THY grevi

Hitit

Küresel sıcaklar, seçimler, susuzluk ve küresel grevler…
Hava – İş
Sendikası son genel kurulunda ‘BİRLİKTE GÜÇLÜYÜZ’ sloganı ile Atilay Ayçin’i
yeniden genel başkan seçti.
Hava – İş, ‘katılımcı olalım, eleştirelim,
önerilerimizi sunalım, tartışalım!’ diyen bir sendika.
O nedenle hiçbir
ülkede görülmeyen dört günlük grev oylaması boyunca tüm baskılara, kuşatmalara,
hukuksuzluklara karşın ‘Evet’ çıkacağını gördüm.
Göremediğim aradaki farkın
bu kadar az olmasıdır.
Alman SPD milletvekili dost, attığı mailde Almanya
demiryolu işçilerinin grev oylamasında yüzde 95 oranında ‘evet’ çıkmasını
müjdeliyor.
Hukuk devletinde olması gereken özgür ortam Türk Hava Yolları
çalışanlarından esirgendi.
Buna karşın THY işçilerini sendikal dayanışma
gösterdikleri için kutluyorum.
En az haftada bir kez uçaklarla yolculuk
edenlerdenim.
Havalanları, uçaklar, hostesler, pilotlar bana hep Türk – İş
üyesi çalışanları ile bütünleşmiş Hava – İş başkanı Atilay Ayçin’i
çağrıştırır.
O, sendikal uğraşı boyunca pantolon değil ayakkabı eskiten işçi
lideridir. Yaşamı sendikası ve işçileridir. Yıllardır rahat bir sendika
başkanlığı yapmadı.
Yaptırmadılar…
1991 grevini yakinen izleyen ve kadın
işçileri şubesinde konuk eden, grev toplantılarına katılan biri olarak
çektiklerine tanığım.
En büyük gücü temsil ettiği işçileri ve birlikte
yürüdüğü çalışma arkadaşlarıdır.
Atilay Ayçin kaç genel müdürle çalıştı
unuttum.
Bildiğim 1991 grevinde genel müdür Cem Kozlu’ydu.
Tüm siyasi
iktidarlar az ya da çok Hava – İş ve de başkan Atilay Ayçin’le
uğraştılar.
Uğraşıyorlar.
Öyle bir uğraşma ki; onu yok etmenin tüm
yollarını arıyorlar.
Kuşatmalar dört bir koldan yapılıyor.
Köşe yazarları
taraf oluyor ve ‘militan sendika’ deme hakkını kendinde görüyorlar.
Görsel ve
yazılı medyada bazı gazeteler ve yazarlar ‘Hava – İş, ‘Grev’ sözcüklerini duyar
duymaz taraf oluyorlar. Hiç unutmam Atilay başkanı, çağırdıkları televizyon
programlarında söyleşi yapanlar adeta işveren sözcüsü gibi davranıyorlar.
Bu
yıllardır böyle sürüyor.
Hep bir ağızdan grevin mali portresi, THY’ye
vereceği zarar tartışılıyor. Hiçbir Allanın kulu da işçinin emeğini
savunmuyor…
Oysa hesaplanan zararın dörtte biridir sendikanın işçileri için
istediği zam. İşçilerin haklarının verilmesi düşünülmüyor.
Tıpkı AB’ye girme
şampiyonluğu yapan işverenlerin işçiler için AB koşullarını görmezden geldikleri
gibi.
Hatta AB isteyen işverenler, mümkünse işçinin sendikasızını, sosyal
haklardan yoksununu seviyorlar. ‘Grev’ sözcüğünden nefret ediyorlar.
Oysa,
grev işçinin emeğini almada güçlü bir silah, yasal bir haktır. Kararın alınması
grevin yapılması anlamına gelmez. 60 günlük süre içinde sendika başkanı
görüşmeler için “Kapımız açık” diyor.
Siyasi iktidar ve THY yönetimi lokavt
duyurması, grev ertelemesi yerine; işçinin temsilcisi sendika yetkilileriyle bir
an önce görüşmelidir.
Ana muhalefet partisi CHP başta olmak üzere TBMM’de
grubu olan partiler, bağımsızlar en kısa sürede Hava – İş yetkilileri ile
görüşüp ses vermeliler…
Tüm emek örgütleri Hava – İş’i yalnız
bırakmamalı!
Kadın örgütleri dayanışma göstermeli!
Sanatçılar Hava – İş
üyelerinin yanında olmalı!
Greve gerek kalmadan her iki taraf bir araya
gelerek; emekçilerin yüzünü güldürecek toplu iş sözleşmesini
bağıtlamalı…

Keyvan