102. IATP Konferansı, THY’nin Ev Sahipliğinde Başladı…

Hitit
Celebi Aviation

102. IATP Konferansı Türk Hava Yolları evsahipliğinde İstanbul’da düzenleniyor…
102. Uluslararası Havayolları Teknik Ortaklığı (IATP) Konferansı bu sabah Polat Renaissance Oteli’nde start aldı. Konferans THY Genel Müdürü Temel Kotil’in açılış konuşması ile başladı.
İşte Kotil’in konuşmasının tam metni;
Bu yıl 102.’cisi düzenlenen ve THY Teknik ile birlikte ev sahibi olduğumuz International Airline Technical Pool (IATP) Konferansı’na hoş geldiniz.
Yüzden fazla havayolu şirketinin biraraya gelmesiyle oluşan IATP’nin her yıl düzenlenen konferanslarına yaklaşık 400 delege katılıyor. Bu yılda öyle.
Havacılık sektörü doğası gereği küreselleşmenin en yoğun olduğu alan ve küresel bir pazar. Bu küresel pazarda ayakta kalmanın yolu, değişen taleplere uyum sağlayacak adımları zamanında atmak.
Bugün havayolu şirketleri olarak hedefimiz yolcu taleplerine uygun çözümler üretebilmek. Tüm dünya vatandaşları hava yolları firmaları için potansiyel müşteri aynı şekilde tüm dünya vatandaşları için bütün hava yoları firmaları da bir seçenek.
İşte bu durum farklı kurumlar arasında farklı işbirliği modellerinin hayata geçirilmesi oldu. Potansiyel olarak tüm dünyanın “yolcu” olduğu bir dünyada en fazla payı almanın bir yolu kurumun tek başına hareket etmek değil, işbirliği ile mümkün olacağı ortaya çıktı. Yani bu rekabet ortamında ayakta kalmanın şartı, küresel düzlemde kesintisiz bir uçuş ağı kurmak olduğu gerçeği ortaya çıktı.
Bunun ilk modeli ‘Açık Gökler’ olarak bilinen modeldir. Açık gökler, iki ülke arasındaki veya hatta tüm bir bölgedeki ülkeler arasındaki hava hizmetlerinde piyasa erişimini tümüyle ulaşabilmesidir. A ve B ülkeleri/bölgeleri, ülkeler arasında kısıtlanmamış bir hava ulaşımı konusunda anlaşmaktalar ve hangi havalimanlarının veya hangi rotaların hangi havayolları tarafından kullanılacağını piyasanın talepleri belirlemektedir. Tabi model ne kadar serbest işlerse başarılı olur deme şansı yok. Burada özellikle küçük hava yolu şirketlerinin korunması konusunda ek tedbirler konusun önemlidir.
İkinci model ise hava yollarının işbirliği yaparak kurmuş oldukları uçuş ittifaklardır. Bir hava yolu şirketinin kendi kurumsal varlığını da koruyarak, farklı ülkelerden hava yolu şirketleri ile entegre bir uluslararası hizmet sunmak için işbirliğine gitmesidir. Bu tür ittifaklar ile yolculara sağlanan kesintisiz bir hat üzerinden, başka ulaşım seçeneğine başvurmadan, en uygun seçeneğin sunulmasını sağlıyor. Bu küresel rekabette tek tek hava yollarının başaramayacağı bir modeldi. Ve bu
Bugün dünyada üç tane ittifak bulunmaktadır. Birisi Oneworld ittifakı (Aer Lingus, American Airlines, British Airways, Iberia, Cathey Pacific ve Qantas havayollarından oluşuyor), ikincisi Star Alliance ittifakı (Air Canada, Lufthansa,  Türk Hava Yolları, Thai Airways, United Airlines, Varig ve Singapore havayollarından oluşuyor) ve  üçüncüsü de Sky Team ittifakı (Air France, Aeromexico, Çek havayolları, Delta, KLM ve Alîtalia’dan oluşuyor). Bugün hava ulaşımının % 90’ı ittifaklar içerisinde yer alan havayolları tarafından gerçekleştirilmiştir. Bu oranın önümüzdeki yıllarda daha da artacağı düşünülmektedir.
Yüzden fazla hava yolu şirketinin üyesi olduğu IATP’de böyle bir model. Bu yüzden küresel rekabette havayolu firmaları için uçuş maliyetini düşürmek için önemli ortaklık modeli. 1948’de kurulan IATP’nın amacı havayollarının parça kaynağını ihtiyaç durumunda hat istasyonlarında paylaşmak, riski bölüşmek. Şu anda mevcut istasyon sayısı 650.
IATP oraganizasyonunun yıllar boyunca bir parça sağlayıcısı (PROVIDER) ve  kullanıcısı (PARTICIPENT) olarak stok tutmadığımız istasyonlarda uçaklarımızın ihtiyacı olabileceği  parçaları ekonomik bir şekilde kullanma imkanına sahip olduğumuz gibi kendi stoğumuz olan istasyonlarda ise bize ait  parçalara ihtiyaç duyabilecek diğer operatorlare kullanım şansı sağlamaktayız. Böylece hem ticari bir avantaj sağlamakta hem de diğer operatorlerle işbirliği yapma şansına sahip olmaktayız.
Bu model hava yolları için hem uçuş maliyeti hem de stok maliyetini düşürerek firmaları önemli bir gider kaleminden kurtarmaktadır.
Türk Hava Yolları olarak son yıllarda önemli atılımlar içindeyiz.
Geniş gövde ve uzun menzilli uçaklarımı teslim almaya başladık. Geniş gövdeli uçak filomuzu  önümüzdeki yıl içerisinde iki katına çıkaracağız. Şu anda 20 olan geniş gövdeli uçak filomuz, Airbus 330 ve Boeing 777 uçaklarının katılımıyla 2011 Eylül ayında 40 uçağa ulaşacak. Ayrıca filomuza yeni katılacak Boeing 737-900 uçaklarıyla Afrika’da daha çok noktaya, daha iyi maliyet avantajıyla ulaşacağız.
Sponsorluğunu yaptığımız Barselona ve Manchester United futbol kulüpleri bize önemli bir prestij kazandırdı. Önümüzdeki günlerde tüm dünyada Manchester United’lı futbolcuların oynadığı reklamlarımız dönmeye başlayacak. Ve tüm dünya yeniden Türk hava Yolları’nı   konuşacak.
Türk Hava Yolları sunduğu ürün ve hizmet kalitesiyle artık dünyada uçakla seyahat edenlerin tercih ettiği bir şirket haline geldi. Bunu rakamlara yansıdığını görüyoruz. Bu yılki 31 milyon yolcu hedefimize ulaşacağız.
Ama asıl önemlisi 2011 yılı. 2011 bizim için çok farklı bir yıl olacak. Çalışmalarımızı bu yönde yapıyoruz. Şu anda ulaştığımız network büyüklüğü açısından dünya sıralamasında 8.  havayolu şirketiyiz. Önümüzdeki yıl açacağımız hatlarla bu sıralamada daha önlere geleceğiz. Washington, Dakka, Vietnam, Atlanta, Şiraz, Basra, Valencia, Manila, Oran, Erbil, Toulouse, Guanzou, Novorsbirsk ilk etapta sefere başlayacağımız yeni hatlar arasında.
Türk Hava Yolları’nı daha geniş bir kapsama alanıyla kendisini tercih eden yolcularının beklentilerinin üzerinde sunacağı ürünle herkesi şaşırtacağız. Yeni uçaklarımız  filo yaşımızı gençleştirecek. Yeni business, comfort ve ekonomi sınıfındaki koltuklarımızla sunacağımız konforda oldukça iddialıyız. Uzun uçuşlarda başlattığımız ve şu anda New York, Johannesburg-Capetown, Bangkok, Narita, Osaka ve Şikago hatlarında uygulanan uçan şef büyük ilgi görüyor. Avrupalı yolculara hava taşımacılığının nasıl olması gerektiğini göstermek istiyoruz.
Yeni uçaklarımızın katılımıyla 2011 yazından itibaren Amerika kıtası ve Uzak Doğu’daki sefer sayımızı ikiye katlayacağız. Diğer noktalarda da yüzde 20 büyüyeceğiz. Böylece bağlantı avantajımızı daha da iyileştireceğiz ve daha çok tercih edilir hale geleceğiz.
2011 yılında 5 yıldızlı havayolu olmak istiyoruz. Önümüzdeki yıl iki havayolunun 5 yıldıza ulaşacağı ve bunlardan birinin de THY olacağı konuşuluyor. İnşallah Türkiye’nin markası THY, 5 yıldıza ulaşarak kalite yolunda dünya markası olacak. THY olarak son yıllarda elde ettiğimiz başarılarla zirveye tırmandık. Artık bir kademe daha yukarıdayız ve farklı zirveye ulaşmak için çalışmaya devam ediyoruz. Yeni zirvelere de ulaşıp dünyanın ilk 10 havayolu şirketi arasına girmeyi hedefliyoruz.
Bu duygularla hepinizi saygı ile selamlıyorum.
 9-13 Ekim 2010 tarihleri arasında, Türk Hava Yolları’nın ev sahipliğinde yaklaşık 400 delegenin katılımı ile Polat Renaissance Oteli’nde yapılacak.
1948 Yılında kurulan ve halihazırda yüzden fazla havayolu şirketinin biraraya gelmesiyle oluşan IATP,  dünya çapında yaklaşık 650 istasyonda havayollarının parça kaynağını hat istasyonlarında paylaşarak  doğabilecek riskleri bölüşmek suretiyle faaliyet gösteren bir oluşumdur.
IATP organizasyonunun yıllar boyunca bir parça sağlayıcısı (PROVIDER) ve  kullanıcısı (PARTICIPANT) olarak Türk Hava Yolları; stok tutulmayan istasyonlarda uçaklarının ihtiyacı olabilecek parçaları ekonomik bir şekilde kullanma imkânına sahip olmasının yanısıra, kendi stoklarında bulunan istasyonlarda ise sahibi bulunduğu parçalara ihtiyaç duyabilecek diğer operatörlere kullanım fırsatı sağlıyor. Böylece gerek ticari bir avantaj sağlanmakta, gerekse diğer operatörlerle işbirliği yapma şansına sahip olunmakta.’
1948 Yılında kurulan ve halihazırda yüzden fazla havayolu şirketinin biraraya gelmesiyle oluşan IATP,  dünya çapında yaklaşık 650 istasyonda havayollarının parça kaynağını hat istasyonlarında paylaşarak  doğabilecek riskleri bölüşmek suretiyle faaliyet gösteren bir oluşumdur.
IATP organizasyonunun yıllar boyunca bir parça sağlayıcısı (PROVIDER) ve  kullanıcısı (PARTICIPANT) olarak Türk Hava Yolları; stok tutulmayan istasyonlarda uçaklarının ihtiyacı olabilecek parçaları ekonomik bir şekilde kullanma imkânına sahip olmasının yanısıra, kendi stoklarında bulunan istasyonlarda ise sahibi bulunduğu parçalara ihtiyaç duyabilecek diğer operatörlere kullanım fırsatı sağlıyor. Böylece gerek ticari bir avantaj sağlanmakta, gerekse diğer operatörlerle işbirliği yapma şansına sahip olunmakta.
İstanbul Polat Renaissance Otel’de gerçekleştirilen ve 9 Ekim’de başlayan konferans 13 Ekim’e kadar devam edecek.

Keyvan