Atatürk kendi filmini kendi yazmış!
“Atatürk filmi yapılsın ama kim oynasın” diye 20 yıldır tartışıyoruz.. Bir çok
tarihi filmde bir şekilde Ata’ya değinildi. TRT, Kurtuluş ve Cumhuriyet
filmlerini çekti. Ama tam anlamıyla Atatürk’ü anlatan bir film yapılmadı.. Haluk
Bilginer mi, Leanorda Di Caprio mu, Rutkay Aziz mi yoksa Uğur Dündar mı oynasın
diye tartışmaya devam ettiğimiz Atatürk filmi sonunda gerçek oluyor..
Oyuncu halen belli olmasada film bu kez ciddi! Çünkü yazarı Atatürk’ün
kendisi..
Atatürk 1937’de ilk sinemacılarımızdan Münir Hayri Egeli ile
birlikte bir senaryo yazmış ve bunun çekilmesi emrini vermişti. Ancak ölümünden
sonra bunu hiç kimse vasiyet haline getirmedi.
Herşey Atatürk’ün Milli
Kütüphane’de saklanan ve el yazısıyla yazdığı bir vasiyet notunda
gizli:
“Münir Hayri, filmi çevirme işiyle bizzat meşgul olacaktır.
Hemen Almanya’ya gidecek, senaryomuzu işleyecektir. Hasan Rıza gereken
masrafları benden karşılayacaktır / İmza: K (Kemal)”
71 YILDIR
BEKLEYEN DOSYA
Atatürk’ün yazdığı senaryoyu gündeme getiren kişi ise
araştırmacı yazar İlknur G. Kalıpçı olmuş: “26 yıldır Atatürk’ün bilinmeyen
yönlerini araştırıyorum. Tiyatroda, arkeoloji alanında, sporda birçok ilginç
bilgi buldum. Sinemaya gelince durdum; ‘burada da yoktur artık’ dedim. Ama
inanılmaz bir sinema çalışması yaptığını keşfettim.. Böyle bir senaryonun
varlığını Münir Hayri Egeli’nin 1994 yılında elime geçen 1954 basımı
‘Atatürk’ten Bilinmeyen Hatıralar’ adlı kitabında öğrendim..”
İLK
İPUÇLARI 1954’TEN
Atatürk’ün bir senaryo yazdığının ilk ipuçlarına
1954 tarihli bir kitaptan ulaşıldı. Münir Hayri Egeli’nin o yıl yayınlanan
“Atatürk’ten Bilinmeyen Hatıralar” kitabında şu satırlar yer
alıyordu:
“…Atatürk, kendi hayatına ait bir film yaptırmaya karar
vermiş ve bana esaslarını dikte ettikten sonra iki defa tashih etmişti. ‘Ben Bir
İnkılap Çocuğuyum’ adını taşıyan bu senaryonun ilk müsveddesini okuduktan sonra
‘Başka neler koymalıyız?’ diye sordu.
Biraz çekinerek, ‘Bir filmde kadın
ve aşk unsuru da aranır. Ama bilmem nasıl emrederdiniz?’ dedim. Atatürk derhal
anladı. ‘Benim de başımdan aşk hikayeleri geçti’ dedi ve dört hikaye
nakletti…”
”BEN BİR İNKİLAP ÇOCUĞUYUM”
Atatürk 1937
yılında ülkenin ilk sinemacılarından Münir Hayri Egeli ile “kendisini anlatan”
137 sayfalık bir film senaryosu yazmış.. “Ben, Bir İnkılap Çocuğuyum” adlı
senaryoda, Mustafa Kemal, 4 ayrı gönül ilişkisi de yer vermiş. Ancak Atatürk’ün
hastalığının büyümesi ve daha sonra vefatı ile film projesi de rafa kalkmış.
Orjinali “Milli Kütüphane”de bulunan senaryo Türkiye Sivil Toplum
Kuruluşları Konfederasyonu’nun öncülüğünde başlatılan bir proje ile hayata
geçiyor. İlknur G. Kalıpçı’nın dışında Ata’nın manevi kızı Ülkü Adatepe ile
Prof. Ercan Çitlioğlu da projeye destek verenler arasında..

YÖNETMEN:
BİRAY DALKIRAN
“Atatürk” filmi projesini, “Sarı Zeybek” kısa
belgeselini çeken ekip hazırlayacak. Projenin yapımcılığı ve yönetmenliğini
Biray Dalkıran üstlenecek. Film için 10 kişilik bir “bilim kurulu”
oluşturuluyor.
Biray Dalkıran projeye ilişkin şöyle
konuşmuş:
“Filmde; Ata’nın sanata bakışı, duyguları, savaş sahnelerindeki
hisleri yer alacak. Önümüzde uzun ve zor bir süreç var. Ata’nın 137 sayfalım
senaryosuna bağlı kalmak zorundayız. Bir vasiyeti gerçekleştirmek için elimizden
geleni yapacağız. Atatürk’ün kötü bir senaryo yazmasına imkan yok çünkü; mucize
bir adamdan bahsediyoruz. O dönemi çekeceğimiz için senaryoyu günümüzün diline
çevirme çabası da olmayacak.”
Filmin 8-10 milyon dolara mal olması
bekleniyor. Film projesine taş koyanlar olur mu, film ne zaman çekilir
bilemiyoruz. Ama çekilmesi halinde çok izleneceği kesin..

