#THY CİP salon personeli inanilmaz kibar
Yusuf ZENGİN
#Havaalanı dış hatlar CIP salonunda Baran Süzer’i gördüm. “İftar yemeğime gelmedin” diye sitem etti ama haberim olmadığını söyledim.
“Beni hep yanlış anladınız” dedi direk olarak!
Beni “genel magazin basını” olarak gördü herhalde bayram öncesi..
“Yaptıklarım hep yanlış anlaşıldı. Ben işinde gücünde biriyim. Bak Genel Müdürlerimle yurt dışına gidiyorum. Hem iş yapacağız, hem bayram tatili” dedi gülerek…
Herhalde geçmişte hakkında çıkan aşk haberlerinden bahsediyordu.
Ben de kendisine “İyi bayramlar Baran. Demek ki o zamanlar bayan seçimlerin yanlışmış. Bak şimdi bu tip haberlerin çıkmıyor, sen de akıllanmışsın artık” dedim, sustu.
THY uçağı rotarsız kalktı. Bu yoğunlukta hayret verici birşeydi bu.
Uzun tatil için D&R’dan 3 kitap aldım. Birincisi Oray Eğin’in “İmha Planı / Medya Nasıl Çökertildi” adlı kitabı..
Uçakta heyecanla okudum. Akıcı yazmış Oray Eğin…
Sanki bir yabancı gazeteci gibi yaklaşmış tüm yaşananlara. Tarafsız kalmaya çalışmış.
Bu kitabı yaşananlar unutulmasın, şu son sekiz yılda gazetecilik ne hale düştü görülsün, tarihe belge olsun diye yazmış..
Emin Çölaşan’dan Bekir Çoskun’a, Oktay Ekşi’den Ertuğrul Özkök’e, Hasan Cemal’den Altan ailesine, Uğur Dündar’dan Ali Kırca’ya kadar herkes ve medyada yaşanan her olay var kitapta..
Tabii çok ilginç medya detayları da var.
Kesinlikle tavsiye ederim, heyecanla okuyorum şu anda.
Ama Oray Eğin’e bir tek yerde itirazın var.
Kitabın ilk sayfasında, “Oray Eğin. 1979 yınında İstanbul doğumlu. Gazeteciliğe 32.gün’de başladı. Sırasıyla Radikal, Yeni Binyıl, Vatan, Akşam gazetesinde günlü yazılarını sürdüryor” cümlesinde, gecce.com adını neden yazmadığını anlayamadım!
Oray Eğin ilk yazarlığa gecce.com’da başladı. O zamanlar çok güzel yaşam yazıları yazdı.
Keşke açık sözlü Oray Eğin bunu da giriş yazısına çekinmeden yazsaydı..
Diğer iki kitabı merak ediyorsanız birisi John C Parkin’in yazdığı “S*ktir et”… Diğeri ise Kevin Guifoile’in “Klon” adlı kitabı. Bakalım onlar nasıl birşeymiş göreceğiz…
PARK ŞAMDAN’A YAKIŞTIRAMADIM!
THY CİP salonda gazeteri okuyorum. O da ne? Bir markanın reklamına çıkarak gurmeliğin adını kötüye çıkaran Vedat Milor, Park Şamdan’a gitmiş. Eşiyle birlikte paça çorbası çok severlermiş. Park Şamdan yazın paça çorbası yapmadığı için değerli gurme için Fatih’ten gecce yarısı paça çorbası getirtilmiş!
Vah Park Şamdan’a vah!
Bu dünyanın neresinde görülmüş Ersoy (Çetin) Bey?
Yılların Park Şamdan’ına bu yakıştı mı? Rahmetli Ahmet Çapa olsaydı, evet o çorbayı Fatih’ten getirtirdi ama Vedat Milor’un başından aşağı döker, “sen kimsin be?” derdi.
Paça çorbası bir mekanda yoksa başka bir mekandan getirtmek olur mu?
Paça çorbası getirildi diye göklere çıkaran yazı yazmak olur mu?
Park Şamdan zaten yılların mekanı. Süper bir mekan, dört dörtlük mekan. Ama böyle ucuz paça çorbası numaralarıyla iyi yazıya ihtiyacı yok ki!
Vedat Milor, bu hareketi dünyanın hangi restoranında yapabilir acaba?
Park Şamdan kalitesindeki herhangi bir dünya restoranına gitsin ve o mekanda olmayan birşey istesin bakalım ne olacak?
Bu olayı Park Şamdan ve sahibi Ersoy Çetin’e hiç yakıştıramadım!
KENAN ERÇETİNGOZ’ÜN SEYAHAT NOTLARI (1)
Bugün pazar, yollar bomboş.. Geç kalırım diye erken yola çıktım ama tahminimden bir saat önce havaalanına girdim. Tıklım tıklım.. Giriş kapısında inanılmaz kuyruklar var. Allah’tan TAV kartımız var ve özel kapıdan içeri çok rahat bit şekilde girebiliyorsunuz..
TAV kart için yıllık 1000 TL alınıyor. Sık seyahat edenler için kesinlikle tavsiye ederim. Her türlü imkandan faydalanılıyor.
Business kontuarları rahat ve akıcı. Ekonomi de çok sıra var..
Business yolcu için THY lounge kapısında açılan yeni pasaport noktası çok rahat bir uygulama oldu. Henüz kimse bilmiyor. O yüzden pasaport polisinden rahatça geçiliyor.
Ve pasport polisi o kadar kibar ki anlatamam, “iyi günler efendim, iyi yolculuklar efendim”.. Bunu her yolcuya söylüyor. Şaşırtıcı kibarlik için kendisine teşekkür ettim.
Ama THY yeni CİP salon girişindeki tamirati anlayamadım. Böyle yoğun bir zamanda tamiratın sırası mı? Yerlerde malzemeler dağılmış, isçiler çalışıyor, entresan.. Ne gerek vardı yeni süslemelere ki?
Bugün beğenmediğim tek şey, THY’nin CİP salon kapısındaki dekorasyon çalışması oldu. Zamanı değil!
Neyse ki yeni salona girince herşeyi unutuyorsunuz. Bence dünyada böyle bir salon yok. Muhteşem.. Ne ararsanız var, herşey düşünülmüş.
Atilla Doğudan’ı tekrar tebrik ediyorum. THY CİP salon personeli de inanilmaz kibar. Onlara da teşekkür ediyorum.
Seyahat notlarına aynen devam edeceğiz.. Sizlerde izlenimlerinizi ve eleştirilerinizi benimle paylaşabilirsiniz. Yorumlar bölümüne yazın lütfen..Havaalanı dış hatlar CIP salonunda Baran Süzer’i gördüm. “İftar yemeğime gelmedin” diye sitem etti ama haberim olmadığını söyledim.
“Beni hep yanlış anladınız” dedi direk olarak!
Beni “genel magazin basını” olarak gördü herhalde bayram öncesi..
“Yaptıklarım hep yanlış anlaşıldı. Ben işinde gücünde biriyim. Bak Genel Müdürlerimle yurt dışına gidiyorum. Hem iş yapacağız, hem bayram tatili” dedi gülerek…
Herhalde geçmişte hakkında çıkan aşk haberlerinden bahsediyordu.
Ben de kendisine “İyi bayramlar Baran. Demek ki o zamanlar bayan seçimlerin yanlışmış. Bak şimdi bu tip haberlerin çıkmıyor, sen de akıllanmışsın artık” dedim, sustu.
THY uçağı rotarsız kalktı. Bu yoğunlukta hayret verici birşeydi bu.
Uzun tatil için D&R’dan 3 kitap aldım. Birincisi Oray Eğin’in “İmha Planı / Medya Nasıl Çökertildi” adlı kitabı..
Uçakta heyecanla okudum. Akıcı yazmış Oray Eğin…
Sanki bir yabancı gazeteci gibi yaklaşmış tüm yaşananlara. Tarafsız kalmaya çalışmış.
Bu kitabı yaşananlar unutulmasın, şu son sekiz yılda gazetecilik ne hale düştü görülsün, tarihe belge olsun diye yazmış..
Emin Çölaşan’dan Bekir Çoskun’a, Oktay Ekşi’den Ertuğrul Özkök’e, Hasan Cemal’den Altan ailesine, Uğur Dündar’dan Ali Kırca’ya kadar herkes ve medyada yaşanan her olay var kitapta..
Tabii çok ilginç medya detayları da var.
Kesinlikle tavsiye ederim, heyecanla okuyorum şu anda.
Ama Oray Eğin’e bir tek yerde itirazın var.
Kitabın ilk sayfasında, “Oray Eğin. 1979 yınında İstanbul doğumlu. Gazeteciliğe 32.gün’de başladı. Sırasıyla Radikal, Yeni Binyıl, Vatan, Akşam gazetesinde günlü yazılarını sürdüryor” cümlesinde, gecce.com adını neden yazmadığını anlayamadım!
Oray Eğin ilk yazarlığa gecce.com’da başladı. O zamanlar çok güzel yaşam yazıları yazdı.
Keşke açık sözlü Oray Eğin bunu da giriş yazısına çekinmeden yazsaydı..
Diğer iki kitabı merak ediyorsanız birisi John C Parkin’in yazdığı “S*ktir et”… Diğeri ise Kevin Guifoile’in “Klon” adlı kitabı. Bakalım onlar nasıl birşeymiş göreceğiz…
PARK ŞAMDAN’A YAKIŞTIRAMADIM!
THY CİP salonda gazeteri okuyorum. O da ne? Bir markanın reklamına çıkarak gurmeliğin adını kötüye çıkaran Vedat Milor, Park Şamdan’a gitmiş. Eşiyle birlikte paça çorbası çok severlermiş. Park Şamdan yazın paça çorbası yapmadığı için değerli gurme için Fatih’ten gecce yarısı paça çorbası getirtilmiş!
Vah Park Şamdan’a vah!
Bu dünyanın neresinde görülmüş Ersoy (Çetin) Bey?
Yılların Park Şamdan’ına bu yakıştı mı? Rahmetli Ahmet Çapa olsaydı, evet o çorbayı Fatih’ten getirtirdi ama Vedat Milor’un başından aşağı döker, “sen kimsin be?” derdi.
Paça çorbası bir mekanda yoksa başka bir mekandan getirtmek olur mu?
Paça çorbası getirildi diye göklere çıkaran yazı yazmak olur mu?
Park Şamdan zaten yılların mekanı. Süper bir mekan, dört dörtlük mekan. Ama böyle ucuz paça çorbası numaralarıyla iyi yazıya ihtiyacı yok ki!
Vedat Milor, bu hareketi dünyanın hangi restoranında yapabilir acaba?
Park Şamdan kalitesindeki herhangi bir dünya restoranına gitsin ve o mekanda olmayan birşey istesin bakalım ne olacak?
Bu olayı Park Şamdan ve sahibi Ersoy Çetin’e hiç yakıştıramadım!
KENAN ERÇETİNGOZ’ÜN SEYAHAT NOTLARI (1)
Bugün pazar, yollar bomboş.. Geç kalırım diye erken yola çıktım ama tahminimden bir saat önce havaalanına girdim. Tıklım tıklım.. Giriş kapısında inanılmaz kuyruklar var. Allah’tan TAV kartımız var ve özel kapıdan içeri çok rahat bit şekilde girebiliyorsunuz..
TAV kart için yıllık 1000 TL alınıyor. Sık seyahat edenler için kesinlikle tavsiye ederim. Her türlü imkandan faydalanılıyor.
Business kontuarları rahat ve akıcı. Ekonomi de çok sıra var..
Business yolcu için THY lounge kapısında açılan yeni pasaport noktası çok rahat bir uygulama oldu. Henüz kimse bilmiyor. O yüzden pasaport polisinden rahatça geçiliyor.
Ve pasport polisi o kadar kibar ki anlatamam, “iyi günler efendim, iyi yolculuklar efendim”.. Bunu her yolcuya söylüyor. Şaşırtıcı kibarlik için kendisine teşekkür ettim.
Ama THY yeni CİP salon girişindeki tamirati anlayamadım. Böyle yoğun bir zamanda tamiratın sırası mı? Yerlerde malzemeler dağılmış, isçiler çalışıyor, entresan.. Ne gerek vardı yeni süslemelere ki?
Bugün beğenmediğim tek şey, THY’nin CİP salon kapısındaki dekorasyon çalışması oldu. Zamanı değil!
Neyse ki yeni salona girince herşeyi unutuyorsunuz. Bence dünyada böyle bir salon yok. Muhteşem.. Ne ararsanız var, herşey düşünülmüş.
Atilla Doğudan’ı tekrar tebrik ediyorum. THY CİP salon personeli de inanilmaz kibar. Onlara da teşekkür ediyorum.
Seyahat notlarına aynen devam edeceğiz.. Sizlerde izlenimlerinizi ve eleştirilerinizi benimle paylaşabilirsiniz. Yorumlar bölümüne yazın lütfen..

