Çetin Özbey
Çetin Özbey

Bana öyle geliyor ki, Allah bizi artık sevmiyor

Gerçekten de birçok yönden daha tehlikesiz yaşar durumdayız. Yaşamımızdaki risk yüzdeleri azalıyor.  Son yüzyılda araba kazasında can kaybı riski %96 daha az.  Kaldırımda araba çarpması riski ise %88, uçak kazası can kaybı riski %99 ve de iş kazası can kaybı riski %95 daha az.  Kuraklık, sel, yangın, fırtına, volkan, heyelan, deprem ve meteor çarpması gibi doğal felaket sebebiyle can kaybı riski de %89 daha azalmış eskilere göre. Evet, teknoloji ilerledikçe daha risklerin azaldığı başka bir deyişle güvende olduğumuz ortada. Başka bir deyişle evet, bizi bekleyen birçok tehlikenin yüzde olarak azaldığı görülüyor ama bu arada insanlığımızı yitirdik mi dersiniz? Yoksa bana mı öyle geliyor?
2009 yılı Eylül ayında İstanbul İkitelli'de büyük bir sel olayı vuku bulmuştu. 35 yurttaşımız yaşamını yitirdi. Gece yarısı başlayan şiddetli yağış nedeniyle kentin en işlek otoyollarından ikitelli Basın Ekspres yolu tamamen kapandı. Trafiğe kapatılan basın ekspres yolunda sel nedeniyle yol kenarlarında bulunan birçok fabrikanın camları kırıldı. Fabrikaların ve satış mağazalarının malları yol kenarlarına saçıldı. Sabah erken saatlerde ellerinde poşetler ve çuvallarla bekleyen bazı kişiler uyarılara aldırmayarak ne buldularsa yağmalamaya devam ettiler.  Su basan mağazalardaki malzemeleri kapan aldı gitti. Mağazalardan dışarı taşanları da tabii ki.
Evet,  büyük Türk Milletinin fertleri Elazığ depreminden sonra söz konusu ilimizdeki ev kiralarını üç katına artırdılar ve büyüklüklerini gösterdiler. Ne hükumetin ne de Valiliğin çağrıları fayda sağlamadı. Van depreminde felaketzedelere gönderilen yardım malzemeleri bazı kendini bilmezlerce talan edildi.  
Hep birlikte bir pandemi yaşıyoruz. Korunmanın en önemli faktörü maske. Piyasa kalitesiz maske doldu. Pazarlarda bir kutu maske 15-20 TL'ye düştü. Televizyonlar ha babam kalitesiz maske kullanımına dikkat çekiyor. Kimin umurunda. Biri ailesi, çoluk çocuğu hastalanır diye düşünmeden kazandığı paraya bakıyor necip Türk Milletinin bu işi yapan üreticileri.
Serap Ezgü, Müge Anlı, Esra Erol'un TV programlarına bakıyor musunuz hiç. Cinayetler, kayıplar vb. Programa iştirak eden müştekilere bakınca hem cehaletimiz hem de çaresizliğimiz net bir şekilde ortaya çıkıyor.
İçki, rakı hayli pahalı. Çözümü sahte rakı üretiminde bulduk. Daha geçen gün 55 kişiyi aşkın insan öldü sahte rakıdan. Üstelik bu ilk de değil.
Gazetelerin 3. sayfalarına bir bakın. Önlenemeyen kadın cinayetleri dolu. İnsanların dövülmesi, taciz edilmeleri, hırsızlıklar ayrı bir konu. Trafik kazaları da tabii ki.
Hadi bunları bırakalım bir kenara, şu bizim kaleme aldığımız yazılara gönderilen yorumlara gelelim. Yorum adı verilen bu satırları daha düşmanca kaleme almanın başka bir yolu yok. Tabii kendini gizleyerek. Sözüm ona birbirleri için bunları yazanlar aynı ailenin fertleri gibi. Aynı şirketin çalışanları. Düşman kardeşler.
Bu örnekleri çoğaltmak mümkün. Gerek var mı?
Evet, artık birbirimizi sevmek, saymak dinlemek yok. Hırs ve düşmanlık ise gani.
Büyük Milletiz Vesselam.
Bunların tümünün yaşanmasına rağmen Allah'ın bizi sevdiğine inanan var mı?

YAZARIN DİĞER YAZILARI
Gökyüzü Haberci Android Market'te.

GÖKYÜZÜ HABERCİ E-DERGİ

Gökyüzü Haberci'yi Facebook'ta takip edin