Çetin Özbey
Çetin Özbey

Corona Bile İnsan Ayırımı Yapıyor (?)

Solomon adalarında yaşayan yerlilerin ilginç bir ağaç kesme yöntemi olduğunu biliyor muydunuz? Elektronik testere gibi teknolojik nimetlerden mahrum olan yerliler, baltayla kesemeyecekleri kadar kalın bir ağacı üfleyerek deviriyorlarmış. Evet, yanlış okumadınız üfleyerek. Baltayla deviremeyeceklerini düşündükleri ağacın karşısına hep birlikte dizilip bir ağızdan ağaca kötü sözler fısıldıyorlarmış. Bunu yaparken her bir ağacın içinde bir ruh taşıdığına inanıyorlar ve kötü sözlerin bu ruhu güçlendirip ağacı terk etmesini bekliyorlarmış. İnanın veya inanmayın. Bir süre sonra ağaç kurumaya yüz tutuyor ve ardından da devriliyormuş. Onları ülkemize davet etsek kötü olanlarla birlikte Corona'ya da üflerler mi acaba. Bu dünyada onlara o kadar fazla iş var ki, şaşırır kalır adamlar.
Hatırlar mısınız 2019 yılında ne demişti Arzum Uzun. "Dünya avamlığın yükselişine şahit oluyor dostlar." diyor. Evet; Amerika seçimlerini cahil cahil bağıran, göz göre göre ırkçılık yapan Trumph'un kazanması bile bunun ispatı. Bir şey ne kadar basit, ne kadar ucuz, ne kadar içi boşsa o kadar değer görüyor. Belki insanları bu rahatlatıyor. Belki de insanlar içlerindeki ucuzluğu bu yolla dışa vuruyor. Avamı seviyor insanoğlu. Avama yüz veriyor. Avamı yüceltiyor. Üstümüze üstümüze sağdan soldan cahillik yağıyor. Ne kadar az bilirse insanlar, o kadar çok konuşuyor.
Bakıyorsunuz sağa, sola. Okuyorsunuz yazdıklarını. Dinliyorsunuz konuştuklarını. Ufkunuz iyiden iyiye kararıyor. Konuda sohbet edecek insan arıyorsunuz. Yok mu? Var tabii. Konu her ne ise aynı görüşte iseniz rahat rahat konuşabilir, tartışabilirsiniz. Şayet, aynı görüşü paylaşmıyorsanız tartışmak bir tarafa, konuşmak bile mümkün değil. Size hiç düşünmediğiniz, olmadığınız her şeyi yakıştırıyorlar.
İşte içinde bulunduğumuz durumun kısa öz anlatımı. İnsanlar bir şekilde ayrışmış ve yahut ayrıştırılmışlar.
Hani derler ya; "Ölüm Köle ile Kıralı Eşit Kılar." Corona'da ölüm gibi diye konuşmuştuk ilk geldiğinde. Fakire zengine bakmıyor. Falan partiden filan siyasi teşekkülden diye tam bir ayırım da yapmıyor. Ciğerine yerleştiği insan kim olursa olsun, hastanelik ediyordu. Tam da öyle değil gibi. Sanki iyi korunanlara gücü yetmiyor. Corona bulaşacağı zaman iyi korunan insan ve İyi korunamayan insan ayırımı yapıyor. Nedeni mi?  Bazılarımızın çalışma zorunda olması. Evet;  konuya bu noktadan bakınca tuzu kuru olanlar evinde oturuyor, diğer grup ise dışarı çıkmaya ve de çalışmaya mecbur. İşyerini kapatanların durumu ise iyice kötü. İşten çıkartılanlar hepten sokakta. TUİK önünde kuyruktalar. İş arıyorlar. Önlemleri uygulamaları zor, hatta mümkün değil.  8 saat kuyrukta bekleyen insan o süre zarfında elini bile yıkayamaz. Ne sosyal mesafeyi uygulayabiliyorlar ne de diğerlerini. Önümüzdeki günlerde de Allah onları korusun. Tabii hepimizi.
Günler geçti. Bir noktaya geldik. Daha iyi değerlendirebiliyor ve yorumlayabiliyoruz. Normale dönüş yaklaştıkça, bu noktaya gelince Corona'nın, bu minik akılsız virüsün de ayırım yaptığını daha doğrusu bizlerin yaşam şartlarının onu buna zorladığını düşünmemiz hata olmasa gerek. Onları ülkemize davet etmektense bizler Solomon adası yerlileri gibi yapsak, hep bir ağızdan ona kötü sözler fısıldasak kurur veya ülkemizi terk eder mi acaba?

YAZARIN DİĞER YAZILARI
Gökyüzü Haberci Android Market'te.

GÖKYÜZÜ HABERCİ E-DERGİ

Gökyüzü Haberci'yi Facebook'ta takip edin