Kahya kendine polis süsü veriyor

Hitit

İstanbul’un kar yağışına yenik düştüğü bir haftayı geride bırakırken yetkililerin her zamanki gibi önlem almakta yetersiz kalmasını birlikte yaşadık. Türkiye’de yetkilerin sadece masada oturmaktan öteye gitmediğini köşe yazılarımda defalarca dile getirmiş ve sizlerden destek mesajları almıştım. Yine yetkililerin gözlerinin önünde cereyan eden ama hiç ses çıkarmadıkları bir konuyu sizlerle paylaşmaya çalışacağım. Atatürk Havalimanı dış hatlar geliş katının hemen önünde bulunan taksicilerin yarattığı kargaşayı anlatacağım. Atatürk Havalimanı’nda görev yapan hemen hemen her personelin şahit olduğu bu kargaşalardan bir kaç tanesine de ben şahit oldum, bana bu konuyla ilgili çokça da şikayet geldi. Hadise şudur, havalimanında hizmet veren taksiler uzun zamandır kısa mesafe yolcularını gidecekleri yere götürmüyorlar. İtiraz edip zorla araçlarına binen yolcuları da araçlarına bindiklerine bineceklerine pişman ediyorlar. Ne mi yapıyorlar, bin bir surat afra tafra kinayeli kinayeli konuşmalar, bu yaşananlarla ilgili şahidim tabi ki var işkembeden atmıyorum. Yakın gitmeme durumunu artık Atatürk Havalimanı’nı kullanan işadamları ve işkadınları bildiklerinden bu taksileri kullanmıyorlar. Atatürk Havalimanı taksi durağına ait taksilerin yerine dışarıdan müşteri bırakıp boş dönen taksileri kullanmayı tercih eden yerli yolculara da fütursuzca müdahale etmekten de geri kalmıyorlar. Havalimanı taksicileri bu müdahalelerinde bazen terbiye boyutunu da aşıyorlar. İş terbiye boyutunda kalmayıp daha ileri gidilirken yaşananlar göze hiçte hoş gelmiyor. Daha geçenlerde yaşadığım bir hadiseyi şaşkınlıkla izledim ve gözlerime inanamadım, bir yolcu yakınını almak için Beşiktaş civarından geldiği kapının üzerindeki durak tabelasından anlaşılan bir taksiyle Atatürk Havalimanına bir beyefendi geldi. Yirmi adımlık mesafeden yolcusunu alıp geleceğini belirttiği taksi şoförüne beklemesini söyledi. O sırada Atatürk Havalimanı taksi durağına ait olduğunu sonradan öğrendiğim elinde telsiz ve kendisine polis süsü vermiş biri önce Beşiktaş civarından gelen taksiciye bulunduğu yerde beklememesini söyledi. Taksici, kendisine polis süsü vermiş kahyaya yirmi adım ilerdeki müşterisini parmağının ucuyla gösterip beklemesi gerektiğini söyledi. Elinde telsizini sallayarak dışarıdan gelen taksicinin üzerine saldıran kahya çevredekilerin şaşkın bakışları altında sanki bir polismiş gibi istediğini de söylemekten çekinmiyordu. Beşiktaş civarından geldiği anlaşılan taksicinin kendisine çıkışan kişinin polis olduğunu tahmin ettiğinden konuyu alttan alması da ilgimi çekti. Ve finale gelirsek, şaşıracağınız ve gözlerinize inanamayacağınız başka bir şey daha sizi şoka sokabilir. Tüm bu yaşananlar nerede oluyor biliyor musunuz, tam da o bölgede görev yapan trafik polislerinin gözleri önünde, herkesin önünde cereyan eden bu olayı polisler aynı benim gibi seyrettiler. Polislerin olayı seyretmeleri elinde telsizle polislik taslayan kahyayı ne kadar cesaretlendirdiyse diğer taksiciyi de o kadar sindirdi. Başta söylediğim gibi yetkiler sadece masada oturmaktan öteye gitmiyor, Atatürk Havalimanı’nın her noktasını kameralarla izleyen yetkililer böyle hadiselere nasıl sessiz kalıyorlar bilemiyorum. Yetkiler masada oturanlarda haksız mıyım.


Keyvan