THY, padişahlık oldu!
Tek cümleyle söylersek; işi “demirden kuşları; kazasız-belasız pistlerden kaldırıp, özürsüz- defosuz havada bulutların üstünde kilometrelerce ötelere uçuran ve kırılmadan- bükülmeden- çakılmadan pistlere indiren” bir organizasyon.
Kaç milyon civata!
Kaç bin parça!
Demirden kuşları, “kaldırmak- uçurmak- indirmek” insan hatası ihtimalini sıfıra çivilemeyi gerektiriyor.
Uçak şirketi kurmuşsan.
İbadetin; sıfır hata olmalı.
Niçin İngiliz Havayolları’na, İsviçre Havayolları’na hiç nazar değmiyor, uçakları düşmüyor? Allah, İngiliz’i Türk’ten daha fazla gözetip koruduğu için değil; pilotundan takozcu işçisine kadar bütün organizasyon “sıfır hatayla çalışmayı ibadet yaptığı ve ibadetini hiç bozmadığı” için… Uçak şirketi yönetimini de “padişahlık” tavrından uzaklaştırdıkları için…
THY uçağı neden çakıldı?
Kule mi hatalıydı?
THY’yi yönetenler mi?
Zaman bize gösterecek.
Bu talihsiz kazadan yararlanarak birkaç gün size THY’nin son durumunu yazacağım.
***
THY, denetlenen şirketti.
1933’te kurulmuştu.
Kurulduğu günden beri yani 76 yıldır üç koldan titizlikle denetleniyor, THY’de kıl oynasa, pencere gıcırdasa, kuş uçsa toplumun haberi oluyordu.
Birinci denetim:
Başbakanlığa bağlı Yüksek Denetleme Kurulu’nca (YDK) her yıl yapılıyordu.(3346 sayılı yasa gereği)
İkinci denetim:
Meclis’te halktan aldıkları oy oranında temsil edilen partilerden seçilmiş; hesaptan- kitaptan- yasadan-hukuktan anlayan 35 milletvekili üyesi olan KİT Komisyonu’nca her yıl yapılıyordu. (3346 ve sonradan da 4046 sayılı yasa gereği)
Üçüncü denetim:
Devlet şirketlerinde alım-satımlarda rüşvet dönmesin, ahlaksızlık ve hortumlama olmasın diye bütün ticari girişimler Kamu İhale Kurumu’nun denetiminden geçiriliyordu. (Anayasa’nın 165’inci maddesi gereği)
THY böyle yönetiliyordu.
Uçak alırken…
Uçak kiralarken…
Harcamalar yaparken…
Kadroları şişirken…
Ve en küçük adım bile atarlarken THY’yi yönetelenler, bu üçlü denetimden geçeceklerini ve denetimin de basına açık olduğunu, bir defo yaparlarsa gazetecilerin bunu yazacağını bilirlerdi.
***
AKP iktidarı; Başbakan Tayyip Erdoğan’ın başkanlığında 4 bakan üyeden oluşan “Özelleştirme Yüksek Kurulu” kararı ve iktidarın kadrosundan Özelleşitre İdaresi Başkanı Metin Kilci’nin onayı ile 2006 yılında THY’nin yüzde 50 hissesi Borsa’da özel kişilere satıldı. THY’deki devletin payı yüzde 49.12’ye indi ve halka açılan pay da yüzde 50.88’e çıktı. Özelleştirme İdaresi Başkanı Metin Kilci de Devlet Denetleme Kurulu Başkanı’na bir yazı yazarak; “THY’nin kamu tüzel kişiliğinin sona erdiğini” bildirdi.
Üçlü denetim bitti.
Bırakınız satsınlar.
Bırakınız alsınlar.
Dönemi açıldı.
76 yıllık THY’nin böylece; Başbakan Tayip Erdoğan’ın yakın çalışma arkadaşları ve kadrosu olan; Yönetim Kurulu Başkanı Candan Karlıtekin, Başkan Yardımcısı Hamdi Topçu, (Bu iki sayın yönetici; eski Adil Düzenci yeni Bilderbergci ve Aydın Doğan’ı iktidarı eleştiren yazarları atmaya kışkırtıcı Fehmi Koru’nun her ay düzenlediği fasıl gecelerinin değişmez üyesidirler) ve Genel Müdür Temel Kotil’in oluşturduğu “3 kişilik İcra Komitesi”nin denetimsiz padişahlık yönetimine geçti.
Milyar dolarlık alımlar.
Trilyon liralık satımlar.
Hepsi denetimsiz.
Necati Doğru

