Hz. İsa’nın gerildiği çarmıh Çemberlitaş’ta mı?

Hitit

İstanbul’un simgelerinden biri olan Çemberlitaş’ta
yapılan restorasyon çalışmaları, yıllardır saklı kalan bilgileri de gün ışığına
çıkardı. Pek çok tarihi kaynakta, İmparator Konstantin’in annesi Helena
tarafından Kudüs’ten getirilen çok sayıda kutsal emanetin ve Hz. İsa’nın çarmıha
gerildiği haçın Çemberlitaş’ın altında yer alan odaya koydurduğu belirtiliyordu.
Konuyla ilgili oluşturulan uzman bir heyet tarafından yapılan arkeolojik
tetkikler ve radyo dalgaları sonucunda elde edilen grafikler sayesinde,
çemberlitaş altında bulunan odaların resmi çizildi.

5 nolu Anıtlar Yüksek Kurulu Başkan Yardımcısı, ‘İstanbul’un İlkleri ve
Enleri’ adlı kitabın yazarı İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Öğretim Üyesi
Doç. Dr. Faruk Göncüoğlu, ‘Hristiyanlığa ait kutsal bazı eşyalar’ın
Çemberlitaş’ın altında olduğuna inandığını söyledi. Kutsal Kase’nin bir efsane
olduğunu, ancak bu isim altında Hristiyanlığa ait kutsal sayılan bazı
emanetlerin kastedildiğini belirten Göncüoğlu, “Hz. İsa’ya ait bazı eşyaların ve
çarmıha gerildiği haçın Çemberlitaş’ın altında olduğu, sadece Osmanlı
kaynaklarında değil, daha eskiye ait Roma ve Bizans kaynaklarında da var.
Çemberlitaş, aslında bu özelliğiyle Hıristiyanlar için Vatikan’dan daha kutsal
bir yapı. Çünkü Vatikan sadece Katolik mezhebinin saydığı bir yer ancak
Çemberlitaş tüm Hıristiyanların peygamber kabul ettiği Hz. İsa’nın kutsal
emanetlerinin saklı olduğu yer” dedi.

BOŞUNA DİKİLMEDİ

Çemberlitaş’ın altındaki odalarla ilgili pek çok efsane dinlediğini belirten
Eminönü Belediye Başkanı Nevzat Er, bu tür büyük anıtların altında mutlaka
kutsal bazı figürler saklandığını ifade etti. Nevzat Er, “İstanbullular çok
fazla bilmese de, burası Hıristiyanlar için Kutsal Emanetlerin bulunduğu bir
ziyaret yeri. Çemberlitaş’ın tepesindeki Apollon heykelinin fırtınada yok
olmasından sonra buraya haç yerleştirilmesi de anıtın dini yönden hayli önemli
kabul edildiğini gösteriyor. Bu tür büyük anıtların altında mutlaka kutsal bazı
figürler saklandığına tarihte çok tanık olunmuştur. Büyük bir ihtimalle
Çekmberlitaş’ın altında da Kudüs’ten getirilen Hırıstiyanlığa ait emanetler
bulunuyor. Bu müthiş bir abide. Osmanlı tarihçisi Hezarfen Hüseyin Çelebi’nin
yazdığı ve diğer tarihi kaynaklarda 17. asırda Hz. İsa’ya ait bazı şeylerin
buraya getirildiğine dair önemli bilgiler var” dedi. Çemberlitaş’ın altında bazı
kesimlere açılan sarnıçların bulunduğunu kaydeden Er, “1. Dünya Savaşı’ndan
sonra hazine avcılarının, buranın altına girmek için tünel kazdıklarını
biliyorum. Neyi aradıklarını bilemem, ama önemli bir şeyin peşinde oldukları
kesin. Osmanlı da her yerden özel kabul edip buranın önemini kavramış, sahip
çıkmış ve korumuştur” diye konuştu.

VATİKAN: KUTSAL KASE PALAVRA

Vatikan İstanbul Temsilcisi Georges Marovitch de konuyla ilgili daha önce
verdiği demeçte: “Roma’da ve Kudüs’te de Kutsal Haç Kilisesi vardır ve bu haçın
bazı parçaları da burada sergilenir. Haç’ın parçalarının İstanbul’a getirilip,
Çemberlitaş’ın altına gömüldüğüne de inanırız. Ancak biz Kutsal Kase’ye
inanmıyoruz. Bize göre Kutsal Kase palavradır” şeklinde konuşmuştu.

GİZLİ TÜNEL KAZDILAR

1919’da İstanbul’un işgal yılları sırasında, Çemberlitaş’ın altına girmek
için yakındaki bir kahvehaneden yapılan kaçak kazı girişimi, Müslüman halkın
müdahalesi ile önlendi. 1929’da Danimarkalı Teosof (Dini Hatıralar Araştırıcısı)
C. Vett, İstanbul tarihi üzerine çalışan E. Mamboury’nin yardımıyla benzer bir
girişimde bulundu. Bu çaba da Müslüman halkın infiali sonunda durdu.

Kudüs’ten oğlu için getirdi

Bazı kaynaklara göre Haçlılar’ın İstanbul’u kuşatma sebeplerinden biri de
Çemberlitaş altında yer alan Kutsal emanetlerdir. Osmanlı tarihçisi Hezarfen
Hüseyin Çelebi, 17. Asır’da yazdığı ‘Tarih-i Devlet-i Rumiye’ adlı eserinde
konuyu şöyle anlatıyor: ” Validesi, Helena nam hatun Kudüs-i Şerif ziyaretine
varıp Kamame nam kiliseyi bina eyledikte, Hristiyanların itikadınca Yahudilerin
Hazreti İsa’yı üzerine gerdikleri salibi (haçı) ve eline ayağına vurdukları
mıhları (çivileri) ve bazı mucizelere ait eserleri Yahudilerden alup, oğlu
Konstantin’e hediye getürdü. Ol dahi, tazim ile alup hazinesinde sakladı. Sonra
zaman ile hatırına geldi ki, bizden sonra gelen melikler, caiz ki, bu mübarek
eserlerin kadrini bilmeyüp saygıda kusur ideler, ya da saklamayup yabana atalar.
Büyük günah ola. Emreyledi ki: Yerin altında taştan ve metin bir hücre bina
edüp, ol hücrenin içine mezkur eserleri koyup saklayalar. Sonra üzerine halen
mevcut olan kırmızı amudu alamet için koydu” Bizans tarihçisi A.A. Vasiliev ise
‘Bizans İmparatorluğu Tarihi’ adlı eserinde Konstantin’in annesi Helena’nın
Filistin’e gittiğini ve orada Hz. İsa’nın gerildiği haçın parçalarını ve haç
çivilerini alıp getirdiği yazmıştı.

Konstantin şerefine dikildi

M.S. 330’da Başkentin Roma’dan İstanbul’a nakledilen Çemberlitaş, şehrin
ikinci tepesindeki büyük oval meydanın ortasına, Konstantin’in şerefine
dikilmişti. Form Konstantin diye bilinen meydan sütunlu galerilerle çevriliydi.
Çemberlitaş dönem dönem gördüğü zararlar yüzünden orijinalinden daha kısa olarak
günümüze gelebilmiştir. İlk dikildiğinde üstünde Büyük Konstantin’in heykeli
bulunurdu. Daha sonra doğal afetlerde zarar gören sütunu dönemin İmparatoru
Manuel Kommennos onardı. Sütunun porfir blokları zamanla ve yangınlardan
çatladığı için demir çemberlerle çevrilmiştir.

Keyvan