Güvenlik güçlerimizin arkasındayız
O bakımdan bütün güvenlik güçlerimizin hepsinin arkasındayız” sözleriyle değerlendirdi.
Gül, Finlandiya ve ardından Estonya’ya yapacağı resmi ziyaret öncesi Esenboğa Havalimanı’nda açıklamalarda bulundu. Açıklamaların ardından gazetecilerin sorularını cevaplandıran Gül, bir gazetecinin, ‘Terörle mücadele süresinde, yetki gibi bazı tartışmalar yaşanıyor. Yaşanan bu süreci nasıl değerlendiriyorsunuz?’ sorusu üzerine, Türkiye’nin terörle mücadeledeki kararlılığın güçlü bir şekilde devam edeceğini belirterek, “Şüphesiz ki, açık toplumlarda herşey tartışılır. Ancak düşmanı sevindirmenin de
hiçbir alemi yoktur. O bakımdan bütün güvenlik güçlerimizin hepsinin arkasındayız. Onlara güvenimiz tamdır” dedi. Terörle mücadelenin dinamik bir süreç olduğunu ve bu süreçte yeni gözlemler ve tespitler olabileceğine işaret eden Gül, “Bu süreçte yeni konseptlerde geliştirilebilir ve bunlar da kararlılıkla, hiçbir şeyden çekinmeden uygulanır. Silahla karşımıza çıkana silahla karşılık vereceksiniz ama demokrasiye olan inancımızı da hiçbir zaman kaybetmeyeceğiz. Çünkü demokrasi, daima teröristleri izole
eder, terörle mücadelenin önemli bir aşamasıdır. O açıdan tecrübeler, gözlemler neyi gerektiriyorsa bunlar ilgili kurumlar tarafından değerlendirilir. Gerekli tedbirler alınır” diye konuştu.
“TERÖR ÖRGÜTÜNÜN EYLEMLERİ KARŞILIKSIZ KALMAYACAKTIR”
Irak Cumhurbaşkanı Celal Talabani’nin resmi daveti ve Aktütün Karakolu’na gerçekleştirilen terör saldırısının ardından Talabani ile yaptığı görüşme hatırlatılarak, ‘Bu süreçte iki ülke arasındaki ilişkilerde herhangi bir değişme bekleniyor mu?’ sorusu üzerine Gül, şunları kaydetti:
“Saldırının ardından Sayın Talabani, başkanlık divanı olarak beni aradı ve olayı kınadı. Bu saldırının hem Türklere hem Kürtlere hem de dini değerlere aykırı olduğunu açıkça söyledi. İki ülke arasında güçlü bir işbirliği var. Talabani, üçlü mekanizmanın toplanması gerektiğini de söyledi. Ben de kendilerine bu işin Irak’tan kaynaklandığını, Irak’ın kontrol edilemeyen toprakları var… Irak hükümetinden beklentilerimizi açıkça söyledim. Bu çerçevede Irak’la olan ilişkilerimiz çok önemli. Coğrafi şartları
hepimiz biliyoruz. Terör örgütünün lider komutanlarının o dağlarda saklandığını herkes biliyor. Onun için operasyonlar yapıyoruz. Uçaklarımız en zor şartlar altında hedefleri vuruyorlar. Şunu bir kez daha ifade etmek istiyorum ki, terörle mücadelenin uzun soluklu olduğunu herkes biliyor ama terör örgütünün üst üste çok büyük darbeler aldığı bir dönem içerisindeyiz. Bu süreç içerisinde kendisinin ayakta olduğunu göstermek için yaptığı bir hamledir bu. Bunlar kesinlikle karşılıksız kalmayacaktır. Türkiye
bütün kurumları ile sonuna kadar millet olarak, hep beraber bu mücadeleyi sürdürecektir. Bu süreç dinamik bir süreçtir gözden geçirilecek unsurlar olabilir.”
ŞEHİT CENAZESİNDEKİ TEPKİ HALKI TEPKİSİ DEĞİL
‘Sizin de Eskişehir’de katıldığınız şehit cenazelerinde halkın tepkisi var. Bu tepkileri nasıl değerlendiriyorsunuz?’ sorusuna ise Gül, “Eskişehir’de siz de vardınız. Oradaki tepki, halkın tepkisi değil. Oraya örgütlü olarak gelmiş insanların cami içerisinde şehide bile saygı duyulmayacak şekilde yaptıkları iştir. Halkın ise onlara karşı tepkisi vardı. Şehidimizi bile kaldırırken, bunlar ancak düşmanı sevindirici manzaralardır. Türkiye açık bir toplumdur ama orada, örgütlü olarak bazı insanların
yönlendirilmesiyle yapılan cami avlusunda şehide ve şehit ailesine karşılık bir saygısızlıktır” diye cevapladı.
Gül, son terör saldırısında ağır silahların kullanılması nedeniyle bölgedeki Kürt yönetimine bir mesajının olup olmadığının sorulması üzerine, Dışişleri Bakanlığı’nın ve hükümetin gerekli girişimleri yaptığını söyledi.
“IRAK İLE İLİŞKİLERİMİZİ ZEHİRLEMEK İSTEYEN GÜÇLER VAR”
Irak ile ilişkilerin geliştiği bir dönemde böyle bir saldırının gerçekleştiğine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Gül, iki ülke arasındaki tarihten gelen tarihsel dostluğu ve işbirliğini zehirlemek isteyen güçler olduğunu belirtti. Bu yüzden terör örgütünün hem Kürtler hem Türkler için bir bela olduğunu vurgulayan Gül, “Herkesin terör örgütüne karşı samimi bir işbirliği içinde olması gerekir” ifadesini kullandı.
Talabani’nin resmi davetine ilişkin bir takvimin belli olmadığını ancak günü geldiğinde Irak’ı ziyaret edeceğini belirten Gül, “Konuşacak çok konu var. Bu konuları konuşmak lazım” dedi.
SİYASİ PARTİ LİDERLERİNİ KABUL
‘Türkiye’ye dönüşünüzde diğer siyasi parti liderleri ile biraraya geleceksiniz. Kendilerine terörle mücadelede ne gibi mesajlar vereceksiniz?’ sorusu üzerine Gül, terörle mücadelenin herkesin görevi olduğunu yineleyerek, böyle bir konuda siyasi partiler arasında bir ayrımın söz konusu olmayacağını kaydetti. Herkesin farklı açıdan bakabileceğini ve farklı görüşlerin olabileceğini bildiren Gül, “Ancak bütün herkesin arzusu, Türkiye’nin terörle mücadelesine güçlü bir şekilde destek vermektir. Bu kapsamda
siyasi partilerin böyle düşündüğünü ve davrandığını görüyorum” diye konuştu.
ABD İLE İSTİHBARAT PAYLAŞIMI
Gül, bir soru üzerine, ABD ile terörle mücadele konusunda bir mutabakat olduğunu ve anında istihbarat paylaşımının devam ettiğini söyled’la olan ilişkilerimiz çoi. ‘Son saldırı da anlık istihbarat paylaşımının devreye girmediği yönünde haberler var. Bu konuda bir eksiklik görüyor musunuz?’ sorusu üzerine Gül, bu konunun detaylı olduğunu ve Genelkurmay Başkanlığı’nın konuya ilişkin gazetecilerin sorularını cevapladığını hatırlattı. Gül, “Açık toplumda herşey konuşulur, olur ama unutmayın ki, bütün bu
mücadelenin psikolojik harp tarafı da vardır. O bakımından düşmana fırsat verecek ve sevindirecek hal içerisinde de hiç kimsenin asla olmaması gerekir” diye konuştu.
MUAMMER TAN

