Çetin Özbey
Çetin Özbey

Yaşamdan Ezgiler çetin

Bir gelin kaynana hikâyesi.


 


Sevgi üzerine kaleme alınmış hayli fazla yazı gelip gidiyor internette.


Çoğunluğu güzel ve öğretici.


Geçtiğimiz günlerde eşim bu konuda bir hikâye anlattı.


Televizyon kanallarının birinde, yaşanmışları konu eden bir programda anlatmışlar.


Sahiden yaşanmış mı?


Yoksa yakıştırmamı bilemiyorum.


Bu hikâyeden neden fazla etkilendiğimi de bilemiyorum, belki de eşim anlattığı içindir.


Malum gelin kaynana hikâyeleri hayli fazladır.


Tıpkı laz fıkraları gibi herkesin dağarcığında bir kaç örnek bulunur.


"Anadolu'da kasabanın birinde birbiri ile tamamı ile zıt yapı ve karakterde bir gelin ile kaynana çoğunluk gibi aynı evde yaşarmış.


Bu ikili birbirlerinin her söylediğini yanlış anlamaya ve yanlış yorumlamaya hazırlarmış adeta. Gelinin her söylediği kabahat, kaynananın canım demesi ise canın çıksın misali anlaşılırmış.


Gel gelelim gelin hanım, eşine çok bağlıymış ve de eşini çok severmiş.


Bu sevgi onu senelerce kayınvalide eziyetini sessizce çekmeye zorunlu kılmış.


Seneler böylece akıp gitmiş.


Canına tak dediği bir günün tüm gecesi gelin sıkıntıdan uyuyamamış sabaha kadar. Ve Allaha kayınvalidesinin canını alması için yakarmış. Günaha girdiği düşüncesi onu çok rahatsız etmiş ama çektikleri ve yaşadıklarını düşününce ısrarcı olmuş duasında. Sabaha kadar duasını sürdürmüş.


Ertesi gün gelinin aklına, köyün hastalarına şifa veren ve köy ahalisinin tüm sıkıntılarına derman olan ihtiyar bilge gelmiş. Kalkmış ona gitmiş.


"Kayınvalidem sonunda beni eşimden edecek. Ne desem, ne yapsam kabahat oluyor. Artık dayanamıyorum. Beni bu sıkıntıdan kurtar diyerek" derdini ihtiyar bilgeye açmış.


İhtiyar bilgenin peki benim ne yapmamı istersin? Sualini ise "iki gündür tanrıya kayınvalidemin canını alması için yakarıyorum, bana yardım et diyerek cevaplamış.


İhtiyar bilge düşünmüş ve kısa bir süre sonra "Peki sana bir ilaç hazırlayacağım, bu ilacı kayınvalidenin akşam yemeğine iki damla damlatacaksın. Bir ay sonra kayınvaliden ölecek, sende bu sıkıntıdan kurtulacaksın diyerek çözüm önerisinde bulunmuş.


Gelin bunu duyunca sevinmiş tabii ki, ancak bu sevinci kısa sürmüş."İyi de kayınvalidem ölünce benim yemeğine ilaç karıştırdığım anlaşılır, ömrümün geri kalan kısmını hapiste geçiririm. Sonuçta yine eşimde ayrı düşerim"endişesini dile getirmiş.


Bilgenin bu ilacın hiçbir tahlilde belirlenmesinin mümkün olmadığı yönünde verdiği garanti gelini ikna etmiş.


Bilge ilacı hazırlamış ve tam geline vereceği sırada "Şimdi beni iyi dinle; bu ilacın etkisini söylediğim süre içerisinde göstermesi için, kayınvaliden ile hiç münakaşa etmemen, onu hiçbir şekilde kötü cevaplamaman, ona saygılı davranman ve sanki çok iyi anlaşan bir gelin kaynanaymışsınız gibi hareket etmen gerekir, bunu yapabilecek misin? diye sormuş. Eninde sonunda bu sıkıntıdan kurtulacağını düşünen gelin, bilgeye tüm söylediklerini eksiksiz yapacağını ifade ederek ilacı almış.


Gelin kayınvalidesinin yemeğine iki damla bu ilaçtan koydukça, kayınvalidesinin tüm davranışlarının düzeldiğini görmüş. Eskiden "Gelin buraya gel" diye bar bar bağıran kayınvalidenin kendisine kızım buraya gelebilir misin, ev halkına; "gelinim bu gün çok yoruldu şu işi de ben yapayım" demesi" onu şaşırtmaya başlamış.


Yirmi gün sonra, soğuk bir gecede, uyurken kayınvalidesinin üzerini sevgi ile örttüğünü fark eden gelin ertesi sabah koşa koşa ihtiyar bilgeye gitmiş,"Bu ilaç kayınvalideme ne yaptı bilemiyorum? Bana gelini gibi değil de kızı imişim gibi davranıyor, her hareketi sevgi dolu, beni öz kızından ayırmaz oldu, ben ne ettim, kayınvalidemin ölmesini istemiyorum ona yirmi gündür verdiğim ilacın ne gibi tesiri olacak onu da bilemiyorum, çok pişmanım" diyerek yardım dilemiş.


Gülümseyen ihtiyar bilge, gelinin elini sevgi ile tutmuş ve onu yanına oturtmuş. "Bak kızım, üzülme kayınvalidene bir şey olmayacak, sen her gece onun yemeğine zehir koymadın. Kayınvalidenin yemeğine koyduğun yalnız iki damlacık sevgiydi, başka bir şey değil. Bunun hiçbir canlıya zararı dokunmaz. Hiç kimseyi öldürmez. Aksine daha güzel ve anlamlı kılar o canlının yaşamını. Sen sevgi ile davrandın, sevgi buldun. Saygı ile davrandın, saygı gördün. Sen ektiğini biçtin. Şimdi git evine ve ailenle mutlu yaşa" diyerek onu uğurlamış.


 


575 Yıl öncesinin yönetim ve


 liderlik anlayışı


 


Yerli ve Yabancı ne kadar da çok kitap var,


Çalışanlara yönetim sanatını öğretmeye çalışan ve de lider olmanın sırlarını veren.


Her kitapçının "Kişisel Gelişim" standı bunlarla dolu. Biliyorsunuz bu tür kitaplar son senelerde iyice çoğaldı.


Yine Net kitapevinde bu tür kitaplar arasında gezinirken, bir tanesi dikkatimi çekti.


Tabii ki hemen aldım.


Almaya aldımda baktım ki bu kitap 1432 yanlış okumadınız veya benim yanlış yazdığımı düşünmeyin 1432 yılında doğmuş bir insanın yöneticilik anlayışını ve liderlik konusuna bakışını ortaya koyan uygulamalarını anlatıyor.


1432, şimdi 2007'deyiz. Yani bundan 575 yıl öncenin bakışını bize anlatan bir yazım.


İçinde innovation vb. son dönemin moda kelimeleri bulunmayan bunların üzerine sayfalar bina etmeyen değişik bir kitap.


İlk bakışta 575 yıl öncesinin uygulamaları bize ne kadar yol gösterir diye düşüneceksiniz mutlak.


Ve de haklısınız böyle düşünmekte. Ben de kitabı elime alınca, bir iki sayfasına bakmadan önce aynı şeyi düşünmüştüm.


Evet, bu kitap hakikaten yol gösteriyor diyebilmek için veya en azından bunu anlamanız için yapacağınız bir tek şey var.


O da 10 YTL'yi verip, bu kitabı okumak.


Kitabı Hüseyin Tekinoğlu yazmış ve Kumsaati yayınları neşretmiş.


Yazar alışık olmadığımız bir çerçeve içerisinde irdeliyor konuyu.


O dönemdeki önemli konulara nasıl yaklaşıldığını anlatıyor.


Bunun dışında kitabın başında yazar lideri tarifliyor.


Liderlik gelişiminin 4 aşamasını anlatıyor,


Liderler nasıl düşünürü? Ortaya koyuyor.


Yazar kalıplaşmış tariflerin dışında her kes tarafından anlaşılabilir bir şekilde konuşuyor kalemi ile.


"Lider günlük krizlerin arkasını görebilen, tartışmalı zor durumlara karşı koyabilen güçlü politik becerilere sahip, durum bu fikrini kabul etmeyendir. Lider motive eden, yol gösteren etkileme gücü olandır. Değişime her zaman açıktır. Amaçladığı değişime ulaşmasına engel olacak her türlü olumsuzluğu aşabilme enerji ve becerisine sahiptir."


Evet, 1432 yılında doğup bu gün bizlerin yolunu aydınlatmak üzere bu kitaba konu olan insan kimdir?


Fatih Sultan Mehmet.


Fatih Sultan Mehmed Han'ın Yönetim ve Liderlik Sırları isimli kitabı okumak için lütfen zaman yaratın.


 


Eğer


 


Biz adammıyız?


Günlük yaşamda bu konuyu hep başkalarına yönelik olarak düşünmüşüzdür.


Kızarız "sende adam mısın?" deriz. Diyemeyiz, düşünürüz "hakikaten adam değil" diye


Oysa ki başkalarından önce test etmemiz gereken husus kendi adamlığımız değilmidir.


Oscar Wilde'nin meşhur "İF"ini birkaç kez okuyup öncelikle kendiniz ile ilgili kararı verin lütfen.


Eğer, herkes kendini kaybedip seni suçladığı zaman, sen soğukkanlılığını koruyabilirsen;


Eğer, herkes senden kuşkulandığında sen kendine güvenip tüm şüpheleri hoşgörüyle karşılayabilirsen;


Eğer, sabırla bekleyebilir ve beklemekten yorulmazsan; ya da iftiraya uğradığında yalana yalanla karşılık vermezsen ve kin tutana kin duymazsan;


Eğer, düşlere kapılmadan düş kurabilir; düşünebildiğin halde düşüncelerinin kölesi olmazsan ve aynı zamanda ne çok uysal olup ne de çok akıllıca bir tavırla konuşmazsan;


Eğer, ne kazandım diye sevinir, ne yıkıldım diye yerinir, ikisini de karşılayıp yüzleşebilirsen, ömür verdiğin şeylerin yıkılışını seyredebilir ve yine onu kurmaya çalışırsan;


Eğer, iş işten geçtikten sonra da yüreğini ve bedenini seferber edip herkesin vazgeçtiği noktada sen amacına yönelebilirsen;


Eğer, herkes ile birlikte olur da, erdemli kalabilirsen ya da krallarla dolaştığın bir durumda, gururlanıp benliğini ve dostlarını unutmazsan;


Eğer, ne sevgili dostların, ne de düşmanların seni incitmezse ve kimseyi hem küçümsemez, hem de kimseye bağımlı olmamayı başarabilirsen;


Eğer, her günün her saatini, her dakikanın her saniyesini iç rahatlığıyla yaşabilirsen, bütün dünya senin olur ve o zaman artık "ADAM" olduğunu düşünebilirsin.

YAZARIN DİĞER YAZILARI
Gökyüzü Haberci Android Market'te.

GÖKYÜZÜ HABERCİ E-DERGİ

Gökyüzü Haberci'yi Facebook'ta takip edin
Bumerang - Yazarkafe

FİRMALAR