THY 161 bin ton kargo taşımış

Hitit

Birkaç gün evvel Temmuz 2007 enflasyonu yayınlandı ve tüketici fiyatları ile aylık enflasyon yüzde 0.7 ile gerilerken, yıllık enflasyon Temmuz 2007 itibarıyla yüzde 6.9 civarına düştü.

Yani kırk yıl öncesine geri gittik. Ülkemizin enflasyonu iç ve dış ekonomik şartlarda önemli değişiklikler olmadığı takdirde yıl sonunda yüzde 5.5-6.5 aralığına düşmek durumunda. Yani ülke giderek normal bir ekonomi olmak durumunda. Ülkemizde “fırsatçı ücret enflasyonu” ise bugünlerde geri gelmemeli.

Tabii bazı riskler de var. Ülkenin dış ticaret açığı 50 milyar doların, ülkenin cari denge açığı ise 30 milyar doların üstünde. Bu nedenle turizm, ithalat ve ihracat çok önemli. Döviz kurlarının gidişatı şirketlerimizi zorlamakta. Dış dengeyi ancak son dönemde gelmeye başlayan doğrudan yabancı sermaye yatırımı ve bu yıl yüzde yirmi kadar artması beklenen turist sayısı sonucu artan turizm girdileri ile bir miktar dengeye getirebilmekteyiz. Ama iş sadece turist ile de kalmıyor.

Bir örnek vermek gerekirse ülkemizde hava taşımacılığının iç ve dış toplamının nerede ise yüzde 50-60 kadarı THY tarafından taşınmakta. Bu hem insan hem de kargo açısından durumun özeti. Birçok kimse turistlerin büyük bir yüzdesinin havayolu ile geldiğini düşünebilir ve bir grevin ülke turizm gelirine vuracağı darbeyi anlayabilir de, mesela ithalat ve ihracat konusunda havayolu ile kargo taşımacılığının önemi ve kargo taşımacılığının sekteye uğramasının ülkeye vereceği zararın boyutu pek bilinmez.

2006 yılında 85 milyar dolar ihracatın ve 137 milyar dolar olan ve bu yıl daha da artması gereken ihracat ve ithalatın toplamının önemli bir miktarı THY tarafından taşınmış. 2006 yılında THY 161 bin ton kargo taşımış ve 235 milyon dolar gelir elde etmiş. THY ülkemizde hava kargo pazarının yüzde elli kadarını elinde tutmakta. 2007 yılının ilk yedi ayında THY istatistiklerine göre toplam 14 milyar dolarlık ithalat ve ihracat, THY kargo hizmeti ile havayolundan gerçekleşmiş. Bu hava kargo taşımacılığının büyük kısmının üretim girdisi olduğu düşünülürse toplam ithalat veya ihracat konusundaki sadece yedi ayda kabaca 50 milyar dolarlık ithalat ve ihracata katkıyı THY kargo taşımacılığın sağladığı görülebilir. Şirketin önemli bir gelir kaynağı da, kargo hizmetidir denilmek zorundadır. Hava kargo taşımacılığı bir greve kurban gittiği takdirde ülke ekonomisine ve dış ticaretine ve THY şirketine vurulacak darbenin boyutu açıktır.

Ülkemizin havacılık sektörü rekabete açıldığından beri büyüyor. Ancak hem uluslararası rekabet artıyor hem de ulusal. Bu nedenle de uçak bilet fiyatları düşerken, yakıt fiyatlarındaki artışlar, maliyetleri iki misline çıkartmış durumda. Yani havayollarının kârlılık durumu da ciddi şekilde zorlanıyor, kâr marjı düşüyor. Birçok özel hava yolu şirketi son dönemde kapıları kapatma konumuna gelmiş bulunuyor. Birçok uluslararası ve devlet desteği ile yaşayan (örneğin İtalyan veya İsviçre Havayolları gibi) havayolu şirketi müşteriye verdikleri hizmeti nerede ise sıfıra indirmiş durumda, uçakta su ücrete tabi! Bu piyasa zorluklarına rağmen THY hem iç hem de dış hatlarda hizmet servisini ve uçak sayısını artırarak, piyasa payı almak için çarpışmakta, çırpınmakta, kâr üretmeye çalışmakta. Bu ortamda THY’de olası bir grev ülke ekonomisinin geneline ve döviz dengelerine THY’ye büyük bir darbe vurma potansiyelini taşımakta.

THY personel sayısı 2007 yılında, 2002 yılına göre, yüzde 23 artmış bulunuyor. THY çalışanlarına Türkiye ortalamasının çok üstünde ücret ve sosyal yardım sağlayan bir şirket. 16 Mart 2007 tarihinde başlayan THY-Hava İş Sendikası görüşmeleri sürecinde, THY 1 Ocak 2007 tarihinden itibaren yüzde 10 ücret artışı ve Ocak 2008 tarihinden itibaren de 2007 enflasyonu artı yüzde 1 artış teklif etmiş, bu teklifle yapılacak ücret zamları kişiye göre yüzde 10.5 ile yüzde 16 arasında bir yere gelmekte. Türkiye’deki büyük holdinglerde ücret zamları ise yüzde 7 ile yüzde 10 arasında. Uçucu personele de yeni haklar ve şartlar sağlanacakmış.

Sendikanın talebinin ise nerede ise THY’nin bir evvelki yıl kârının tümüne eşdeğer olduğu konuşuluyor, adeta şirketin kârlılığını sendika talepleri silecek gibi. Şartları kabul etmeyen sendika grevi zorlamakta. Ülkede zaten bölücü terör var, dış denge riskleri var, dış âlemde kaos ve döviz kaçış riski var, bir de havayolu grevinin ülkeye yapacağı tahribat, toplum açısından kabul edilemez zararlar yaratacaktır. 1991 yılındaki 38 günlük THY grevinin zararının ancak beş yılda telafi edilebildiği hatırlanırsa, birkaç yıldır kârlılık durumunu düzeltmeyi başaran ve piyasa payını büyüten THY’de, “katı uzlaşmazlık” sergileyen sendikanın, grevi değil, mantığı devreye sokması gerektiğini düşünüyoruz.

Keyvan