Corendon Airlines Yönetim Kurulu Başkanı Yıldıray Karaer, Kovid-19 salgınıyla yaşanan gelişmelerin havacılık sektöründe yeni standartların habercisi olduğunu kaydetti.

Havacılığın giderleri çok yüksek bir sektör olduğunu dile getiren Karaer, “Uçak kiraları, uçağın sigortası, personel maliyetleri oldukça yüksek. Tüm sektörler için açıklanan kısa çalışma ödeneği, SGK primlerinin 3 ay ertelenmesi havacılık sektörü için de geçerli. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü ile koordinasyon içinde süreci yürütüyoruz.” diye konuştu.

Karaer, havacılıkta özellikle hijyen anlamında bazı uygulamaların zorunlu tutulacağı düşündüğünü vurguladı. Karaer, şu ifadeleri kullandı: “Uçuşlarda bazı sertifikasyonların zorunlu tutulacağını düşünüyoruz. Dünya Sivil Havacılık Örgütü tarafından bazı yeni standartlar gelebilir. Havacılık söz konusu olduğunda bunlar biraz maliyetli olabiliyor. Biz bütün bunları dokümante etmeye çalışıyoruz. Hijyen anlamında konuştuğumuz birçok şey var.”

Uçak yolculukları biraz daha meşakkatli olacak

ABD’de 11 Eylül 2001’deki saldırıların ardından havacılıkta güvenlik anlamında birçok şeyin değiştiğini hatırlatan Karaer, gelecek dönemde de Kovid-19 salgını nedeniyle özellikle sağlık alanında yeni regülasyonların gelebileceğini dile getirdi.

Karaer, şunları kaydetti:

“Bize 11 Eylül saldırılarının ardından kalan miras, çantanızda sıvı taşınmaması, yanımızda götürdüğümüz bilgisayarın güvenlik noktasında açılması ve çalıştırılması, güvenlik ekiplerinin bundan emin olması gibi birçok şey oldu. Kovid-19 krizinden sonra da havacılık anlamında terminale ilk girdiğiniz andan uçağa gidişinize, yolculuk sırasından diğer terminalde kontrollerin sürekli yapılmasına kadar yolculuk biraz daha meşakkatli bir hal alacak. 11 Eylül saldırılarından sonra işlemler öyle bir hal aldı ki, uçak kalkmadan önce ‘check-in’den alınan isim listeleri ve yolcu pasaportlarının tamamını karşı meydana gönderiyoruz. Onların onayını aldıktan sonra uçağı kaldırıyoruz. Uçak içinde herhangi bir sorunlu yolcu var mı, pasaport veya isim sahte mi, aranan bir yolcu mu, bunlar test ediliyor ve uçağın kalkışına öyle izin veriliyor. Kovid-19 krizinden sonra da sağlık anlamında bu virüsün takibi, hastalığı atlatmış veya bu virüsü taşıyan yolcunun izlenmesi açısından, özellikle Avrupa ülkelerinde yeni bir başlangıcın olacağını düşünüyorum.”

Yeni iş modellerine yeni yazılımlar gerekecek

Turizm teknoloji yazılımları alanında çalışan SAN TSG Yönetim Kurulu Başkanı Erol Türk de Kovid-19 salgınıyla beraber turizmin eskisi gibi olmayacağını, bu sebeple yeni iş modellerine uygun yazılımlar için çalışılması gerektiğini bildirdi.

Türk, “İş modellerinin yeni sistemlere göre değiştirilmesi gerekecek. Tabii ki bu iş modellerine yazılımların da uyumlu hale gelmesi önem taşıyor. Zaten sürekli yükseliş trendinde olan son kullanıcının acente yerine direk tedarikçilerden online olarak alma hızının daha da yükseleceğini düşünüyorum. Bu iş modelinin de geride yazılımla uyumlu hale gelmesi gerekir. Paket turlar yerine belli bir yüzdenin de münferit rezervasyona kayacağı kesin. Artık kullanıcılar daha çok kendi tercih edecekleri paketleri yapmak isteyecek.” diye konuştu.

Toplu otobüs transferleri yerine münferit araç transferinin tercih edilmesi veya butik otellerin yoğun olduğu destinasyonunların daha fazla yolcu çekmeye başlamasının söz konusu olacağını anlatan Türk, mevcut ‘incoming’ ve tur operatörlerinin müşterilerine dinamik paket yaptırabilmeleri, otellerin kendi sitelerindeki otel-uçak rezervasyon imkanları gibi unsurları direkt müşterilerine sunacakları bir dönemin yaşanabileceğini dile getirdi.

Türk, transfer firmalarının daha fazla online çalışmalarının kaçınılmaz olacağına işaret ederek, “Bu trend aslında kriz öncesinde de aynı şekildeydi ama krizle birlikte daha fazla ivme kazanacak. Bu manada sektördeki paydaşlar acilen bu konulara yatırım yapmalılar. Son zamanlarda gelen talepler de bunun bir göstergesi.” değerlendirmesinde bulundu.