Çetin Özbey
Çetin Özbey

İşe Doğru Adam Almak Sizi Her Zaman Rahat Ettirir. Krizde Bile.

Bu anlatımı çok önceleri okumuştum. THY'de çalıştığım dönemlerde. Not almışım. Nereden aldığımı yazmamışım. Hatta yanlış hatırlamıyorsam bir kriz döneminde çalışan arkadaşlarım ile paylaşmıştım.
Yıllar önce bir çiftçi, fırtınası bol olan bir tepede bir çiftlik satın almıştı. Yerleştikten sonra ilk işi bir yardımcı aramak oldu. Ama ne yakındaki köylerden ne de uzaktakilerden kimse onun çiftliğinde çalışmak istemiyordu. Bu iş için müracaat edenlerin hemen hemen hepsi çiftliğin yerini görünce orada çalışmaktan vaz geçiyordu. Nedeni ise, çiftliğin bulunduğu tepenin tüm yöre halkınca tanınmasıydı. Çalışmak istememeleri bir tarafa "bu tepe çok fırtınalıdır, siz de vazgeçseniz iyi olur" diyerek çiftlik sahibinin moralini iyice bozuyorlardı.
Bir süre sonra, çelimsiz, orta yaşı geçkince bir adam çitlikte çalışmayı kabul eder. Adamın haline, çelimsiz fiziğine bakıp "çiftlik işlerinden anlar mısın?" diye sormadan edemez çiftlik sahibi. Sorusunun 'Sayılır, fırtına çıktığında uyuyabilirim' şeklinde" cevaplanmış olması patronun kaygılarını artırsa da çaresiz onu işe kabul eder. Ama aldığı cevabın ilgisizliği de bir türlü aklından çıkmaz.
Haftalar geçtikçe yardımcının çiftlik işlerini düzenli olarak yürüttüğünü görmek tabii ki patronun içini rahatlatmıştır"
Ben fırtına çıktığında uyuyabilirim"
Ta ki, rüzgârlı tepenin tüm hırçın marifetini gösterdiği o fırtınalı geceye kadar: Gece yarısı, fırtınanın o müthiş uğultusu çiftlik sahibini yatağından fırlatır. O güne kadar yörede görülmemiş kuvvetteki bu fırtınanın tüm binayı çatırdatmasına rağmen yardımcının halen odasında yatıyor olması patronu adeta delirtir. O hırsla patron yardımcının odasına koşar. "Kalk, çabuk kalk, büyük fırtına çıktı. Her şeyi uçurmadan yapabileceklerimizi yapalım." diye bağırır.
Yardımcı yatağından bile doğrulmadan uykulu bir sesle, patronunu cevaplar. "Boş verin efendim, sizde gidip yatın. İşe girerken ben size fırtına çıktığında uyuyabilirim demiştim ya."  Çiftlik sahibi yardımcısının bu rahatlığına çıldırır. Ertesi sabah ilk işi tabii ki bu adamı işten kovmak olacaktır ama şu anda fırtınanın çiftliğe vereceği zararı önleme çarelerinin araştırılmasının zamanıydı.
Dışarı çıkıp, önce saman balyalarının istiflendiği kulübeye koşar. Saman balyalarının birleştirilmiş ve üzerleri muşamba ile örtülerek, sıkıca bağlanmış olduğunu görür. Sonra koşar adım ahıra yönelir zar zor. İneklerin tamamı bahçeden ahıra sokulmuş, ahırın kapısı kilitlenmiş ve arkadan yapılan çift destek ile fırtınaya daha dayanıklı hale getirilmişti. Patron koşarcasına tekrar eve yönelir ve evin kepenklerinin tamamının sürgülenmiş olduğunu ve bu anlamda da güvenliğin sağlandığını görmek onu iyice şaşırtır. Alet, edevat ve tüm malzemelerin toplanarak sahanlığın en rüzgâr almayan köşesinde bulunan madeni tezgâhın altına istiflenerek yerleştirilmiş olduğunu görür. Kuyunun ağzının toz toprak girmemesi için kapatılmış ve de konulan kapağın yere, betona saplanmış olan demir kazıklara kalın tel ile bağlanarak, kuyuya, toz, moloz girmemesi hususunun da sağlama alınmış olduğunu görmek çiftlik sahibini iyice rahatlatmıştı.
Çiftlikte fırtınaya karşı gerekli tüm tedbirlerin eksiksiz, hatta fazlası ile alınmış olduğunu görmenin huzuru içindeki çiftlik sahibi odasına döner ve fırtına tüm gücü ile uğuldamaya devam ederken yatağına uzanır. Gülümseyerek, gözlerini kapatır ve "BEN FIRTINA ÇIKTIĞINDA DA UYUYABİLİRİM" diye mırıldanır kendi kendine.
Evet, muhtemel sıkıntılara manen, maddeten ve zihnen ( bilgi, plan ), hazırsanız, fırtına çıktığında sizde uyuyabilirsiniz. Hem de tüm yaşamınız boyunca.

YAZARIN DİĞER YAZILARI
Gökyüzü Haberci Android Market'te.

GÖKYÜZÜ HABERCİ E-DERGİ

Gökyüzü Haberci'yi Facebook'ta takip edin