Kış aylarında soğukların da etkisiyle tatlı yiyecekleri ve sıcak içecekleri tüketmeyi tercih ediyoruz. Peki ya bunu İstanbul’da yapmak istersek nerelerde neler tatmalıyız hiç düşündünüz mü? Hadi gelin İstanbul’da kısa bir lezzet turu yapalım.

Vefa Bozacısı’nda boza için.

Boza Türk tarihinin en eski içeceklerinden bir tanesi. Darı, bulgur, şeker vb. malzemelerle yapılan bozanın makbulü ekşi olanıdır. Eskiden İstanbul’da bu mayhoş içeceği her an her yerde rahatlıkla bulabilirdiniz. Hatta Evliya Çelebi'ye göre 17. yüzyılda İstanbul'da 300'ün üzerinde bozacı dükkânı vardı, ne kadar seviliyormuş öyle değil mi? Geçmişteki ününü koruyamamış olsa da hâlâ boza sıkça tüketilen bir içecek. Özellikle Fatih’teki tarihi Vefa Bozacısı bu geleneği sürdüren yerlerin başında geliyor. Zamanında Atatürk’ün bile müdavimi olduğu bu dükkâna giderek bozanızı keyifle içebilirsiniz. Hatta içeride Atatürk’ün bozasını içtiği bardağı bile görebilirsiniz. Eğer bozayı tarçınla değil de leblebiyle içecek olursanız, hemen bu mekânın karşısındaki tarihi Vefa Leblebicisi’nden sıcacık leblebiler alabilirsiniz. Kışın sağlığınız için de çok faydalı olan bu içeceği mutlaka burada içmelisiniz.

Tarihi Çınaraltı Çay Bahçesi’nde çay-simit ikilisini deneyin.
İstanbul’da 1200’lü yıllarda dikildiği düşünülen bir çınar ağacının altında kurulan bu tarihi yer gerçekten hem manzarasıyla hem de lezzetli menüsüyle İstanbul’un gözde yerlerinden bir tanesi. Buranın en önemli özelliği dışarıdan yiyecek getirebiliyor olmanız. Taze demlenmiş çayınızı sipariş ettikten sonra dışarıdan aldığınız simidinizle boğaz manzarasının tadını çıkarabilirsiniz. Aileniz veya dostlarınızla Üsküdar’daki bu tarihi mekânda çay ve simit ikilisini tadarak içinizi ısıtabilirsiniz. Boğaz’ın meşhur martılarıyla da simidinizi paylaşmanızı öneririz. Zira elinizden kapmaları işten bile değil…

Mandabatmaz’da Türk kahvesi için.

Beyoğlu’nda kuyruklar oluşmasına sebep olan bu sempatik dükkânda bol köpüklü bir Türk kahvesi içerek gününüzü güzelleştirebilirsiniz. Burası için “Kahvesi o kadar köpüklü ki üzerine manda koysan batmaz” denirmiş. İsmi buradan geliyormuş. 1967 yılından bu yana cezvelerde özenle pişirilen kahveler lezzetiyle tüm İstanbul’da meşhur. Eğer siz de yaz kış kahveden vazgeçemeyenlerdenseniz Asmalı Mescit’teki bu küçük dükkâna gidebilirsiniz. Lokum ve suyla sunulan bol köpüklü kahvenizi keyifle içmeniz dileğiyle, afiyet olsun.

Moda Çikolata Dükkânı’nda çikolata yiyin.

Çikolatasız geçen bir kış düşünülemez öyle değil mi? Her zaman lezzetiyle ve verdiği mutlulukla yemekten zevk aldığımız çikolatayı bir de Kadıköy’deki bu küçük dükkânda tadın. İster sıcak çikolata için isterseniz de çeşit çeşit çikolatalarla kendinizi şımartın. Sütlü, bitter, beyaz çikolata ile yapılan tatlılar da cabası. Mısır patlaklı top çikolatalar; portakallı, fıstıklı, kurabiyeli çeşitleriyle de sizi büyüleyecek. Çikolatayı çok seven insanlar her çikolatayı beğenmezler. Kalite ve lezzet onlar için önemlidir. İşte siz de o kişiler arasındaysanız burada çikolata yemekten mutluluk duyabilirsiniz. İstanbul’un soğuk havasına rağmen Kadıköy’e gelip çikolata yiyebilirsiniz.

İstiklal Caddesi’nde kestane yiyin.

İstanbul’un sokak lezzetleri arasında yer alan kestane herhalde kışın yemeyi sevdiğimiz en güzel besinlerden birisi. İstanbul’un sokaklarında seyyar arabalarda pişirilen kestaneler mis kokusuyla sizi kendisine çekmeyi başarıyor. Özellikle soğuk havalarda közdeki kestaneler ısınmanıza da yardımcı oluyor. İstiklal Caddesi’nin kalabalığı içerisinde sıcacık kestaneleri yemek ise ayrı bir keyifli. Bazen hiç aklınızda yokken karşınıza çıkan seyyar satıcılar, sizi bu güzelim lezzetten bir iki tane yemeden bırakmıyor.

Tarihi Kireçburnu Fırını’nda börek yiyin.
1957’den beri hizmet veren bu sıcacık fırında kışın çok güzel vakit geçirebilirsiniz. Özellikle ev yapımı çörekleri ve gül böreği ile ünlüdür. Güzel bir bitki çayı eşliğinde bu lezzetleri denemelisiniz. Biliyorsunuz ki kış aylarında vücudumuz karbonhidrata daha çok ihtiyaç duyar. Bu sebeple hamur işi tüketimimiz de artar. İşte tam da bu yüzden çeşitli böreklerle midemize bayram ettirmeye ne dersiniz? Ispanaklı, patatesli, kıymalı ve daha pek çok malzemeli börekler, çörekler, poğaçalar yemek için Kireçburnu’daki bu fırına mutlaka uğramalısınız. Ayrıca Marmara Denizi’nin Karadeniz’e açıldığı bu güzel semtin manzarasının da tadını çıkarmayı unutmayın.

Eminönü balıkçı teknelerinde balık ekmek yiyin.

İstanbul’da herkesin mutlaka bir kez Eminönü balıkçı teknelerinde balık ekmek yemişliği vardır. Boğaz’dan çıkarılan taze balıkların enfes kokusu ve denizin dalga sesleri eşliğinde burada yemek yemek çok keyifli. Denizdeki vapurların düdük sesleri, İstanbul’un kalabalığının ve trafiğinin uğultusu, meydandaki demircilerin yankısı, martıların bağırışları… Tüm bunlar esen Poyraz’a ve soğuğa rağmen orada bulunmanız için yeterli sebepler. İstanbul’u İstanbul yapan da bunlar zaten. İşte böyle güzel bir atmosferde balık ekmek yemek restoranda yemekten bin kat daha keyifli. Hele bir de yanına turşu suyu aldınız mı? Değmeyin keyfinize…

Emirgan Sütiş’te salep için.


İstanbul’un kahvaltısıyla meşhur mekânı olan Emirgan Sütiş salep içmek için tercih edilen yerlerin başında geliyor. İsminden de anlayabileceğiniz üzere buranın alametifarikası sütü. Çünkü kendi çiftliklerinde ürettikleri manda, keçi ve inek sütleriyle salebin hakkını veriyorlar. Kışın en çok tüketilen sıcak içeceklerden biri olan salebi burada deniz kokusu eşliğinde içebilirsiniz. Bol tarçınlı ve sıcacık salebinizle kış ayının güzelliğine yeniden kapılacaksınız. Şimdiden afiyet olsun.