Bu Kule, her kula nasip olmaz. Çıkıp yaşamak lazım.
#Gökyüzühaberci “Kasım Dergi”
Faik Kaptan
Bu Kule, her kula nasip olmaz. Çıkıp yaşamak lazım.
Gazetecilikte ki Havalimanı Muhabirlik yaşantım neredeyse yarım asra yaklaşır.
Bu yaşam merkezlerinde ki uçuş kulelerini vücudumuzdaki Şah Damarına benzetirim. Şah damarı beynimizi besleyen ana damardır.
Kulelerin havacılıktaki adı ATC’dir. Yani Hava Trafik Kontrol Kulesi. Bizler kısaca Kule deriz.
İşte dün İstanbul Havalimanı Kulesi’nde İGA (İstanbul Grand Airport) yani İstanbul Havalimanı işletici firması tarafından bir yenilik hakkında tanıtım toplantısı vardı.
Ne de olsa kanımızda hala Havalimanı Muhabirliği alyuvarları dolaşıyordu. Bir de gerçekten yeni kuleyi çok merak ediyordum. Yeşilköy ve Atatürk Havalimanlarında ki kulelerde çok yaşanmışlığım ve anılarım vardı. Buraya ilk kez çıktım. Gerçekten değdi…

ŞAH DAMARI SUNUMU…
İGA Kurumsalda ki yetkili arkadaşları bizleri Basın Odasından alıp kuleye götürdüler. Bindiğimiz otobüs aprondan değil dışarıdan 20 dakikalık bir yolculuktan sonra kuleye ulaştırdı. Daha önceki kulelere yürüme mesafesinde aprondan ulaşırdık.
Gerçekten çok geniş bir alanda hizmet veren bir meydan. Hiç sıkıntı olmaz ilerde ilave olarak bunun gibi birkaç terminal daha yapılabilir.
Kuleye ulaştıktan sonra ana kapıdan içeri girerken başımı yukarı kaldırdığımda fotoğrafını gördüğünüz heybeti çektim. İçerde bir sunum yapıldı.
Sunum özetle benim anlayışıma göre; Şah Damarının tıkanmaması için hangi dijital yenilikleri oksijeni bol temiz kanla beynin en uç noktalarına aktarma çalışmasıydı.
Uzman yetkilinin anlatımına göre ise özetle şöyle deniliyordu:
“Artan uçuş trafiğiyle; en yüksek güvenlik seviyesini koruyarak aynı zamanda mevcut pist ve taksi yolları kapasitesini maksimize etmeyi amaçlayan İGA İstanbul Havalimanı, dünyada bu seviyedeki (Level 3) ilk uygulama olan Gelişmiş Yer Hareketleri Rehberlik ve Kontroll Sistemi (A-SMGCS) teknolojisinin ‘Yönlendirme Seviyesini’ hayata geçirdik.”
İGA İstanbul Havalimanı Planlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı ve Eurocontrol PRC Üyesi İsmail Hakkı Polat’ın sunumunu yaptığı A-SMGCS lansmanına DHMİ Genel Müdür Yardımcısı Dr. Cengiz Paşaoğlu, Avrupa Komisyonu DG Move Genel Müdürü Henrik Hololei, SESAR JU İcra Direktörü Andreas Boschen, Eurocontrol DG Danışmanı Haydar Yalçın, AHEN ve SAAB şirketlerinin de üst düzey yetkilileri katıldı.
Polat, sistemin havalimanı işletmecilerine daha güvenli, havayolu taşımacılığı şirketlerine daha verimli bir operasyon sağlarken, yolculara da kısa taksi süreleriyle daha hızlı ulaşım imkânı sunduğuna dikkat çekti.
Ayrıca çevresel katkılar için de, uçakların optimum taksi yollarının kullanılmasının sağlanması, uçak yer hareketlerinin daha güvenli ve verimli olması ile birlikte karbon salınımının azalmasının da kaçınılmaz olduğu vurgulandı.
MÜTHİŞ BALKON KEYFİ…
Kültürümüz de, zerafetin, inceliğin ve masumiyetin simgesi olan Lale, bu kule için ilham kaynağı oldu. Üst katları hava, alt katları yer trafiğini yönetiyor. Uluslararası Mimarlık ödüllerinin sahibi de oldu.
Yüksekliği 30 metresi toprak altında olmak üzere toplam 120 metre. Bizler 15 katta, yani 85 metrede ki Şah Damarının kanı pompaladığı merkeze çıktık. Burada yapılan açıklamadan sonra 360 derece manzaralı balkondan müthiş manzarayı seyrettik.
Kuzeyde masmavi Karadeniz. doğuda terminal, yan tarafında pistler. Durmadan inip kalkan uçaklar. Hele Karadeniz’e doğru kalkan uçakların seyri, ayrı bir keyif.
Karadeniz’e doğru kalkan bir uçağın fotoğrafını çekerken bir anda arka planda batan akşam güneşinin silüetini ortaya çıkardığı Yavuz Sultan Selim Köprüsünü gördüm. Uzun süre odaklandım. 200’lük teleobjektifimle fazla detay alamıyordum. Daha temiz bir havada, daha kuvvetli objektifle bu güzel manzara çekilebilir. Fotoğrafa biraz büyüterek bakarsanız daha iyi görebilirsiniz. Yani bu kulenin manzarasında Yavuz Sultan Selim Köprüsü de var. İGA yetkililerinin dikkatine.
Yazımı, inşaatı 42 ay gibi rekor bir sürede biten ve 29 EKİM 2018’de hizmete giren İstanbul Havalimanı’nın o günden bu yana başarıyla yöneten ekibin başındaki İcra Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü H. Kadri Samsunlu’nun, “ Hayaldi, Gerçek Oldu” adıyla çıkan kitapta ki şu sözleriyle bitirmek istiyorum:
“ İstanbul için bir hayalden yola çıktık. Bu güzel, medeniyetlere ev sahipliği yapmış kadim şehri, dünya havacılık tarihinde çok özel bir konuma taşıyacak bir havalimanını gerçekleştirdik.”
Bu bir ‘Kıvanç Duygusu’
Evet dostlar, böyle güzel bir gün geçirdim.
Son not, ben bu tür yazılarda fotoğrafımı koymayı pek sevmem ancak, burada dayanamadım.

