavanlar o kadar yüksekti ki tüm sesleri emiyordu. Ortalıkta çıt çıkmıyordu. Mesafeler arası uzaktı. Zamanla alışılırdı. İlk gözlemim olumluydu.
Odamıza girdim, geniş ve çok kullanışlı güzel bir odaydı. Orada görev yapan dernek üyesi arkadaşlarımın hepsinin birer masası vardı.
Celal ve yönetimdeki arkadaşları sorunları tek tek çözüyorlardı.
Rahatlamıştım. Masama oturdum ve bana verilen dolapları ve çekmeceleri yerleştirdim.
Yaklaşık bir buçuk aydır buradayız. Hızla geçen bir süreçteyiz. Derneğimizin olağan genel kurulunu yaptık ve yönetimin başına tekrar Celal Uçan'ı getirdik.
Yeni odamızın resmi açılışını yukarda da belirttiğim gibi Ulaştırma ve Altyapı Bakanımız Sayın Mehmet Cahit Turhan yaptı. Daha sonra da iftarımızda beraber olduk.
Sonuç olarak evet arkadaşlar İstanbul Havalimanı günlerimiz başladı ve şimdilik güzel gidiyor.
Yeni güzelliklerde tekrar buluşmak üzere...

Gökyüzü Haberci Android Market'te.

GÖKYÜZÜ HABERCİ E-DERGİ

Gökyüzü Haberci'yi Facebook'ta takip edin