TEMA: Nehirler özelleştirilemez
Türkiye Erozyonla Mücadele Ağaçlandırma ve Doğal Varlıkları Koruma Vakfı’ndan
(TEMA) yapılan yazılı açıklamada, Türk Dil Kurumu’na göre özelleştirmenin
“Devlete ait taşınır, taşınmaz malların teklif alma ya da ihale yoluyla satışını
yapma” anlamına geldiği ve Anayasa’nın 168’inci maddesinde “Tabii servetler ve
kaynaklar devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Bunların aranması ve
işletilmesi hakkı devlete aittir” ifadesinin yer aldığı anımsatılarak, “Açıkça
görülmektedir ki nehirlerin özelleştirilmesi Anayasa’ya aykırıdır ve
gerçekleştirilmesi mümkün değildir” denildi.
TEMA Vakfı’nın kuraklıkla mücadele için, suların devletin gözetim ve yönetimi
altında olduğu yönünde Anayasa’ya bir hüküm konulmasını ve acilen “Su Çerçeve
Yasası” çıkartılmasını talep ettiği belirtilen açıklamada, “Su varlığımız,
havzalar arasında ‘mavi tünel’ gibi projelerle taşınmamalı, doğal bütünlük
bozulmamalı, su yerinde değerlendirilmelidir. Tarım arazileri gelişmiş, su
tasarrufu yapan sulama yöntemleri ile sulanmalı, drenaj suları doğal arıtımla
yeniden kazanılmalıdır” denildi.
Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
“Su kullanım planlamasının doğal varlıkların su ihtiyacını da gözetmesi şarttır.
Suyun sanayide kullanımında kapalı su devre sistemleri geliştirilmeli. Buna
rağmen çıkacak atık sular da arıtımla geri kazanılmalıdır. Kentlerde su
kullanımında bütün tasarruf önlemleri alınmalı, şebeke su kayıpları
engellenmeli, kentsel atık suların tamamı arıtılarak tarımsal su kullanımına
geri dönüştürülmelidir.”
Açıklamada, yaşamın temel maddesi olan suya
herkesin ulaşma hakkı olduğu dile getirilerek, “Su ekonomik değeri yüksek
olmasına rağmen ticari bir mal olarak görülmemeli, suyun ekolojik sistemin bir
parçası olduğunun bilincinde olunmalıdır” denildi.

