Saldırının ayrıntıları

Hitit

Karşılıklı doğrulanmasına rağmen,
içeriği hala gizem barındıran İsrail uçaklarının 6 Eylül’de Suriye sınırları
içindeki hava saldırısında, uçakların Suriye’nin Türkiye sınırı yakınlarındaki
bir radar istasyonunu da vurdukları belirtildi.

ABD’de yayımlanan Aviation Week
& Space Technology adlı savunma dergisinin 26 Kasım’da yayımlanacak
sayısında tamamı verilecek haberin alıntısı, İsrail’de tüm medya kuruluşlarının
sitelerine yansıdı. Uçakların, daha önce Kuzey Kore ile işbirliği içinde inşa
edilen bir nükleer reaktörü vurduğu çeşitli kaynaklarca belirtilmiş, ancak ne
İsrail, ne Suriye bunu doğrulamıştı.

Haberde, İsrail savaş uçaklarının
asıl hedefinin, Deyr az-Zawr’da nükleer reaktör olduğundan şüphelenilen bir
tesis olduğu, ancak bu saldırının, Türkiye sınırına yakın Tel el-Ebuad
bölgesindeki Suriye radar tesisinin önceden vurulmasıyla mümkün hale geldiği
bildirildi.

Amerikalı istihbarat uzmanları,
radar istasyonunun İsrail savaş uçaklarının, Suriye hava sahasından giriş
çıkışının izlenmesine meydan verilmemesi için, elektronik saldırılar ve hassas
bombalar aracılığıyla vurulduğunu belirtti. Saldırı süresince, Suriye’nin tüm
hava savunma radar sisteminin işlevsiz kaldığı da kaydedildi.

Habere göre ABD, İsrail’i
saldırıyı gerçekleştirirken Suriye hava savunmasıyla ilgili bilgilerle takviye
etti. Hava operasyonuna herhangi bir katılımı olmamakla birlikte, ABD’nin
saldırı sırasında Suriye’den gelen elektronik yayılmaları izlediği kaydedildi.
Amerikalı bir elektronik savaş uzmanı, “Muhtemel saldırı hedefleriyle ilgili
konsültasyonlardan başka, ABD’nin hava operasyonuna etkin bir katılımın
olmadığını” söyledi.

Dergiye konuşan İsrail Savunma
Bakanlığı Müsteşarı Pinhas Buhris ise “Saldırı ve savunma amaçlı elektronik
savaşın, en ilgi çekici yeni alanlardan biri olduğunu” söylemekle yetindi.
Müsteşar, “Tek söyleyebileceğim, elektronik savaş teknolojisini büyük bir
dikkatle takip ettiğimiz. 5 yıl öncesine kadar bu konuda şüphelerim vardı, ama
başardık. Şimdi her şey değişti” dedi.

Hava saldırısını ilk açıklayan
taraf Suriye olmakla birlikte, Kuzey Kore’nin yardımıyla yapılan bir nükleer
reaktörün vurularak, tahrip edildiği iddialarını tümüyle yalanlamıştı. Kuzey
Kore de Suriye ile herhangi bir nükleer işbirliği bulunmadığını bildirmişti.

İsrail ise saldırıyı doğrulamaktan
öte herhangi bir açıklama yapmadı ve bu konu ile ilgili sessiz kalmayı sürdürdü.

İSRAİLLİ PROFESÖR: “NÜKLEER
REAKTÖR DEĞİL”

Tel Aviv Üniversitesi
profesörlerinden Uzi Even ise kanıtların, Suriye’de vurulan bölgenin gerçekte
nükleer bir reaktör olmadığını, ancak nükleer bombaların montajının yapıldığı
bir tesis olduğunu iddia etti.

1968 yılına kadar, İsrail’in
nükleer santralı Dimona’da çalışan, kimyacı ve aynı zamanda eski bir Meretz
milletvekili olan Uzi Even, bu konudaki yorumlarını, geçtiğimiz günlerde vurulan
tesisle ilgili olarak çeşitli internet sitelerinde ve medyada yayımlanan uydu
fotoğraflarına dayandırdı.

En azından 4 yıl önce inşaatın
başladığı kanıtlarla ortaya konulan tesisle ilgili görüntülerin, tesiste
radyoaktif gazlar için gerekli olan bacanın bulunmadığını gösterdiği
belirtilirken, Kuzey Kore’deki Yongbyon reaktöründeki bacanın görüntülerinde
bacanın açıkça görünür olduğu ifade ediliyor.

Even, “Farzedelim ki, inşaat
2003’ten de önce başladı. Tüm bu yıllarda, 5 yıl veya daha fazla sürede bir
bacanın hala inşa edilmemiş olması çok garip” dedi.

Keyvan