Teknopark İstanbul tarafından 3 ayda bir yayımlanan "Target" dergisinin 13. sayısında, HAVELSAN Genel Müdürü Dr. Mehmet Akif Nacar ile yapılan bir röportaja yer veriliyor.

Target dergisinin 13. sayısına, mobil uygulamamızın dergi bölümünden ücretsiz olarak ulaşabilirsiniz.

Dergide yer alan “Büyük Dönüşümlerde Öncü Olmayı Hedefliyoruz” başlıklı yazıyı, takipçilerimize sunuyoruz:

“BÜYÜK DÖNÜŞÜMLERDE ÖNCÜ OLMAYI HEDEFLİYORUZ”

HAVELSAN, komuta kontrol ve savunma teknolojileri alanındaki yetkinliklerine yapay zekâ alanındaki yeteneklerini de ekleyerek insansız sistemler alanında çalışmalar yapıyor. Bu çalışmalarla ilgili bilgi almak üzere HAVELSAN Genel Müdürü Dr. Mehmet Akif Nacar ile bir araya geldik.

Tüm sektörlerdeki dijitalleşme, savaş teknolojilerinde de değişime neden oluyor. Geleceğin savaşlarında insansız ve ileri teknolojik araçları bol bol göreceğiz. Hatta yakın gelecekte insan, makine ve teknolojinin daha etkili bir şekilde bir araya getirilerek oluşturulacak yeni askeri birliklerden söz ediliyor. Türk savunma sanayii gelişen teknoloji paralelinde, gelecekteki bu dünyaya hazırlanıyor. Türkiye’nin en büyük teknoloji firmalarından biri olarak kabul edilen HAVELSAN ise bu konuda öncülük eden firmalardan. “Dijital Birlik” adını verdikleri bir teknoloji geliştiren şirket, birbirleriyle iletişim kurabilen insansız hava ve kara sistemleri geliştiriyor. Yaklaşık bir buçuk yıl önce HAVELSAN Eğitim ve Simülasyon Teknolojileri Genel Müdür Yardımcılığı’ndan Genel Müdürlüğe terfi eden Dr. Mehmet Akif Nacar ile yeni nesil askeri birliklerden şirketin ihracat ve AR-GE hedeflerine kadar her şeyi konuştuk.

2020’nin Ağustos ayında göreve geldiniz. Sizinle beraber HAVELSAN nasıl bir yapılanma içine girdi? Yakın dönemde yeni planlarınız neler?

HAVELSAN; yaklaşık 40 yıllık deneyimiyle, eğitim ve simülasyon teknolojileri, komuta kontrol yazılımları, bilgi teknolojileri, ülke güvenliği ve siber güvenlik gibi alanlarda dünya çapında faaliyet gösteren, Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı’na bağlı bir firmadır. Genel Müdürlüğe atanmadan önce, üç yıl kadar Genel Müdür Yardımcısı olarak görev yaptığım eğitim ve simülasyon teknolojileri alanımız ile komuta kontrol ve savunma teknolojileri alanımız, dünya çapında en çok söz sahibi olduğumuz alanlardır. Yine Genel Müdür Yardımcılığı dönemimde çalışmalarını başlattığımız ve adına “Dijital Birlik” dediğimiz bu yeni teknoloji, HAVELSAN’ın 40 yıla yaklaşan bu birikimiyle ortaya çıkan teknolojik derinliğinin de getirdiği bir kazanımdır.

Simülasyon ve komuta kontrol gibi yetkinliklerimize yapay zekâ alanındaki yeteneklerimizi de ekleyerek geleceğin harekât sahasının en önemli unsurlarından biri olacağını düşündüğümüz “Dijital Birlik” teknolojimizi geliştiriyoruz. Yaklaşık üç yıldır devam eden bu çalışmalarda önemli bir mesafe aldık ve bugün sürü konsepti dediğimiz, birbirleriyle konuşabilen insansız hava ve kara sistemlerini geliştirdik. Silahlı İnsansız Kara Aracımız BARKAN ile Bulut Altı Otonom Hava Aracımız BAHA’nın yanı sıra, mikro keşif hava aracımız M6, bu konsept doğrultusunda tüm testlerden başarıyla çıktı.

Komuta kontrol ve savaş yönetim sistemleri alanındaki yetkinliklerimizi daha da geliştirirken, sadece Türk Silahlı Kuvvetleri’nin değil, ülkemizin stratejileri doğrultusunda, dost ve müttefik ülkelerin de ihtiyaçlarını karşılayacak çözümler üretiyoruz.

Yerli kurumsal kaynak yönetim sistemimiz KOVAN’da, yakın zamanda farklı askeri ve sivil kurumlarımızın kullanımına sunmayı planladığımız çok önemli bir sistemdir. Bilgi ve iletişim teknolojileri alanındaki yetkinliklerimizi, ülke güvenliği ve siber güvenlik yetkinliklerimizle de birleştirerek HAVELSAN’ı teknolojide daha üst noktalara taşıma hedefindeyiz.

HAVELSAN savunma sanayii üzerinden Türkiye ekonomisine nasıl bir katkı sunuyor? Temel ihracat pazarlarınızı hangi bölgeler oluşturuyor?

HAVELSAN olarak, ülkemizin en kritik sektörleri içerisinde en önemli firmalardan biri olmanın haklı gururu içindeyiz. Ülkemiz savunma sanayii sektör birim ihraç fiyatlarının bugün 60 dolar seviyesine gelmesinde HAVELSAN’ın ileri teknolojiye dayanan yazılım yoğun ürün ve çözümleriyle sağladığı katma değerin önemli bir payı olduğunu düşünüyorum.

Bugün başlıca faaliyet alanlarımızda küresel düzeyde rekabet edebilen; yurt dışı tedarik makamlarınca tercih edilen; kalite, güven, ileri teknoloji unsurlarıyla birlikte anılan bir şirket konumunda yer almaktayız. Bunlara ilaveten HAVELSAN, iyi ilişkiler kurduğumuz ülkelerde, teknolojik dönüşüme öncülük eden stratejik bir çözüm ortağı olarak da ilk akla gelen firma durumunda.

Bugün geldiğimiz bu nokta, son 10 yılda küresel düzeyde savunma sektöründe kaydedilen gelişmelere paralel şekilde HAVELSAN’ın yurt dışında savunma projeleri ağırlıklı sergilediği başarılı ve istikrarlı performansın bir sonucudur. Yurt dışı pazarlarda mevcut pazar payımızı artırmaya ve yeni pazarlardan pay almaya yönelik faaliyetlerimize ilerleyen dönemde de aktif olarak devam edeceğiz.

Özel olarak odaklandığımız bölgelerin Asya-Pasifik bölgesi, Orta Doğu ve Körfez Bölgesi olduğunu söyleyebilirim. Bunun dışında Kuzey Afrika ülkeleri ile Sahra Altı Afrika, gelecek dönemde iş birliklerini hayata geçirmek üzere, bugünden takibe aldığımız coğrafyalar arasında yer alıyor. Doğu Avrupa ve BDT coğrafyasında belirlediğimiz bazı ülkeleri de ürün ve çözümlerimizle hitap edebileceğimiz yeni pazarlar olarak değerlendiriyoruz.

Körfez bölgesinde Katar, Umman ve Kuveyt’te; Asya Pasifik’te ise Malezya ve Pakistan’da yurt dışı ofislerimiz; Endonezya ve Bangladeş’te yerel personelimiz bulunuyor. Çok yakında Azerbaycan ofisimiz de hayata geçecek. Gelecek dönemde de, hâlihazırda faaliyet içerisinde olduğumuz hedef pazarlarımızda varlığımızı büyütmeye ve çeşitlendirmeye devam edeceğiz.

Bugün, Pakistan’dan Katar’a, Malezya’dan Umman’a, Kuveyt’ten Güney Kore’ye 20’den fazla ülke pazarına savunma alanındaki ürün, çözüm ve projelerimizle girmiş durumdayız. Tıpkı önceki yıllar gibi 2022 yılı da, mevcut ve yeni pazarlarımızda farklı iş birliklerine ve iş geliştirme faaliyetlerine odaklanacağımız bir yıl olacaktır.

Özetle, Türk savunma sanayiimizin son yıllarda yakaladığı ivmenin ve buradaki önemli rolümüzün farkında olarak, ülkemizin 2023 ihracat vizyonu ve hedeflerine katkı sağlama kararlılığında geleceğin teknolojilerini geliştirmeye devam edeceğiz.

Robot asker BARKAN ve İHA’ların düzenli ordu gibi birlikte hareket ederek operasyon yapabilmesi için 2018 yılından bu yana çaba sarf ediyorsunuz. Bu proje ne aşamada? Son gelişmeleri öğrenebilir miyiz?

Robotik ve Otonom Sistemler ile ilgili gerek teknoloji kazanımını, gerekse ürün geliştirmeyi amaçlayan çok sayıda projeyi HAVELSAN olarak öz kaynaklarımızla yürütüyoruz. 2018 yılında simülasyon ortamında AR-GE projeleri ile başlattığımız sürü insansız sistemler ve otonomi alanındaki çalışmalarımızı, 2019 yılından bu yana gerçek platformlar üzerine de aktararak sürdürüyoruz.

Müşterek görev yapan robotik ve otonom sistemler vizyonumuz doğrultusunda, yürüttüğümüz projelerimiz kapsamında çeşitli kilometre taşlarını başarıyla tamamladık. 2020 yılı içerisinde, birbirleri ile haberleşebilen insansız sistemler kabiliyetini geliştirdik. Tek kişi tarafından yönlendirilebilen insansız sistemler (İKA ve İHA sistemleri) ile ilgili kabiliyet gösterimlerimizi gerçekleştirdik. Yine 2020 yılında otonom sürüş sistemi geliştirdik ve gösterilerini yaptık.

Bu yılın başlarında, orta sınıf insansız kara aracı sistemi olan BARKAN İKA sistemimizi görev yapar hale getirdik ve saha denemelerine sunduk. BARKAN İKA sistemimiz, HAVELSAN tarafından geliştirilen İHA’larla entegre olarak da görev yapabilmektedir. Örneğin, İHA’lar tarafından alınan görüntülerden sürülebilir yol tespiti, karma sürüler için dinamik görev yönetimi gibi AR-GE çalışmalarımız da başarıyla sürüyor.

BAHA, Bulut Altı Otonom Hava Aracı sistemimizi, 2021 yılı içinde uçuş ve geliştirme testleriyle görev yapar hale getirdik ve daha önce de duyurduğumuz gibi zorlayıcı koşullarda saha testlerine sunarak kabiliyet gösterimleri gerçekleştirdik. BARKAN ve BAHA sistemlerinde de kullanmak üzere, yapay zekâ destekli otonom sistemler ve sürü zekasına yönelik çeşitli AR-GE projelerimizi sürdürüyoruz.

Ayrıca bu yıl Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı’nda (İDEF) “Dijital Birlik” konseptimizi duyurduk. Bu kapsamda dijitalleşen ordular için insanlı ve insansız sistemlerin birlikte en verimli ve en etkin kullanımına yönelik teknoloji ve kabiliyetlerimizi birleştirmeyi hedefliyoruz.

Ortaya çıkarttığımız sistem ve kabiliyetler yurt içi ve yurt dışında büyük ilgi görüyor. Başarı kazandıkça bu alanlara yeni yatırımlar da yapıyoruz. Kabiliyetlerimizin ve sistemlerimizin güvenlik güçleri tarafından kullanılmaları için gerekli hazırlıkları tamamladık.

Özellikle yapay zekâ sistemleri ile güçlendirdiğimiz insansız sistemler konusunda geçtiğimiz yıllarda yakaladığımız ivme ile dünya çapında başarılı sistemler ortaya koymak için plan yapıyoruz ve çalışıyoruz.

HAVELSAN’ın üçü Ankara’da, biri İstanbul’da olmak üzere dört AR-GE Merkezi bulunuyor. Bu kapsamda ilerleyen süreçte AR-GE’ye ne gibi yatırımlarınız olacak?

HAVELSAN’da kurumsal AR-GE kültürünün oluşumu ve sürdürülmesine büyük önem veriliyor olup, AR-GE faaliyetlerine sağlanan tüm destek ve teşviklerden faydalanılmaya devam ediliyor. Bu kapsamda dört AR-GE merkezimiz ve bir teknokentimizde 37’si doktoralı olmak üzere toplam 1427 personelimiz görev yapıyor. Başarılı AR-GE ve inovasyon çalışmalarının sonuçları HAVELSAN’ın kurumsal AR-GE değerlerine yansıyor. Her yıl AR-GE harcamalarını istikrarlı şekilde artıran HAVELSAN, bu yıl 79 milyon TL’si öz kaynaklı olmak üzere toplam 313 Milyon TL AR-GE Merkezi harcamasına ulaştı. Turkishtime Dergisi’nin hazırladığı 2020 yılında AR-GE 250 Listesi’nde en çok AR-GE harcaması yapan şirketler arasında beşinci sırada yer alan şirketimiz, elde ettiği kazançları büyük ölçüde tekrar AR-GE harcamalarına yönlendiriyor. Ayrıca, AR-GE faaliyetlerine sağlanan teşvikler konusunda da maksimum fayda sağlanması için mekanizmalar sürekli iyileştiriliyor.

İnovasyonu kurum kültürünün temel taşı olarak gören HAVELSAN, Ticaret Bakanlığı koordinasyonuyla Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından düzenlenen İnovaLİG Ödüllerinde 2018 ve 2019 yıllarında üst üste iki kez “İnovasyon Kaynakları” Türkiye Şampiyonu oldu.

Şirketimizin stratejileri doğrultusunda, Yapay Zekâ, Otonom Sistemler, Bulut Bilişim, Nesnelerin İnterneti, Görüntü İşleme, Artırılmış Gerçeklik, Dijital İkiz, Platform Güvenliği, Akıllı Karar Destekleri Teknolojileri’ne yatırımlarımız devam ediyor. 2019 ve 2020 yıllarında en büyük yatırımlarımız KOVAN ürünümüze ve Otonom Platfomlar ile ilgili AR-GE çalışmalarına yapıldı. 2020 yılından itibaren ise Yapay Zekâ Hızlandırma ve Blok Zinciri teknolojilerinde çalışmalar başlatıldı.

Yapay zekâ teknolojilerinde başarılı bir şirketsiniz. Bu konuyla ilgili öne çıkan hangi çalışmalarınızdan bahsetmek istersiniz?

Yapay zekâ ile ilgili çalışmalara çok önceden başlanmış olup hazırlanma aşamasındaki HAVELSAN Yapay Zekâ Stratejisi yakın zamanda yayınlanacak. HAVELSAN, Ulusal Yapay Zekâ Stratejisi kapsamında gerçekleştirilen çalıştaylara da katılım sağladı. Ayrıca yapay zekâ konusunda BIGG Uygulayıcı olarak yürüttüğümüz AI JET BIGG programı kapsamında sekiz firma seçtik. Bu firmalardan beşi TÜBİTAK tarafından desteklenmeye hak kazandı. “AI JET BIGG” programımız, Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi tarafından yayınlanan Strateji Belgesi’nde örnek uygulama olarak anlatıldı ve savunma sanayii şirketlerinden adı geçen tek şirket olduk.

2022 yılında AR-GE yatırımlarının artarak devam etmesini planlıyor; mevcut yatırımlarımızı ticarileştirmenin yanında Dijital Para, Dijital Birlikler gibi askeri ve sivil alanda büyük dönüşümlerde öncü olmayı hedefliyoruz.

“KÜRESELDE SÖZ SAHİBİ OLABİLMENİN YOLU DIŞA BAĞIMLILIĞI AZALTMAK”

Ülkelerin bağımsızlıklarının ve küresel ortamda söz sahibi olabilmelerinin en önemli faktörlerinden biri de güçlü bir milli savunma sanayine sahip olmalarıdır. Dünya ölçeğinde yaşanan teknolojik değişimler ve yaklaşımlar karşısında savunma, havacılık, güvenlik ve bilişim alanında küresel pazarda söz sahibi olabilmenin yolu sanayide dışa bağımlılığı en alt düzeyde tutmak ve savunma ihtiyaçlarını yurt içi firmalardan karşılamaktan geçiyor. Bu doğrultuda hem yurt içinde Türk Silahlı Kuvvetlerimizin ihtiyaçlarını uzun dönemde sürdürülebilir şekilde karşılamak hem de yurt dışındaki küresel pazarda yer alabilmek için önemli adımlar attık. Dünya ölçeğinde söz sahibi olacak şekilde yeni stratejiler geliştiriyoruz.