Daha yeşil bir gelecek için
Terminal 5 ya da yaygın olarak kullanılan ismi ile ‘T5’, çok büyük bir proje. 27 Mart 2008 Perşembe günü açılması planlanan ve 4.3 milyar sterline mal olan T5, Heathrow’un yıllık yolcu kapasitesini 65 milyondan, 90 milyona çıkaracak.
T5 ayrıca, British Airways’e, çevresel değerlerini ortaya koymak üzere ideal bir imkân da veriyor. Dünyadaki birçok havayolu, hâlihazırda, çevresel konular için sadece görüşme aşamasında iken, British Airways, iklim değişikliği konusunu doğrudan ele alan tek havayolu. Karbon ticaret programına katılan tek havayolu olan British Airways ayrıca, yolcularının gönüllü olarak karbon bertaraf programına katılmasını da teşvik ediyor ve kendisine, 2025 itibarı ile yakıt verimliliğinde, %25 oranında bir iyileştirme elde edilmesi de dâhil olmak üzere yeni enerji verimlilik hedefleri belirlemiş durumda.
T5 geliştirme ekibinin başındaki Jonathon Counsell, kısa süre önce, yeni terminalin oluşturulması ve gelecekteki operasyonlarına yönelik çevresel odaklı çalışmaların seviyesinden bahseden bir konuşma yaptı: “Terminal 5 havayolunun, birçok alanda çalışma yöntemlerini değiştirme fırsatı olmuştur ve açılışı müteakip, çevre performansımızı önemli ölçüde arttırabileceğiz.”
T5, çevre konularında şimdiden yeni standartlar belirlemektedir- daha açılmadan! 2005 itibarı ile, 20.000’in üzerinde elemanı ile, Avrupa’daki en büyük inşaat projesi idi, ancak aynı zamanda, en çevreci şantiyelerden de biriydi. Jonathon Counsell sözlerini şu şekilde sürdürüyor: “T5’teki inşaat atıklarının yaklaşık %85’i geri dönüşümlüdür ve biz de, çalışmalarımız esnasında atıklarımızı yönetmek ve ayrıca, su yönetimi gibi diğer alanlarda iyileştirme çalışmaları yapmak üzere yenilikçi yöntemler geliştirmeye devam ediyoruz.” Gerçekten de, British Airways, 2010 itibarı ile, atıklarının %50’sini geri dönüşüme tabi tutacağını ve çöp dolgu sahalarına hiçbir atık göndermeyeceğini açıklamıştır. Bu, belki de, cesur bir açıklamadır, ancak, havayolunun, atık yönetimine verdiği önceliği teyid etmektedir.
T5 British Airways için, çalışma verimini arttırmanın yanısıra, enerji ve su kullanımını iyileştirmek açısından da büyük bir fırsat olacaktır. Yeni terminalin ısıtması, yaklaşık %85 oranında, mevcut havalimanı ile enerji istasyonunun atık ısısından, suyu da, toplanan yağmur suları ve arazi sularından gelecek ve böylece, genel su tedariki üzerindeki talep, %70’e varan bir oranda azaltılmış olacaktır.
T5’in yapımında, British Airways mümkün olan her durumda, sürdürülemez veya zararlı maddeleri kullanmaktan kaçınmanın önemli olduğunu düşünmekte ve bu nedenle, bu konuda katı prensiplere göre hareket etmektedir. Örneğin, T5’teki yeni tesislerde kullanılan tüm keresteler, sürdürülebilir kaynaklardan gelmektedir.
British Airways’in çevresel mesajını güçlendirmek üzere, diğer birçok mesaj da iletilmektedir. Jonathon: “T5’in tüm unsurlarında, çevre üzerindeki etkiyi azaltmak üzere neler yapabileceğimizi dikkate aldık.” demektedir. Dolayıyla, örneğin sahada, peyzajının bir parçası olarak 20.000 civarında çalı ve ağaç olarak ve T5’i kullanan uçaklardaki Yardımcı Güç Üniteleri (APU) için uygulanan daha katı açılma ve kapanma saatleri karbon emisyonlarını azaltmanın yanısıra, hava kalitesini de iyileştirecektir. (APU’lar, uçağın kuyruğunda yer alan ve kabine elektrik enerjisi ile klimalandırma temin eden küçük motorlardır). Bu uygulama ayrıca, saha çevresindeki gürültüyü de azaltacaktır.
Benzer şekilde, 25 milyon sterlinlik yeni bir araç filosu, T5’i çevre dostu kılarken, aynı zamanda gürültü seviyelerini daha da azaltacaktır. Yeni araçlar, en son egzoz emisyon standartlarına uygun olacak, 38 yeni otobüs ise, gelecekte uygulamaya girecek olan Euro 5 emisyon standardına uygun olacaktır. Jonathon, “Eski araçlarımızı geri çekerek ve bunların yerine modern bir filo getirerek, hem emisyonları azaltacağız, hem de, yolcu deneyimini ve personel çalışma şartlarını iyileştireceğiz.” demektedir.
T5 içinde ve civarında ulaşım, planlama uzmanlarınca ciddi olarak dikkate alınmıştır.
Hâlihazırda, British Airways’ personeli, havalimanında muhtelif konumlarda çalışmaktadır. Ancak, yeni terminalin açılması ile, personelin büyük çoğunluğu, T5’te veya BA’in Harmondsworth’teki uluslararası merkezi olan Waterside’da görev alacaktır. Alt Yapı Politikalarından Sorumlu Genel Müdür Paul Ellis, bu açılışın, personelin seyahat etme yönteminin gözden geçirilmesine yönelik olarak da fırsatlar sunduğunu ifade ediyor: “20.000 civarında mürettebat ve terminal çalışanı, doğrudan T5’te görev alacak ve biz de, gerçekleşecek karayolu trafiği ve buna bağlı emisyonları azaltmak arzusundayız. Terminalin iyi bir toplu taşıma merkezi entegre olarak mevcut olacak ve böylece yolcular ve personel, havalimanına geldikleri zaman, otomobillerini evde bırakabilecekler.” Otoparkların konumlarının dikkate alınması sureti ile ve Waterside’la T5 arasındaki yeni hızlı otobüs servisi ile, personelin seyahat mesafesi de asgariye inecektir.
Ayrıca, T5’e yönelik tüm yolculukların %40’ının toplu taşıma ile gerçekleştirilebilmesine yönelik bir hedef belirlenmiştir ve bunun gerçekleştirilmesini sağlamak üzere önlemler de alınmıştır. T5’e gelip gidebilmek üzere, The Heathrow Express ve Piccadilly hatları, doğrudan terminale kadar çalışacak olup, BAA da, T5’i, güneybatı tren şebekesine bağlamak amacı ile AirTrack demiryolu bağlantısını inşa etmek üzere onay almak için 5 milyon sterlinin üzerinde harcama gerçekleştirmektedir. T5 yöneticileri de, Transport for London ve diğer otobüs firmaları ile, T5’e yönelik yeni hızlı otobüs servisleri konması için görüşme aşamasındadır; öte yandan resmi otobüs firmaları da, yeni terminale doğrudan hizmet verecektir.
Terminal 5, uzun yıllardan bu yana, Britanya’daki en büyük ve önemli inşaat projelerinden biridir ve uzun yıllar boyunca Heathrow’a gelen, Heathrow’dan giden ve Heathrow üzerinden geçen milyonlarca yolcuyu doğrudan etkileyecektir; bu nedenle, havayolu, en uygun çevre önlemlerinin, başlangıçtan itibaren alınmasını temin etmek üzere gayret göstermektedir.

