Uludağ Ekonomi Zirvesi’nde (UEZ) Galata Wind sponsorluğunda gerçekleştirilen ‘Geleceğe Hazırlık: Yeni Nesil Yatırımlar, Çözümler ve Fırsatlar’ oturumunda, Türkiye ekonomisinin geleceğine katkı sağlayacak önemli yatırımlar, ürünler ve çözümler ele alındı.

Moderatörlüğünü Algoritma A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Ali Özgenç’in üstlendiği oturuma Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ülker, Boyner Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve Boyner Grup CEO’su Cem Boyner, Index Grup Yönetim Kurulu Başkanı Erol Bilecik, Erdemoğlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Erdemoğlu, TAV Havalimanları Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Sani Şener ve TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Turan katıldı.

ÜLKER: DOĞA, BİZİM VERDİĞİMİZ TAHRİBATI DÜZELTMEYE ÇALIŞIYOR

Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ülker, “Türkiye artık eski Türkiye değil. Tarımda uzmanlaştık. Bu işin temelinde uzun vadeli planlama ve projeler yer alıyor. Bugün dünyada bir su döngüsü var. İklim değişimleri nedeniyle yağmur artık kontrollü değil. Son yıllarda yaşadığımız sel ve felaketler malum. Sulama için daha uzun vadeli birçok baraj yapıldı ve suyu kontrol ederek vadiler içinde derin havzalarda hapsettik. Su dengesi bozulduğu için yağmurlar azaldı, kuraklık ortaya çıktı. Karadeniz’de buharlaşma arttı ve beklenmedik sellere neden oldu. Gördüğümüz kadarıyla doğa bizim verdiğimiz tahribatı düzeltmeye çalışıyor. Türkiye olarak dünyada fark yaratabileceğimiz en temel unsur insanı merkeze koymak olmalı. Genç, hızlı öğrenen ve adapte olan bir nüfusumuz var” dedi.

BOYNER: BİRİSİNİN ‘KRAL ÇIPLAK’ DEMESİ LAZIMDI BİZ BUNU DEDİK

Boyner Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve Boyner Grup CEO’su Cem Boyner ise “40 yıldır beceremediğimiz değişikliği pandemi zorla gerçekleştirmemizi sağladı. Pandemi sonrası herkesin ‘artık her şey internetten yapılacak ve AVM’ler kapanacak, dükkânlara kimse gitmeyecek’ lafına bir gün bile inanmadık. Bugün geldiğimiz noktada satış adetlerimiz pandemi öncesine göre yüzde 20 arttı. Mağaza ziyaret süreleri ise 2 katına çıktı. Bugün mağazalarımız ve depolarımız Türkiye ekonomisinin yüzde 80’ine ulaşıyor. Müşteri ne istemez diye düşündük ve müşterinin 3 gün beklemek istemediğini gördük. Azami 90 dakika içerisinde, ortalamadaysa 62 dakika içerisinde teslim sürelerine eriştik. Bizim işimizde internette yüzde 30 iade vardır. Biz müşterilere ürünleri artı eksi bir bedenle göndereceğiz, müşteri temsilcisi kapıda bekleyecek, müşteri deneyecek. Amacımız işi hemen bitirmek. Çünkü iade ve kredi kartı süreçleri daha zor. Ayrıca yeni sistemimizde para en son, müşteri memnun olduktan sonra kapıda bekleyen çalışana ödeniyor. Birisinin ‘kral çıplak’ demesi lazımdı biz bunu dedik” diye konuştu.

BİLECİK: YAZILIM DÜNYASINDA EKOSİSTEM DAHA CİDDİ ELE ALINMALI

Index Grup Yönetim Kurulu Başkanı Erol Bilecik de “Perakendeden tarıma kadar bütün sektörlerde teknolojik dönüşümün katkısı muazzam oldu. Değer zincirlerinde bile köklü değişiklikler oldu. İş yapma biçimleri ve tüketici alışkanlıkları kökten değişti. İş dünyasının alfabesi rakamlardır. Bütün uzmanların ortaya koyduğu görüşlerle dünyada online teknoloji gelirleri 4.4 trilyon dolara ulaştı. Biz dünyada sadece yüzde 1’lik dilimindeyiz. Türkiye yeteri kadar vites yükseltemedi. 2030-2040 yılları için nasıl bir hedefleme olmalı diye sorulduğunda özellikle yazılım dünyasında ekosistemin daha ciddi bir şekilde ele alınması gerektiğini söyleyebiliriz. Mutlaka kısa, orta ve uzun vadeli, rakamla eşleşen hedefler koymalıyız. Ama ortaya konan çok milyar dolarlı bu hedefleri gerçekleştirmek için hem dünyanın gerisinde kalmamak hem de öncü kuvvetler içerisinde yer almak için yönetişim problemlerini ortadan kaldırmamız gerekiyor. Hakkını verirseniz, bugün özellikle yazılım dünyasının topraktan çıkan petrolden farkı yok. Beyin göçünü tam tersine çevirmemiz gerekiyor. Çevirebildiğimizde bunun sözle değil geçek anlamda değişimle olacağı da nettir” ifadelerini kullandı.

ERDEMOĞLU: YATIRIMDA ODAĞIMIZA TÜRKİYE’NİN İTHAL ETTİĞİ HAMMADDELERİ ALDIK

Erdemoğlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Erdemoğlu da “Biz 2015 yılında Sabancı Grubu’ndan SaSa’yı satın aldık. O sırada yaklaşık 330 bin ton polyester elyaf ve polyester iplik üretiyordu. Aldıktan sonra yeni yatırımlara hız verdik ve şu anda 1 milyon 400 bin ton ürün üretmekteyiz. Bu yeni yatırımlarımızın tamamını yeni teknolojilerle yaptık. 1 yıl önce de polyesterin hammaddesi olan PTA’nın yatırımına başladık. Türkiye’nin ithalat ettiği hammaddelere yönelik birçok yatırım hamlesi başlattık. Tekstil ve plastik sektörünün ithal ettiği birçok şeyi üretmek için biz altyapı oluşturuyoruz. Biz SaSa’yı satın aldıktan sonra 3 milyar dolarlık yatırımı tamamladık ve bu sayede Türkiye’nin 1.5 milyar dolarlık ithalatını önlediğimizi düşünüyoruz” dedi.

ŞENER: GELECEĞİN HAVALİMANLARININ TEMELİNDE İNSAN, TEKNOLOJİ VE FİNANS OLACAK

TAV Havalimanları Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Sani Şener ise “Bugün 8 ayrı ülkede 15 havalimanı işletiyoruz. 29 ayrı ülkede 90 havalimanındayız. Krizler her yerde olabilir ama biz bu krizlerde para kazanmayı başardık. Sektörümüzde sadece ülkede sıkışıp kalamazsınız. Bu yaz Türkiye’de rötarlar oldu ama havalimanlarında sorun yaşamadık. Biz tam hazırdık ancak yurtdışındaki sorunlar elbette bizi de etkiledi. Dünyaya adapte olup dinamik olmamız gerekiyor. Yarının havalimanlarının temelindeki 3 şey insan kaynakları, teknoloji ve finans” diye konuştu.

TURAN: İNSANA VE GELİŞMEYE YATIRIM YAPMALIYIZ

TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Turan da “Bizim gündemimizde iki dönüşüm var bunlardan biri dijital dönüşüm diğeri ise yeşil dönüşüm. Ülkenin sorunlarına çözüm üreten sivil toplum örgütüyüz. Türkiye’nin artık önümüzdeki süreçte maddi olmayan varlıklara yatırım yapması gerekiyor. Ülkenin sürdürülebilir bir şekilde büyümesi için insana, bilime, Ar-Ge’ye, inovasyona ve kurumlara yatırım yapılması gerekiyor. İnsana ve gelişmeye yatırım yapmazsak, insanlarımızı yurtdışına kaptırıyoruz. Geçtiğimiz yıllarda 26 bin yazılımcı yurtdışına gitmiş. Türkiye’de iki İK problemi var: Biri katma değer, diğeri de kapasite kullanım oranları. En büyük sorunlardan biri, nitelikli insan problemi. Bunlar gerçekleşmezse Türkiye için sürdürülebilir gelişme çok zor. Beyin göçüyle ilgili hepimizin görevi, Türkiye’de bu gençlerin hayallerini hayata geçireceği iklimi oluşturmak. Giden girişimcilerimiz ve nitelikli insanlarımız sadece maddi kaynaklar için gitmiyor. Türkiye ve çevre ülkelerden biz nitelikli insanları yurtdışından çekmeliyiz ki katma değer ile birlikte ihracat birim fiyatlarımızı arttıralım” ifadelerini kullandı.