Bakan Yıldırım’dan açıklama…

Hitit

Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, 2004-2006 yılları arasında 1,2 milyar dolar yatırımla 4 havaalanında yap-işlet-devret modeli ile terminallerin yapımını gerçekleştirdiklerini vurgulayarak, ”4 havaalanında yaptığımız terminallerle Türk sivil havacılık sektörüne sağladığımız ilave kapasite 30 milyon yolcudur” dedi.

Türkiye’de bu gelişmenin daha çarpıcı olduğuna işaret eden Yıldırım, asırlar boyu tarihi İpek Yolunun geçiş güzergahında olan Türkiye’nin, batıdan doğuya yük hareketinin yıllık ortalama 600 milyar dolara ulaştığı bir lojistik ülke konumunda olduğunu kaydetti.2003 yılında aldıkları kararla sivil havacılık sektörünün serbestleştirildiğini hatırlatan Bakan Yıldırım, şunları kaydetti: ”Bu serbestleşme öncesi sadece Türk Hava Yolları yurt içinde tarifeli seferler yaparken, serbestleşme sonrası özel şirketler de tarifeli seferler yapmaya başladı. Serbestleşme öncesi sadece 2 havaalanından 25 noktaya düzenli seferler yapılırken, serbestleşme ile birlikte 7 havaalanından 39 noktaya düzenli seferler yapılır hale geldi. İç hatlarda 14, dış hatlarda 28 yeni uçuş noktası ilave edilmek suretiyle dış hat uçuş noktası sayısı 106’ya çıktı.2002 yılı sonunda 13 şirket ticari anlamda faaliyet gösterirken sayı 20’nin üzerine ulaştı. Uçak filosu da 150’den 260’lara vardı. Bu sayı önümüzdeki aylarda daha da artacak.”Binali Yıldırım, koltuk arzının da yüzde 75 artışla 43 bin adete ulaştığını vurguladı.Havacılık sektöründeki çalışan kalifiye personel sayısının 20 bine çıktığını söyleyen Yıldırım, sivil havacılık sektörünün hızlı büyümesine paralel olarak idarenin de yeniden yapılandırıldığını dile getirdi.Yıldırım, ”2003 yılında iç hatlarımızda 8,5 milyon insanı hava yolu ile seyahat ettirirken 2006 da bu sayı 30 milyona ulaştı” diye konuştu.Bütün bu çalışmaları yaparken uçuş güvenliği ve havaalanlarının emniyetinden vazgeçmediklerini ifade eden Yıldırım, havaalanlarındaki denetimlerde Türkiye’nin Avrupa’daki ilk 5 ülke arasında sayıldığını kaydetti.”Türk mucizesi” diye adlandırdıkları, havaalanlarının alt yapılarının iyileştirilmesi çalışmaları hakkında da bilgi veren Yıldırım, konuşmasını söyle sürdürdü: ”2004-2006 yılları arasında 1,2 milyar dolar yatırımı ihtiva eden 4 havaalanında yap-işlet-devret modeli ile terminallerin yapımını gerçekleştirdik. 4 havaalanında yaptığımız terminallerle Türk sivil havacılık sektörüne sağladığımız ilave kapasite 30 milyon yolcudur. Kurulu kapasitenin 45 milyon olduğunu düşünürsek, 50 yılda geldiğimiz 45 milyona son 2 yılda 30 milyon yolcu kapasite ilave ettik.İzmir Adnan Menderes, Ankara Esenboğa, Antalya ve Dalaman iç ve dış hat terminalleri bu modelle, kamu-özel sektör işbirliği ile yapılmış projelerdir.Bu konsept yenidir. Biz, risklerin dengeli paylaşımını esas alarak böyle bir modeli Türkiye’de uygulanabilir hale getirdik. Bu model o kadar başarılı oldu ki bölgede küresel anlamda da ‘Türk modeli’ diye konuşulmaya başlandı.”Başta bölge ülkeleri olmak üzere küresel anlamda sektörün dikkatini çekmeyi başardıklarını ve Türkiye modelinin başka ülkelerde uygulanmasının da önünü açtıklarını ifade eden Yıldırım, ”Türkiye, yap-işlet-devret modeli ile havaalanı yapımında diğer ülkelerle tecrübesini paylaşan, know-how sağlayan bir ülke haline geldi” diye konuştu.Yıldırım, başta TAV olmak üzere diğer işletmecilerin bölge ülkelerindeki havaalanı yenilenmesi, işletilmesi ihalelerine katılmaya başladıklarını anlattı.Kamu-özel sektör işbirliğini havaalanları ile sınırlı tutmayacaklarını belirten Yıldırım, ”Deniz limanlarında, marinalarda, otoyollarda aynı modeli uygulamaya başladık. Devam eden ve yeni planladığımız projeler var. Uluslararası yatırımcıların bu projelere ilgisini çekmek istiyorum. Elimizde daha bir çok projeler var. Bizi yakından takip etmeye devam edin…” diye konuştu.Kongrede bir sunum yapan TAV Havalimanları Holding İcra Kurulu Başkanı ve Üst Yöneticisi (CEO) Dr. Sani Şener de, havacılık sektörünün özellikle Orta Doğu, Doğu Avrupa, Asya ve Uzak Doğu’da gelişme potansiyeli bulunduğunu belirterek, Türkiye’de üç büyük kentin havalimanlarını işlettiklerini, Gürcistan ve Tunus’ta da toplam dört havalimanı operasyonu yürüttüklerini vurguladı.Havalimanı işletmeciliğinde sektörün özelleştirme politikalarının hız kazanacağını kaydeden Şener, ”TAV Havalimanları olarak Türkiye ve bölgedeki havacılığın gelişmesi için katkı sağlamaya devam edeceğiz” dedi.

 

Keyvan