Karadeniz artık ziftdeniz

Hitit

aradeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Sürmene Deniz Bilimleri Fakültesi
Balıkçılık Teknolojisi Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr.
Coşkun Erüz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Rusya’ya ait
Volganef-139 adlı petrol tankerinin, Azak Denizi’nin Karadeniz’e
bağlandığı noktada sert dalgalar nedeniyle ikiye ayrılması sonucu 2 bin
ton yakıtın denize yayıldığını hatırlattı.

Erüz, tankerden
denize dökülen maddenin ham petrol değil de fueloil ya da mazot olduğu
konusunda çeşitli iddiaların ortaya atıldığını, ancak tankerden denize
yayılan maddenin fueloil olduğunun kesinleştiğini belirterek, “Ham
petrol, ağırlığı olan bir madde olduğu için dibe çöker, mazot ya da
fueloil ise işlenmiş oldukları için daha hafiftirler. Fueloil’in suya
karışarak dağılması ve daha geniş alana yayılması söz konusudur” dedi.

Denize
dökülen maddenin 25 mil alana yayıldığının tahmin edildiğini ifade eden
Erüz, maddenin bir kısmının dalganın etkisiyle kıyıya dağılmış durumda
olduğunu söyledi.

“TAHMİNEN 70-80 BİN KUŞ ÖLECEK”

Coşkun Erüz, Sibirya’dan güneye doğru göç eden ve balıklardan
beslenen göçmen kuşların deniz yüzeyindeki yakıta buluşarak büyük zarar
gördüklerini belirtti.

Erüz, maddeden etkilenen 30 bin göçmen
kuşun öldüğüne, 30 bininin ise etkilendiğine dikkati çekerek, “bu
rakamlar bilinenler. Tabii ki henüz bilinmeyenler de var. Tahminlere
göre toplam 70-80 bin göçmen, denize yayılan yakıtın çeşitli etkileri
nedeniyle ölecek. Göçmen kuşların ölümü, madde ilk devresini
tamamladığı, etkisini artık yavaş yavaş kaybettiği için eskisi kadar
fazla olmayacaktır” diye konuştu.

“MİLYONLARCA TON ORGANİZMA ETKİLENMİŞTİR”

Denize yayılan maddenin denizde yaşayan milyonlarca ton organizmayı etkilediğini vurgulayan Erüz, şöyle devam etti:
“Madde,
deniz suyunda ve dibinde yaşayan organizmalarda büyük ve kalıcı etki
yapar. Bu organizmalar balıkların beslenmesini sağlamaktadır. Madde,
balığın beslendiği organizmalardan başlayarak, balıkla beslenen kuşa
kadar giden besin zincirinde büyük etki yapacaktır. Bu madde kuşlarda
olduğu gibi balıklarda da zehirlenmeye yol açıyor. Balıklarda aktif
zehirlenme, tahriş ve buna bağlı rahatsızlıklara yol açacaktır.
Yüzeydeki balıkların solungacına bulaşınca balıkların
oksijensizliklerden ölme riski ortaya çıkıyor.”

KAZA HAMSİYİ ETKİLEYECEK Mİ?

Kazanın etkisiyle denize dökülen yakıtın hamsiye büyük darbe vuracağı söylentileri olduğunu anımsatan Erüz, şunları kaydetti:

“’Bunu
tam olarak bilmek mümkün değildir. Böyle bir şeyi söyleyebilmek için
hamsinin o bölgede olup olmadığını ya da ne kadarının orada olduğunu
bilmek gerekir. Bu da saha araştırmalarına bağlıdır. Hamsi kaza
öncesinden o bölgeden göç etmişse şu an için problem olmaz, fakat kaza
olduğu zaman ya da sonrasında göç etmişse kirlenmiş olan sudan mutlaka
beslenmiştir. Bu da sorunlara yol açacaktır. Tahminlere göre balık şu
anda bizim bölgemizde, Karadeniz’in güneyindedir.”

Coşkun Erüz,
kazanın hamsiyi etkilememiş olsa bile o bölgede yoğun olarak bulunan ve
göç etmeyen mezgit, barbun ve kalkan balığını çok ciddi oranda
etkilediğini söylemenin mümkün olduğunu belirtti.

KİRLİLİK TÜRKİYE’YE ULAŞIR MI?

Erüz, kirliliğin sürekli hareket etmekte olduğunu ifade ederek,
“denize dökülen madde, Kerç Boğazı ve Kırım’ın güneyinden batıya doğru
hareket halindedir. Belli bir süre sonra yavaş yavaş azalmak suretiyle
batıya doğru dağılmazsa, Ukrayna’ya, ya da güneye doğru dönerek Sinop’a
hareket edecektir” dedi.

Kazanın olduğu alan ile Türk karasuları
arasında 400 mil mesafe olduğunu belirten Erüz, “bu az bir mesafe
değil. Şayet yakıt batıya doğru değil de güneye doğru dağılırsa bölgede
fırtına olduğu için bir kısmını bizim bölgemize getirebilir, ancak bu
düşük bir ihtimaldir. Fakat yetkililer yine de yaşanabileceklere karşı
gerekli önlemleri almalıdır” diye konuştu.

Keyvan