Bilecik Belediyesi tarafından 11 tonluk Bilecik mermerinden yaptırılan Şeyh Edebali heykeli ve Kayı Anıtı’nın açılışı görkemli bir törenle gerçekleşti.

Şeyh Edebali Kültür ve Kongre Merkezi önünde bulunan Kayı Anıtı geçtiğimiz aylarda Bilecik Beledisi tarafından alt yapı çalışmaları kapsamında kaldırılmıştı.

Gelen tepkiler sonrası ‘Anıtı aynı yerine daha güzel bir şekilde’ yapacağım diyen Bilecik Belediye Başkanı Semih Şahin sözünü tuttu. Şeyh Edebali Kültür ve Kongre Merkezi önünde 11 tonluk Bilecik mermerinden yapılma Şeyh Edebali heykeli ve Kayı Anıtı görkemli bir şekilde açıldı.

Osmanlı Devleti’nin kurulduğu topraklar olan ve Şeyh Edebali’nin türbesinin de bulunduğu Bilecik’te yükselen heykel kentte ilk oldu. Daha önceden kent girişine Osman Gazi’nin heykeli yapılmıştı.

“Şeyh Edebali, ‘İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’ diyerek bize insanı temel almayan bir devletin anlamlı olmayacağını anlatan bir filozof”

Açılışta konuşan Bilecik Belediye Başkanı Semih Şahin, “Bugün, Şeyh Edebali heykeli ve Kayı Anıtı’nı açmak için buradayız. Şeyh Edebali Kültür ve Kongre Merkezi’nin önüne bir Şeyh Edebali heykeli yakışır dedik ve yaptık. Şeyh Edebali’yi bugün herkes işine geldiği şekilde yorumluyor. Ben size benim bildiğim Şeyh Edebali’yi kısaca anlatmak istiyorum. Tarihçiler bize Şeyh Edebali’nın önemli bir dini lider, bir mutasavvıf ve Ahi Şeyhi olduğunu, ayrıca ilk Osmanlı kadısı ve müftüsü olduğunu söylüyor. Şeyh Edebali, Mevlâna Celâleddini Rumi’nin çağdaşı. 1206 yılında bugünkü Türkmenistan’da yer alan Merv şehrinde doğmuş. İlk tahsilini ise Karaman’da yapmış. Burada Hanefi hukukçusu Necmeddin ez-Zahidi’nin öğrencisi olmuş. Daha sonra Dımaşk’a -yani Şam’a- giderek dini ilim tahsil etmiş. Oradan bugün bizim de yaşadığımız bu topraklara döndüğünde tasavvufa yönelmiş ve bir zaviye kurarak halka yol göstermeye başlamış.

 

Üstad tarihçi Âşıkpaşazâde, ‘Onun zâviyesinin hiç boş kalmadığını, şeyhin gelip geçen fukaranın her türlü ihtiyacını gidermeye çalıştığını, hatta bu maksatla koyun sürüsü bulundurduğunu’ aktarıyor. Osman Bey’in ünlü rüyasını nasıl yorumladığını, alim ve sûfilere karşı sonsuz hürmet besleyen Osman Bey’i bir devleti yapılandırmaya nasıl teşvik ettiğini görmek için de Aşıkpaşazade’ye başvurulabilir. Tüm bu bilgiler bize onun dini olduğu kadar hukuki, insani ve bir o kadar da bilge bir kimliğe sahip olduğunu gösteriyor. Şeyh Edebali, ‘İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’ diyerek bize insanı temel almayan bir devletin anlamlı olmayacağını anlatan bir filozof. Şeyh Edebali bir alim, bir hukuk insanı ve tasavvuf ehli bir bilge. Şeyh Edebali, Osmanlı Devleti’nin fikri önderi” dedi.

Heykel hakkında bilgi veren Başkan Şahin, “Bu heykelde Şeyh Edebali, sol elini kainatın sonsuzluğuna açarken, sağ elinde de insanlığın biriktirdiği bilgi ve deneyimi sembolize eden bir kitabı tutuyor. Duruşu net, yüzü aydınlık, omurgası dik, duruşu geleceği kucaklıyor. Değerli heykeltıraş Afshin Esfandyari’nin yaptığı bu Şeyh Edebali heykeli, sanatçının ellerinde önce kil çamuruyla şekillendi ve oyuldu, ardından kalıplanarak mermerit olarak üretildi. Bu haliyle yüzyıllara meydan okuyacak bir eser ortaya çıktı. Kaide için 4,5 ton, Kayı işareti için 3 ton, zemin döşemeleri için ise 3 ton yerli Söğüt beji mermer kullanıldı. Heykel ile birlikte bu anıtların ağırlığı 11 ton civarındadır. Kaide tasarımı, Kayı işareti olarak bilinen figür ile bütünleşik olarak düşünüldü. Şeyh Edebali, göğe doğru kanatlanan bu işaretin merkezinde yerini aldı” dedi.

Konuşmanın ardından İstanbul Büyükşehir Belediyesi Mehteran Takımı konseri ve folklor gösterileri gerçekleşti.

Ardından heykel ve anıtın açılışı yapıldı. Açılışa CHP Bilecik Milletvekili Yaşar Tüzün, Osmanlı Ocakları Genel Başkanı Kadir Canpolat, Bilecik Belediye Başkanı Semih Şahin, AK Parti Bilecik İl Başkanı Serkan Yıldırım, STK temsilcileri ve davetliler katıldı.

Cenk TÜRKEZER