Çetin Özbey
Çetin Özbey

Bu Ne Tür Bir Sendika (?) Bu Nasıl Bir Patron (?)

Çok senelerce önceydi. 1968-1969. THY'de çalışmaya başlamadan önce tanıştığım bir beyefendiyi hiç unutamam.Rahmetler diliyorum. Bir şirket sahibiydi. O şirket bugün aynı isimle çalışmaya devam ediyor mu bilemiyorum. O zamanlar işleri çok iyiydi. Bir gün daveti üzerine fabrikasına gitmiştim. Bir fabrikada bulunması gerekenden hayli büyük bir toplantı salonunun bulunduğunu ve de işçilerin burada toplanmış olduğunu gördüm. Dostum beni gezdirirken "Burada da yöneticiler ve zaman zaman da personel toplantı yapar" dedi ve süratle geçti salonun önünden. Salona, içeridekilere bakmak istemediğini hissettim. İçerideki kalabalığın ne olduğunu sordum. Cevap enteresandı. "Ha, falan Sendika bizim personelle görüşmek istedi. Arada bir böyle talepler oluyor ve de bu salonu kendilerine tahsis ediyoruz." İçeride hiç yönetici var mı diye sordum haliyle, cevap çok kısaydı. "Onların işi yöneticiler ile değil."
Üretim mahallinin dolaşılmasını takiben odasına gittik. Ve anlattı. Toplantıda Sendika çalışanlarımızı üye yapmak istediklerini söyler, bizim işçi arkadaşlar Sendikaya üye olmaları halinde kendilerine nasıl bir avantaj sağlanacağını sorarlar, onlarda anlatır. Maaşlara zam vb. konular. İşçiler onları cevaplar. Biz zaten makul ve yeterli zammı muntazaman alıyoruz.  Maaşlarımızdan bir şikâyetimiz yok ve bir işçimiz emekli olunca onun oğlu veya bir yakını işe alınıyor. İzin falan sıkıntımız hiç olmadı, hiçbir işyerinde bulunmayan seviyede sağlık hizmeti alıyoruz. Eşim hastane de doğum yaptı vb... Sizin bize bunların üzerinde sağlayacağınız bir avantaj varsa söyleyin."
Alışılagelen toplantı bu minvalde sürer ve noktalanırmış. "Bu toplantının fabrikada yapılmasına izin vermezsem, işçilerim için dışarıda sıkıntı doğar, onu da arzu etmem"diye ilave etti. Kendisine haliyle "Tüm bunlara rağmen bir veya birkaç işçiniz sendikalaşmaya rağbet gösterse ne olur? Diye sordum. Cevap yine insancıldı. "Doğrusunu istersen bilemiyorum. Bu güne kadar böyle bir durum hiç vaki olmadı ki.  Herhalde çalışanımızı ikna etmeye çalışırız. Firmamızın işçilere tanıdığı avantaj ve imkânların bir Sendikanın çalışmaları ile verildiğinin düşünülebilecek olması bile beni üzer. Ben arkadaşlarıma güvenirim. Kaldı ki yaklaşık iki senede bir tekrarlanan bu toplantıların sonunda Sendika Yöneticilerinin de beni ziyaret edip işçilerimizin çalışma şartları nedeni ile teşekkür ettiklerini de unutmam."
Odasında çok güzel bir kaligrafi ile yazılmış ve çerçevelenmiş bir deyiş bulunuyordu." EN BÜYÜK SERMAYEMİZ, ÇALIŞANLARIMIZDIR" galiba işin sırrı bu deyişteydi.
Evet, dostum hem patron hem de işçilerin Sendika Temsilcisiydi adeta.
Tekrar rahmetler diliyorum.

YAZARIN DİĞER YAZILARI
Gökyüzü Haberci Android Market'te.

GÖKYÜZÜ HABERCİ E-DERGİ

Gökyüzü Haberci'yi Facebook'ta takip edin